Esas No
E. 2011/3881
Karar No
K. 2011/21010
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

5. Ceza Dairesi         2011/3881 E.  ,  2011/21010 K.

"İçtihat Metni"

Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ve ...'nin yapılan yargılanmaları sonunda; lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.06.2010 gün ve 2003/41 Esas, 2010/221 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Zimmetin tanık beyanları ve imza incelemesi sonucunda daire dışı araştırmalarla ortaya çıkarıldığının anlaşılması karşısında sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 202/1. maddesi kapsamında kaldığı yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Tüm dosya kapsamına göre Dairemizcede benimsenen YCGK.nun 2010/7-192 Esas, 2011/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 230/1-c maddesine aykırı biçimde sanık ...'in zimmet suçuna ne şekilde iştirak ederek işlediği hususunda deliller ile varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmadan mahkumiyetine karar verilmesi, Suç nedeniyle meydana gelen zararın sanık ... tarafından soruşturma başlamadan giderilmesi karşısında TCK.nun 248/1. maddesinin her iki sanık hakkında da uygulanması gerekirken yanılgılı gerekçe ile sanık ... hakkında fazla ceza tayini, Mahkemece kabul edilen bilirkişi raporuna göre zimmete geçirilen miktarının 571 TL olduğu, bu miktarın suç tarihine göre değerinin azlığı nedeniyle sanıklar hakkında TCK.nun 249. maddesinin uygulanması gerekirken yanılgılı gerekçe ile uygulanmayarak yazılı şekilde hüküm tesisi,

Sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya ... belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, mahkemece sahte tediye fişi düzenledikleri kabul edilen sanıkların eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma gerekçesine, sanık ...'in tutuklu kaldığı süreye göre BİHAKKIN TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü yada tutuklu olmadığı takdirde derhal tahliyesinin temini için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 21.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.