5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2009/8982 E. , 2010/2047 K.
"İçtihat Metni"
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemleri reşit olmayanla cinsel ilişki ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/11/2007 gün ve 2006/180 Esas, 2007/317 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün tetkikinde, 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında; 1987 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşında olan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve aynı Yasanın 7/1. maddesi dikkate alınarak, sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme gelince, 5237 sayılı TCK.nun 104. maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, 5560 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği ve 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.