Esas No
E. 2021/1014
Karar No
K. 2024/657
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/1014 E.  ,  2024/657 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olması karşısında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Menteşe Çiftçi Malları Koruma Başkanlığının 02.03.2015 tarihli yazısı ile Menteşe ilçesi, Karabağlar Mahallesi, Keyfoturağı Ayvalı arasında ikamet eden çok sayıda kişinin kuruma müracaat ederek, 3/1 numaralı evin köşesinden, Hüseyin Karamanoğlu'na ait taşınmazın kuzeyinden sanık ...'e ait taşınmaza giden yolda su akışı sağlanamadığından tarlalarının sular altında kaldığını ve ulaşım güçlüğü çekildiğini beyan ettiklerinin bildirilmesi üzerine, ... Tabiat Varlıklarını Koruma 2 Nolu Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından hazırlanan 15.04.2015 tarihli raporda, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1992 tarih ve 2783 sayılı kararı ile tescilli kentsel ve 3. derece doğal sit alanında kalan, korunacak kadastral yol ve doğal su kanalına dolgu yapılmak suretiyle fiziki müdahalede bulunulduğunun, dolgu nedeniyle doğal drenajın bozulduğunun, kadastral yolun 219 ada 3, 4 ve 5 parseller ile 220 ada 1, 7 ve 8 parseller arasında kaldığının belirtildiği, 219 ada 3 parsel maliki sanık ... ve 219 ada 4 parsel maliki sanık ...'in kolluk beyanlarında, yol üzerinde bulunan çukurları birlikte doldurduklarını ifade ettikleri, sanık ...'nin duruşmada alınan savunmasında, 1989 yılında satın aldığı tarlada 1995 yılında İzmir Anıtlar Kurulundan onaylı izin ile inşaatı bitirdiğini beyan ettiği, mahkemece yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, kadastral yolun doldurulması sonucu yol kotunun arttırıldığı, 5 numaralı parsel kenarında sınırda dolgu malzemesi ile sedde yapıldığı ve mevcut yolun daraltıldığı, 220 ada 7 numaralı parsel kenarında sınırda yağmur suyu tahliyesi için su kanalı kazısı yapıldığı ve yolun daraldığı, 220 ada 8 numaralı parsel kenarında sınıra doğru yağmur sularının tahliyesi için beton büzün zemine gömülü olduğu, söz konusu eylemlerin, 2863 sayılı Kanun kapsamında izinsiz müdahale olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, doldurulduğu iddia edilen çukurların bulunduğu taşınmazların sanıklara ait olmadığı, sanıklara ait tapu kaydında söz konusu yerin sit alanı olduğuna ilişkin şerhin bulunmadığı, sit alanının ilanına ilişkin kararın sanıklara tebliğ edilmediği, bu nedenle söz konusu çukurların sanıklar tarafından doldurulması halinde bile bu yerin sit alanı olduğunu bildiklerine dair dosyada yeterli delil bulunmadığından sanıkların suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

1.Sanık ...'nin aşamalardaki savunmalarında, diğer sanık ... ile birlikte yoldaki çukurları doldurduklarını ve suça konu yerde 1995 yılında inşaat yapımı için Anıtlar Yüksek Kurulundan izin aldığını beyan etmesi karşısında, sanığın, bölgenin sit alanı olduğunu bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, hatalı değerlendirme ile beraat hükmü tesisi hukuka aykırı,

2.UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'in 30.09.2017 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.