Esas No
E. 2023/5947
Karar No
K. 2024/618
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/5947 E.  ,  2024/618 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SUÇ: Taksirle yaralama

İNCELEME KONUSU

KARAR: İtirazın reddine ilişkin mercii kararı

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/09/2022 tarihli ve 2022/7276 soruşturma, 2022/37477 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/9646 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 94660652-105-01-9962-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/90867 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/90867 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki şartlar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda, şüphelinin sevk ve idaresindeki 01 AJS 837 plakalı aracın seyir halindeyken mağdur çocuğa çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, mağdurun kanuni temsilcisi olan babasının şikayetinin bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” şeklindeki hükme göre, somut olayda müştekinin yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi yapılması gerektiği, zira yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, Ayrıca Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08/03/2021 tarihli ve 2019/10184 esas, 2021/2332 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere velayet hakkı anne ve babaya ait olup, bu hakkın birlikte kullanılabilmesi karşısında, velayet hakkına sahip olan mağdurun annesinin de beyanı tespit edilerek tarafların kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu ile birlikte yukarıda belirtildiği üzere mağdura ait kesin adli raporun da temin edilmesinden sonra şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği hususlarına yer verilmiştir.

2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ''Taksirle yaralama'' başlıklı 89 uncu maddesinin, inceleme konusu beşinci fıkrası; ''(5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.'' Şeklinde düzenlenmiştir.

3.Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/09/2022 tarihli ve 2022/7276 soruşturma, 2022/37477 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/12/2022 tarihli ve 2022/9646 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

4.Şüphelinin sevk ve idaresindeki 01 AJS 837 plakalı aracın seyir halindeyken 2018 doğumlu mağdur çocuğa çarpması sonucu dosya kapsamında mevcut geçici doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; mağdurun kanuni temsilcisi olan babasının şikayetinin bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu, ancak mağdurun yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılmadığı belirlenmiştir.

5.Dosya kapsamına göre; Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde şikayet olmadığından bahisle şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; dosyada mağdurun yaralanmasına ilişkin kesin doktor raporu ve tarafların kusur durumuna ilişkin herhangi bir bilirkişi raporunun bulunmadığı dikkate alınarak, şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi bakımından tarafların kusur oranlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla varsa tanık beyanları da alındıktan sonra bilirkişi raporu alınması, mağdur küçüğün yaralanmasına ilişkin kesin doktor raporu temin edilmesi ve bilinçli taksir hali bulunup bulunmadığı tespit edilerek şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/12/2022 tarihli ve 2022/9646 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.