5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/2707 E. , 2010/2187 K.
"İçtihat Metni"
Zorla kaçırıp alıkoymaya teşebbüs, memuriyet ünvanının gaspı ve basit müessir fiil suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; basit müessir fiil suçundan beraetine, zorla kaçırıp alıkoyma eylemlerinin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ve memuriyet ünvanının gaspı suçundan mahkümiyetine dair, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2005 gün ve 2003/204 Esas, 2003/416 Ek Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemenin 12.12.2003 tarih ve 2003/204 Esas, 2003/416 sayılı Kararında, sanık hakkında basit müessir fiil suçundan kurulan beraet hükmünün de O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından 16.12.2003 tarihinde temyiz edildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.na göre yeniden değerlendirme için 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi gereğince dava dosyasının iade edilmesi üzerine, mahkemece duruşma açılıp basit müessir fiil suçundan sanığın beraetine karar verildiği, YCGK.nun 27.06.2006 gün 2006/172-168 sayılı kararında da belirtildiği üzere ilk hükmün geçerliliğini yitirmiş olduğu ve yeni beraet hükmünün de temyiz edilmediği anlaşıldığından, incelemenin cinsel taciz ve memuriyet ünvanının gaspı suçlarından kurulan mahkümiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5252 sayılı Yasanın 9/3. ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun, şikayete tabi olması itibariyle uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte eylemin aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma işleminin sonuçsuz kalması halinde hükümlerden sonra 19.12.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihli, 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında; koşulların varlığı halinde sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.