5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2021/14646 E. , 2024/2637 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
14.Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2016/418 Esas, 2019/154 ... Kararı ile; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanığın eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 ... Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
2.Sanık ve müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/1466 Esas, 2019/2435 ... Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince basit zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar ..., ..., ...
ve ... vekilinin Temyiz Sebepleri
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, katılanların parasını sanığın halen zimmetinde tutmaya devam ettiği, sanığın her bir katılan için ayrı ayrı cezalandırılması veya cezasının zincirleme suç hükümleri çerçevesinde artırılması, takdiri indirim sebeplerinin de uygulanmaması gerektiği gözetilmeden beraatine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmesi talebiyle hükmü temyiz etmiştir.
B. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın zimmet suçundan ilk derece mahkemesinden almış olduğu cezanın onanması gerektiği, yargılama aşamasında davadan haberdar edilmemelerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik inceleme neticesi sanığın beraatine dair hükmün bozulmasına hükmolunması gerektiği gerekçeleriyle hükmü temyiz etmiştir. III. GEREKÇE
5271... Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280 inci maddesinde; "(1)Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a)İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, .... Karar verir" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Aynı Kanun'un "Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi" başlıklı 303 üncü maddesinde ise; "(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir:
a)Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse," düzenlemesine yer verilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 ... Kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşması, 7035 ... Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ... sanık ve suça sürüklenen çocukların beraatlerine karar verebileceği" belirtilmiştir.
Yukarıda zikredilen kanun hükümleri ve Ceza Genel Kurulu kararı ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Tebliğnamedeki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk derece mahkemesince sanığın zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmaması gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı ve sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin hüküm fıkrası kısmının hükümden tamamen çıkarılarak yerine sanığın 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine dair ibare eklenmek suretiyle sanık ve müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Hükmün düzeltilmesi sonrasında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının birlikte bir bütün halinde sanığın cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi ve kendi arasında çelişki oluşturması nedenleriyle kararın 5271 ... Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni bir hüküm kurulması sonrasında anılan karara yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası kısmının hükümden çıkartılıp sanığın beraatine dair ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi fakat sanığın mahkûmiyetine dair anlatımı içeren gerekçenin hükümden çıkartılmaması suretiyle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında zimmet suçundan verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/1466 Esas, 2019/2435 ... Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 ... Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.