5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/12024 E. , 2010/4224 K.
"İçtihat Metni"Zorla kaçırıp alıkoymak ve ırza geçmek suçlarından sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; ırza geçmek ve rızaen alıkoymak suçlarından mahkümiyetine dair, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2005 gün ve 2005/302 Esas, 2005/190 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği oluşa uygun olarak kabul edilen reşit olmayan mağdureyi rızaen alıkoymak suçunun yasada öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi 07.07.2002'den incelemenin yapıldığı güne kadar belirtilen sürenin dolduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Irza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Lehe olan hükmün tesbiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinden yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/278 Esas sayılı dosyasında mağdure ... hakkında ... Hastanesi Sağlık Kurulundan 08.10.2003 tarihinde yaş tespitine yönelik rapor alınmış olmasına ve mağdurenin babasının, kızının 1988 doğumlu olduğunu ifade etmiş bulunmasına göre; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/278 Esas sayılı dosyasında yaşın düzeltilip düzeltilmediği araştırılıp, düzeltilmemişse doğum tutanağı getirtilerek resmi bir sağlık kuruluşunda doğmadığının anlaşılması halinde suç niteliğine ve oluşumuna etkisi bakımından yaş tespitine esas kemik film ve grafilerinin çektirilerek, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan da görüş alınıp mağdurenin suç tarihindeki yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, 765 sayılı TCK.nun 31. maddesi uyarınca kamu hizmetlerinden yoksun bırakılma cezasının 3 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.