10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sigorta şirketi sigortalısı ...'in, ... ilçesinde ... adresinde plastik üretim faaliyet göstermekte olan işyeri olduğunu, işyerinde granül plastik enjeksiyon makinesinden geçirilerek tekerler yapılmakta ve ortasına galvanizden saç geçirilmekte olduğunu, 18.03.2021 tarihinde Sigortalı işyerinin bulunduğu sokaktaki ...’ye ait ana pis su borusunun tıkandığı ve bitişik binadaki işyerine su bastığını, buradan duvar içinden geçen suların binanın bodrum katında bulunan sigortalı işyerine sirayet ettiğini ve bu sebeple de işyerindeki emtiaya zarar verdiğinin tespit edildiğini, sigortalının böylesi bir su baskınına karşı alabileceği bir önlemin olmadığını, zira hasarın başlangıcının pis su borusunun tıkandığı ve geri basmış olmasından kaynaklı olduğunu, işyerindeki hasarlardan dolayı sigortalıya 26.04.2021 tarihinde 38.760,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, meydana gelen bu hasarda kusurun davalı idareye ait olduğunu, zira şehrin atık su sistemlerini kurmak, işletmek, denetlemek, bakım ve tamir ve yenilemesini vb. yapma görevinin davalının sorumluluğunda olduğunu, davalının bu sorumluluğuna uygun davranmadığından söz konusu zararın meydana geldiğini, bu sebeple ödenen hasarın,
TTK 1472 md.si uyarınca davacı sigorta şirketine ödenmesi rücuan talep edilmişse de davalının bundan imtina ettiğini, bunun üzerine alacak davası ikame edilmişse de Mahkemenin görevsizlik ve görevli mahkemece de davanın mahiyeti gereği ticari iş olduğu ve öncesinde arabuluculuğa başvurulmaması sebebiyle davanın usulden reddedildiğini, taraflarınca Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek açıklanan hususlara göre ödenen 38.760 TL tazminatın 26.04.2021 ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, görevli olmayan mahkemede görülen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, dava konusunun idarenin hizmet kusuru nedeni ile uğranılan zararın tazmini olduğunu ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin anılan kararları ile aynı nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın konusunun İdari Yargıda çözümlenmesi gerektiğinden davanın idari yargı yolunda görülmesi grektiğindne davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın bir tazminat davası olduğunu, Borçlar Kanununa göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması; tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, davalı idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla davalı idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, yerinde yapılan tespitte ... adresindeki taşınmazın site maliklerince imal edilen parsel bağlantı kanalının idareleri standartları dışında imal edildiğinin tespit edildiğini, idarelerinin Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 49. Maddesinin (f) bendinde, "Atık su bağlantı kanalı, parsel sahiplerinin mülkünde ve sorumluluğunda olup, en az Ø 20 cm. çapında muflu beton boru ile minimum 1/50 eğimle, fen ve sanat kaidelerine uygun döşenerek yatayda 45°-60° açı ile akış yönünde atık suşebeke kanalına bağlanır" denildiğini, ayrıca yerinde yapılan incelemede; abonenin atıksuyun geri gelmesini önleyici (çekvalf vb.) nitelikte herhangi bir önlem almadığı görülmüştür. İdaremizin Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 49. Maddesinin (ğ) bendinde, "Binaların atık suları, doğal akış ile şebeke kanalına akıtabilse dahi, taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çekvalf vb. ekipman ile önlem alınması gerektiğini, önlem alınmamasından kaynaklı zarar ve ziyandan yapı sahipleri sorumludur" denilmekte olduğunu, İstanbul İmar Yönetmeliği bodrumlar başlığının 18. Maddesinin 6. fıkrasında "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur" denildiğini, ancak söz konusu binada bu hususlara yeterince uyulmadığının tespit edildiğini, yine aynı yönetmeliğin 51.maddesine göre bina drenaj ve zemin sularının yağmur suyu kanalına verilmesi gerektiğini, davacının yönetmelik hükümlerine raiyet etmediğini, hasara maruz kalan binanın ilgili mevzuat hükümlerine ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması halinde doğacak hasar ve zararlardan idarelerinin sorumlu olmayacağını, davaya konu yapılan hasarın meydana geldiği taşınmazın imar kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı, binanın ruhsatının bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili yerlerden sorulması gerektiğini, davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacı tarafın hükmedilmesini talep ettiği tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davalı idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcunun olmadığını belirterek davanın öncelikle görev yönünden olmak üzere, süre , usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarlara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, poliçe ve hasar dosya sureti, davaya konu parseldeki taşınmaz ile alakalı ruhsat, proje ve diğer belgelerin birer nüshası CD içerisinde, 2015 - 2023 yılları arası gelir vergi beyannameleri, tapu kaydı, ...
5.ATM'nin ... Esas sayılı dosya aslı dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya İnşaat Mühendisi, Sigorta Uzmanı, Plastik ve Kauçuk konusunda Uzman bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 23/12/2023 tarihli raporda; Kusur Tespiti : Keşfen yapılan teknik incelemenin yapıldığı 16/Kasım/ 2023 günü saaat 12:37 de mahallin video kaydı da çekilerek yapılan sigortalı işyerinin ...’ e ait ... bahse konu olan olayın gerçekleştiği beyan edilmiş bulunan adrese gidildi. Atık Su Borularının Tıkanması nedeniyle geri tepen atık suların iş yerine dolduğu ve iş yerinde zarar ve ziyana neden olduğundan sebeple davacının sigortalıya ödemiş olduğu tazminatın davalı kurumdan talep edilmesinde tarafların kusur oranları tespiti için inceleme yapılmıştır. Tespitler: -Davalı ... atık su arıtma tesisinde oluşacak çamur ve benzeri atıkların uzaklaştırılmasını, kullanılmasını zorlaştırmaması ve çevre kirlenmesine yol açacak nitelik kazanmalarına neden olmaması ilkesine göre hareket etmesi gerekirken bu ilkeye uymamıştır. Resmi Gazete ; Tarih : 31.12.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25637 Atık Suların Boşaltım İlkeleri Kanalizasyon Sistemlerine Boşaltım Madde 25 - Kanalizasyon sistemlerine atıksu boşaltımı için uygulanacak temel ilkeler şunlardır. a-Kanalizasyon sistemi bulunan yerlerde her türlü atık suların kanalizasyon şebekesine bağlanması, ilke olarak bir hak ve mecburiyettir. b-Kanalizasyon sistemleri tahrip edilemez ve kullanım amaçları değiştirilemez. c-Atıksu oluşumuna sebep olan gerçek ve tüzel kişiler, kanalizasyon sisteminden, arıtma ve/veya bertaraf amacıyla kurulmuş arıtma ve deşarj tesislerinden yararlanmalarının doğuracağı bütün harcamaları karşılamakla yükümlüdür. d-Atıksu miktarının belirlenmesi için, içme suyu şebekesi haricinden su temin edenler, temin ettiği su miktarını alt yapı tesisleri yönetimine belgelemek ve bedeli karşılığında kanalizasyon sistemine bağlamak zorundadır. e- Bir endüstriyel atık suyun kanalizasyon sistemine doğrudan bağlanabilmesi ya da vidanjör veya benzeri bir taşıma aracı ile taşınarak boşaltılabilmesi için;
1.Kanalizasyon sisteminin yapısına ve çalışmasına zarar verip engel olmaması,
2.Çalışan personel ve civar halkı için sağlık sakıncası yaratmaması,
3.Kanalizasyon sisteminin bağlandığı arıtma tesisinin çalışmasını ve verimini olumsuz yönde etkilememesi,
4.Biyolojik arıtma tesisinde arıtılmayacak maddeler içermemesi,
5.Atıksu arıtma tesisinde oluşacak çamur ve benzeri atıkların uzaklaştırılmasını, kullanılmasını zorlaştırılmaması ve çevre kirlenmesine yol açacak nitelik kazanmalarına neden olmaması,
6.(Ek: RG-13/2/2008 – 26786) Endüstriyel atık sularını sızdırmaz nitelikteki fosseptikte toplayan ve vidanjör vasıtasıyla atık su alt yapı tesislerine veren atık su kaynakları, atık su yönetimleri ile yaptıkları protokolü ve vidanjörle atık su bertarafı sonucunda aldıkları belgeleri beş yıl süre ile saklamak ve denetimler sırasında görevlilere beyan etmesi gerekir. Planlı İmar Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi : 03/07/2017 , Sayı : 30113 Madde 51
3.Toprağa dayalı bodrum katlarda bulunan konutlarda oturma odası ve bir yatak odasının; taban döşemesinin üst seviyesinin tabii ve tesviye edilmiş zemine gömülü olmaması, doğal aydınlatma ve havalandırmasının pencere açılmak suretiyle sağlanması, sel, taşkın ve su baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması zorunludur.
6.Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda , dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur.
7.Bina etrafında mütamadi kuranglez tesis edilemez. Kuranglezlerden giriş çıkış yapılamaz. Ancak, yol cephesinde bulunmayan kuranglezlerden kaçış amacıyla çıkış tertiplenebilir. Kuranglezlerde sel, taşkın ve su baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması zorunludur. Kusur Oranı Tespiti: A-Sigortalı yapı sahibi sel, taşkın ve sel baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması zorunludur. Bina pis su giderlerine suyun geri tepmesini engelleyecek bir çek valf kullanılması zorunludur. Bu tedbir alınmamıştır. B-Davalı ... ise ana hatların bakım ve onarımını yapmamak ve pis suların yapıya geri tepmesine neden olmasından dolayı kusurludur. Bu bağlamda; yerinde yapılan keşif gerekse tarafların uyması gereken mevzuat ve ilkeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; “Sigortalı yapı sahibi %50 oranında, davalı ... kurumunun %50 oranında kusurlu olduğu sonucu ile tarafımızca bu görüş ve kanaate varılmıştır. Zarar Tespiti Yönünden Değerlendirme; Bu olay mahallinde zarar gören makine ve malzeme ve/veya ham madde ile vs. herhangi eskiye ve/veya olay gününe dayalı emtialara rastlanılmamıştır.
Dolayısıyla; yani bu tarih itibariyle zarar miktarına ait teknik tespit yapmak mümkün olmadığı için de bu tarihten geriye dönük olarak, sigortalı işyerinde bu olay günü zarar durumuna ait hasarlı durumda bulunan eşya, mal zararının belirlenemeyecek olduğu görüşü ile bu hususta kadri maruftan yapılacak değerlendirme ile “olay zamanına ait yapılmış ekspertiz tespitlerinin bulunduğu görülen ekspertiz raporu ile tespit yapıldığı görülen zarar miktarının eksper tarafından belirlendiği ve de bunların raporlandığı görülmüş olup, dosya kapsamında da olaya ait fotoğraflar ile bunlara ait bilgi ve belgelerin olduğu da görülerek, tarafımdan da incelenmiş olması ile oluşan kanaat sonrasında, davacı sigorta şirketinin talebi olan zarar cinsi, şekli ve miktarı, sigortalıya ait işyerinin iştigal konusuna uygun olduğu görüşüyle gerçekleştiği bu olayında bu zarara neden olabileceği kanaatine varılmıştır. Huzurdaki dosya bilgilerine göre, belirtilen adresteki mevcut bu olay mahallinin durumu ile de uyumlu görülmesi neticesinde "mevcut eksper tespitinin" teknik olarak bu hasarla uyumlu bulunması sonucunda buradaki maddi zarar TL “ değeri aynen” tarafımızdan da kadri maruftan kabul edilmiştir.
Gerekçe
Bu bağlamdaki ... Tic. Ltd. Şti. ... V.D. ... , 16/03/2021 T, ... F.N0 ile "PVC PLASTİK ÇAPAK" 15.Ton HAMMADENİN KDV Dahil 19.470,00 TL. kıymetli malzemenin hasar gördüğü hususu ile irsaliye tarihi 20/03/2021 ve ...no’lu tevkifat tipi, ... no’lu fatura da 1 adet bodünoz milinin kaynaklı tamiri yapılmış 9.440,00 TL bedelin ödenen 8.432,00 TL kıymette bir hasar zararının beyan edildikleri dosyada bulunan belgeler bağlamında görülmektedir. Ayrıca sigortalı işyerinin sahibi ...'in yazılı beyanında; "18/03/2021 tarihinde işyerimizin ... arızasından dolayı su basması sonucu hazır olan ürünlerin zarar görmesi ve geri dönüşümünün sağlanması için ve ürünlerin hazırlanmasında harcanan üretim maliyeti 2.7 kg olan ürünün hammadde maliyeti 1.1 TL = 2.970,00 TL + % 18 KDV = 3.504,60 TL olup + 0,800 TL elektrik ve işçilik maliyeti 1,25 TL dir. Toplam bir ürün başı maliyeti 5,020 TL dir. 2.825 adet toplam ürünün zarar gördüğü tespit edilmiştir. ( 5.020,00 TL x 2.825 AD. = 14.181,50 TL dir) olan toplamda bu hesapla 42.083,00 TL zarar" şeklindeki sigortalının zarar beyanı da dosyada bulunmaktadır. Ve de bu zarar gören malların fotoğraflarına ait dosyadaki görsellerde aşağıda dosyadan alınarak burada gösterilmiştir. Tarafımızdan yukarıda bulunan tespitler ekspertiz tespitine katılma sebebi olup, gerekçeninde bu duruma ait olduğu sayın mahkemeye arz edilir. Sigorta Yönünden Bilirkişi Tespit Ve Görüşleri Davacı, zarar sigortacısı sıfatı ile sigortalısı ...’e ait işyerinde meydana gelen zararı sigorta poliçesi şartlarında alınan sigorta ekspertiz raporu da gözetilerek tazmin etmiştir. Meydana gelen hasar zararı, sigortalanan riskler kapsamında yer alan ve davacının sigortalısı ile davalı ... sorumluluk alanında olan atık su hattından kaynaklı olduğu belirlenmektedir.
Davacının sigortacı sıfatı ile ödediği tazminatı TTK m.1472 gereği rücu etmektedir. Davacı ödemesi ile sınırlı olarak sigortalısına halef olmuş ve bununla sınırlı rücu sorumlularına karşı rücu hakkı vardır. Davalı yan ise davacının sigortalısına karşı tazmin sorumluluğu nispetinde meydana gelen tazminattan sorumlu olacaktır.
Esasen meydana gelen zarar miktarı 42.083,00 TL hesaplanmış, buna karşın davacı ödemesi 38.760 TL olup davalının sorumlu tutulabileceği miktar ise davalının kusur oranı gözetilerek belirlenmek gerekir. Teknik incelemede, davalı yanın da davacı ile müterafik %50 eşit kusurlu sayılabileceği belirlenmiş olup toplam 42.083,00 TL zarardan %50 kusur oranı gözetilerek 21.041,50 TL davalının sorumlu tutulabileceği tazminat olarak hesaplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Dava; Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait iş yerine su basması nedeniyle sigortalısına ait emtiaların zarara uğraması üzerine ödediği tazminat bedelinin rücuen davalıdan tahsiline ilişkin açılan rücuen tazminat davasıdır.
Sigortalı yapı sahibi tarafından sel, taşkın ve sel baskınlarına karşı tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğu, bu bağlamda bina pis su giderlerine suyun geri tepmesini engelleyecek bir çek valf kullanılması zorunlu olmasına rağmen bu tedbirin alınmadığı, davalı ...'nin ise ana hatların bakım ve onarımını yapmamak ve pis suların yapıya geri tepmesine neden olmasından dolayı kusurlu olduğu bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme sonucunda tespit edilmiş olup tarafların uyması gereken mevzuat ve ilkeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde sigortalı yapı sahibinin %50 oranında, davalı ... kurumunun %50 oranında kusurlu olduğu, ortak kusurun yol açtığı zararın kusur durumları gözetilerek tazmini gerektiği, bilirkişi tarafından hesaplanan 42.083,00 TL hasar zararına karşın davacının 38.760 TL sigorta tazminatı ödediği gözetilerek davalının ancak 21.041,50 TL hasar zararından sorumlu tutulabileceği, zarar ve tazminat hesabı bakımından eksper raporu tespit ve değerlendirmelerinin kadri marufunda olduğu hükme elverişli teknik bilirkişi heyet raporundan anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 21.041,50 TL tazminatın 26/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile 21.041,50 TL tazminatın 26/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.437,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 662,08-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 775,26-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 17.718,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 662,08-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan; 10.500,00-TL bilirkişi ücreti, 228,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.728,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.823,87-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7.3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.693,74 TL'nin davalıdan, 1.426,26 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
8.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)