7. Hukuk Dairesi
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2022
NUMARASI : 2021/1235 Esas - 2022/1481 Karar
: 2 -ALLİANZ SİGORTA A.Ş. - ... - ...
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... plakalı çekici ve ... plakalı süt taşıma tankları bulunan dorsenin maliki olduğunu, hem dorse hem de çekici için 26/12/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi ile sözleşme imzalandığını, 13/08/2021 günü çekici ve dorse ile davalı sürücü ...'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın devrildiğini ve tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şoförün kazadan doğan zararların karşılanmasında sorumlu olduğunu, aracın ve dorsenin zarar görmesi neticesinde davacının işlerinin de aksadığını ve maddi zarara uğradığını, kaza sonrası oluşan zararın karşılanması için sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin sürücünün aracı kullanmaya gerekli sürücü belgesine sahip olmadığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, şoför ...'in 25/10/2005 tarihinde ehliyetini aldığını, ehliyetsiz sürücü sayılamayacağını ancak ticari araçlarda 5 yılda bir ehliyetin yenilenesi gerekirken yenilenmemiş olması dolayısı ile sigorta şirketinin hasarı ödemekten kaçınamayacağını, ehliyet yenilemenin yeni bir ehliyet alma ile aynı şartları taşımadığını, davalı sigorta şirketinin ve davalı sürücünün doğan zarardan sorumlu olduğunu, arabuluculuktan da netice alınamadığını, oluşan hasara ilişkin ise Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/32 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını belirterek, çekici ve dorsenin uğradığı hasarın tespit edilmesini ve yasal faizi ile davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, iş bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından HMK hükümlerine aykırı olarak sunulan dava dilekçesindeki açıklamaları kabul etmediklerini, davacı tarafından sunulacak olan yeni delil listesine ilişkin beyan ve itirazda bulunma hakkını saklı tutarak delil olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde gösterilen delillerin taraflarına tebliğ edilmemiş olmakla anılan delillerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, ... Plaka sayılı aracın, müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Allianz Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile kaskolu olduğunu, hasar ihbarının müvekkil şirkete ihbarı üzerine 2021 K 66877 nolu hasar dosyasının açılmış akabinde dosya inceleme için Ada Risk Değerleme ve Sigorta Ekspertiz Hizmetleri'ne sevk edilmiş olduğunu, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu, kazaya ilişkin hazırlanan kesin ekspertiz raporu ve kara araçları sigortası genel şartlarından da anlaşılacağı üzere, sürücünün kaza tarihinde yeterli ehliyete sahip olmaması halinin teminat dışı hallerden olduğunu, davacı sigortalının poliçe tanzim edildiği süreçte ilgili hükme karşı hiçbir itirazının olmadığını, tüm bu nedenlerle; davacı tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1.... plakalı çekicide meydana gelen hasar nedeni ile 50,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 04/08/2021 tarihinden, davalı Allianz Sigorta A.Ş. Yönünden 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan(Davalı Sigorta Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ... plakalı çekiicide meydana gelen değer kaybı nedeni ile 50,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, ... plakalı çekiicide meydana gelen değer kaybı nedeni ile davalı Allianz Sigorta A.Ş.'ye yönelik açılan DAVANIN REDDİNE,
2.... plakalı dorsede meydana gelen değer kaybına yönelik davalılara karşı açılan DAVANIN REDDİNE,
... plakalı dorsede meydana gelen hasar nedeni ile 50,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 04/08/2021 tarihinden, davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan (Davalı Sigorta Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Usuli olarak; Müvekkil, ilgili tebligat hükümlerine uyulmaksızın, usule aykırı bir şekilde aleyhinde ikame edilen davadan bihaber durumdadır. Hal böyle iken; hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi mümkün olmamış; dolayısıyla savunma hakkını güvence atına alan Anayasa'nın 36.maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27.maddesi ihlal edilmiştir. Bu bağlamda ilk derece mahkemesince müvekkile uygun davetiyelerin tebliğ edildiği gözetilmeksizin dosyanın esasına geçilerek hüküm kurulması bozma sebebidir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 17.09.2013 tarihli ve 2013/11123 E., 2013/16599 K.), esas yönünden ise; müvekkil aleyhinde kusur raporu alınmaksızın %100 oranla kusurlu olduğuna karar verilmesi bozmayı gerektirdiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik ve hatalı incelemeler ile kaleme alınmış olup; kabul manasına gelmemek ile birlikte dava konusu ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseye ait hasar ve değer kaybı hesaplamaları da fahiş olduğu, müvekkil kaza tarihinde yeterli sürücü belgesine sahip olup dava konusu çekici ve dorsede bulunan hasardan sorumlu tutulamayacağını" beyan ederek, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı ALLİANZ SİGORTA A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Kazaya ilişkin hazırlanan Kesin Ekspertiz Raporu ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'ndan da anlaşılacağı üzere, sürücünün kaza tarihinde yeterli ehliyete sahip olmaması hali teminat dışı hallerdendir. Sürücü belgesi, süresinin bitimini izleyen tarihten yenileme tarihine kadar geçersiz sayılmaktadır. Zira ehliyet yenileme yalnızca mevzuatta belirlenen sürelerde tekrarlanan usuli bir işlem olmayıp ehliyet sahibinin yenileme tarihinde ilgili ehliyete sahip olmak için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının denetimini içerir bir işlemdir. Sürücünün sahip olduğu C1 C1E sınıfı ehliyetlerin geçerlilik süresi 5 yıl olup 29.03.2021 tarihinden itibaren ehliyetinin geçerlilik süresinin dolduğu aşikardır. Hasar tarihinde sürücünün geçerli ve yeterli bir ehliyeti olmadığından Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ve sair mevzuatlar gereği hasarın teminat dışı olarak değerlendirilmesi gerekirken teminat dahilinde kabul edilerek bu yönde hüküm kurulması hatalıdır" beyanı ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın reddinine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2022 tarih, 2021/1235 Esas - 2022/1481 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin maliki olduğu, davacının mülkiyetinde olan çekici ve dorsenin davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, 13/08/2021 tarihinde çekici ve dorsenin davalı sürücü ...'in kullanımındayken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu aracın devrildiği ve tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası meydana gelen zararın tazmini için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, davalılar tarafından açılan davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 08/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; araçta meydana gelen değer kaybının aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa rayiç bedeli olan 550.000,00-TL'den hasarlı piyasa rayiç değeri olan 517.000,00-TL'nin çıkarılması sonucu elde edilen 33.000,00-TL (Otuz Üç Bin Lira) olarak hesaplanacağının, ancak aracın km'sinin araçta oluşan değer kaybını doğrudan etkileyen bir faktör olduğunu, bir aracın kilometresi ve yaşı aracın kullanılmışlığının gösterdiğinin, aracın km'sinin düşüklüğünün aracın yıpranmamış olmasına, parçalarının ömürlerinin azalmadığına ve daha uzun süre kullanılabileceğini göstermekte olduğunu, aracın km'nin kaza tarihinde 835.515 km olması ise aracın kullanılmışlığının fazla olmasına araçtaki hareketli parçaların ve motorun her an arıza meydana getirebilecek şekilde olduğunun göstergesi olduğunu, ayrıca aracın ticari olarak kullanılmasının da araçta oluşan değer kaybını azaltacak bir etken olduğunu, bu nedenle dava konusu aracın takdir edilen değer kaybının 25.000,00-TL (Yirmi Beş Bin Lira) olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 04/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; araçta meydana gelen değer kaybının aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa rayiç bedeli olan 550.000,00-TL'den hasarlı piyasa rayiç değeri olan 517.000,00-TL'nin çıkarılması sonucu elde edilen 33.000,00-TL (Otuz Üç Bin Lira) olarak hesaplanır. Kök raporda eksper raporunda belirtilen araç değeri 550.000,00-TL olarak alınmış olduğunu, ancak araçların piyasa rayiç km ve ticari olarak kullanılması nedeniyle farklılık göstermekte olduğunu, Eksper tarafından yapılan piyasa araştırmasının benzer nitelik ve özelliklere sahip araçlar olduğu için kök raporda aracın kilometresi ve ticari olarak kullanılmasının değer kaybına etki etmesi yönündeki hesaplamanın sehven hatalı olarak yapılmış olduğunu, bu nedenle ... Plakalı çekicide meydana gelen değer kaybının 33.000,00-Tl (Otuz Üç Bin Lira) olduğu kanaatine varıldığı, Çekiciye bağlı dorselerin genellikle özel amaçlarla kullanılan elamanlar olduğunu, ... Plakalı dorsenin ise sıva taşımacılığının da kullanılmakta olduğunu, meydana gelen hasarların onarılarak giderilmiş olduğunu, bu nedenle herhangi bir değer kaybını meydana gelemediği şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Eldeki davada; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı üzerinde süt taşıma tankları bulunan dorsenin D.650-02 DKY'nu takiben Bilecik-Sakarya istikametinde seyir halindeyken 41-100 km'ye gelindiğinde sürücü ...'in aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sol ön ve yan kısımları ile orta çelik bariyerlere çarptıktan sonra devrilip yolda 225 metre süründükten sonra sağ şeritte yan yatmış şekilde durması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesinde düzenlenen "Sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar" kuralını ihlal ettiği, dolayısıyla sigortalı araç ... plakalı çekici sürücüsü ...'in kazada kusurlu olduğu, diğer avalı sigorta şirketi tarafından poliçede gösterilen taşıtın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerince gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı olduğunun belirtildiği, dosya arasına alınan Adapazarı Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından gönderilen sürücü belgesi kayıt ve belgeleri ile davalı ...'in sürücü belgesi fotokopisinin incelenmesinde davalının CE ve C1E sınıfına ait ehliyetinin olduğu ehliyetin veriliş tarihinin 17.07.2009 yılı olduğu, 20.08.2021 tarihinde belgenin yenilenerek 20.08.2026 tarihine kadar geçerli olduğunun belirtildiği, dosyaya sunulan 08.06.2022 tarihli rapora göre; 12.08.2021 tarihli kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı çekicide sağ kapı, sağ yan duvar, tavan yan sacı, tavan ön sacı, arka dingil, şasi düzeltme işlemlerinin yapıldığı, ... plakalı dorsede ise üzerinde bulunan dört adet bombeli paslanmaz çelik süt taşıma tanklarının bombelerinin kaza sırasında ezilen bölgelerinin düzeltilmiş olduğu, dosya içinde bulunan bilirkişi raporu ve ekspertiz raporunda aracın onarımı için gerekli olan yedek parça ve işçiliklerin meydana gelen kaza ve kaza bölgeleriyle uyum sağladığı, ekspertiz raporunda belirtilen yedek parça fiyatlarının piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu, işçiliklerin makul olduğu tespit edilmiş, ... plakalı çekicideki hasarın giderilmesi için gerekli yedek parça tutarının KDV dahil 129.658,00 TL, işçilik tutarının KDV dahil 20.414,00 TL olduğu, ... plakalı dorsede meydana gelen hasar nedeniyle onarım bedelinin 20.000,00 TL olduğu, araca ait kasko eksper raporunda aracın 835.000 km de ve piyasa rayiç değerinin 550.000 TL olduğu, dava konusu kazalı araçların kaza tarihi itibariyle piyasa ortalama rayiç değerinin 517.000 TL olduğu aradaki farkın 33.000,00 TL olduğu, anılan hesabın hasar tespitine yönelik kısmının yerinde olduğu, dolayısıyla kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı çekicide 150.072,00 TL hasarın, ... plakalı dorsede 20.000,00 TL+%18 KDV dahil 23.600,00 TL hasarın oluştuğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada, yerel mahkemece; davalı ...'in 13.08.2021 tarihinde meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, kasko sigortacısı olan davalı Allianz Sigorta şirketi ile davacı arasında imzalanan 26.12.2020 tarihli Allianz Tüm Oto Sigorta Poliçesi kapsamında davacının aracında ortaya çıkacak zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davacının aracında oluşacak değer kaybının Sigorta Poliçesi teminat kapsamında bulunmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin davacıya ait çekici ve dorsede oluşan hasar bedeli ile sorumlu olduğu, davacıya ait ... plakalı çekicide 150.072,00 TL hasarın, ... plakalı dorsede 23.600,00 TL hasarın oluştuğu, çekici ve dorsede oluşan hasardan davalı ... ve sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kannatiyle, davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekirse, görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Eldeki davanın davacının çalışanı tarafından kullanılan ve davacının mülkiyetinde bulunan aracın kaza yapması neticesinde meydana gelen zararın tazminine yönelik açılan tazminat davası olduğu, dolayısıyla davacı ile çalışanı davalı arasında iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olabileceği böylelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemelerinin görevine dahil olabileceği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden gerekli araştırmaların yapılarak değinilen bu hususlar gereğince davacı ve çalışanı davalı arasındaki uyuşmazlıkta iş mahkemesinin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan;
Dosya arasına alınan Adapazarı Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından gönderilen sürücü belgesi kayıt ve belgeleri ile davalı ...'in sürücü belgesi fotokopisinin incelenmesinde; davalının CE ve C1E sınıfına ait ehliyetinin olduğu, ehliyetin veriliş tarihinin 17.07.2009 yılı olduğu, 20.08.2021 tarihinde belgenin yenilenerek 20.08.2026 tarihine kadar geçerli olduğunun belirtildiği görülmüş, davaya konu edilen tek taraflı trafik kazasının ise 12.08.2021 tarihinde meydana geldiği anlaşıldığından bu durumda kaza tarihinde davalıya ait ehliyetin geçerli olup olmadığının mahkemece tam olarak araştırılmadığı, böylelikle de eksik inceleme ile sonuca varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bu aşamada yapılması gereken iş; kazanın 12.08.2021 tarihinde meydana geldiği gözetildiğinde, davalı ehliyetinin 20.08.2021 tarihinde yenilendiği, yani, kaza sonrası ehliyetin davalı tarafından yenilendiği anlaşıldığından, kaza tarihinde geçerli bir ehliyetin olup olmadığının, ehliyet yenileme yükümünün davalı da bulunup bulunmadığının net bir şekilde araştırmasının yapılması, sonrasında, oluşacak kanaate göre davalı sigortacı hakkında açılan dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Gerekçeli karar başlığında; davacı ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2.SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2022 tarih, 2021/1235 Esas ve 2022/1481 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5.İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6.Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 29/03/2024 ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*