Esas No
E. 2008/13480
Karar No
K. 2012/6079
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

5. Ceza Dairesi         2008/13480 E.  ,  2012/6079 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Kamu görevlisi olan sanık ... yönünden suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, mahkemece sahte tediye fişi düzenlediği kabul edilen sanıkların eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık ...'ın Antakya Belediyesinde memur olarak çalıştığı, Belediye Başkanlığının 19/07/2001 tarih 001/1-565 sayılı kararı ile ASKİ saymanı olarak vekaleten görevlendirildiği, suç tarihlerinde diğer sanık ...'in Belediyeye yaptığı işler karşılığında, harcama belgelerine göre yapılması gereken ödemelerden fazla miktarlı çekler tanzim ederek bilirkişi raporuna göre görevi gereği koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu toplam 7.190,74 TL'yi mal edindiği, sanık ...'un da bu suçun işlenmesine yardım ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 17/06/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanıklar idari tahkikat sırasında, soruşturma başlamasından önce zimmetlerine geçirdikleri ana parayı tamamen iade ettiği halde, cezalarından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmalarına hükmedilmesi, Suç tarihi zimmete konu son eylemin işlendiği 18/10/2004 tarihi iken karar başlığına yanlış yazılması, Sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 61/5. maddesindeki sıralamaya göre aynı Kanunun 247/1, 39, 43 ve 248. maddelerinin bu sıraya göre uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanık ... yönünden hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.