44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/827 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03/12/2020
NUMARASI: 2018/739 E. - 2020/844 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 1.12.2016 tarihinde “... Franchise Anlaşması” imzalandığını, sözleşme konusu ‘‘...’’ markası ile pilav satımı yapılması konusunda tarafların mutabık kaldığını, müvekkili sözleşmeye uygun olarak iş potansiyeli olan bir avm’de daha sözleşme görüşmeleri sırasında 14.10.2016 tarihinde 13.000,00 TL kira ve 26.000,00 TL depozit vererek 5 yıllığına işyerini kiraladığını, kira sözleşmesinde kiralananın ‘‘... ’’ markası altında faaliyet göstereceği belirtildiğini, sözleşmenin 4.1 maddesinde müvekkilin franchise giriş bedeli olarak 130.000,00 TL+KDV ödeyeceği ayrıca 4.2 maddesinde %6+KDV veya sabit olarak yıllık 490,00 TL sistem kullanım bedeli ödeyeceği kararlaştırıldığını, müvekkili franchise giriş bedelinin 100.000,00 TL’sini ... Küçükbakkalköy Şubesi’nden çektiği kredi ile davalı tarafından iletilen hesap numarasını yatırdığını, kalan kısmı için Kosgeb kredisi ile ödemek konusunda mutabık kalındığını, bütün ihtarlara rağmen edimini ifa etmeyen davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile takip yapılmış davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı edimin yerine getirmediği için müvekkilim aylarca kira ödediğini beyanla 1.12.2016 tarihli sözleşmenin feshine, 178.300 TL tutarındaki ödenen bedelin işletilecek ticari avans faizi ve ferileri ile birlikte iadesine , sözleşmeye güven duyularak yapılmak zorunda kalınan masrafalar ile uğranılan zararlar ve yoksun kalınan karın temerüt tarihlerinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf, müvekkili şirket ile gerek ... Avm ve gerekse ... avm de iki adet dükkanın kurulum, tefrişat ve ürünlerinin franchise olarak işletilmesi hususunda davacı ile birlikte ... ve müvekkili şirket arasında sözleşme akdedildiğini, davacı tarafın franchise bedelini ve sair tüm giderleri, yazılı taahhütlerini ödemeyi almağı düşündüğü Kosgeb kredisine bağlamış, bu kredi çıkmayınca da sözleşmeden kaynaklı müvekkiliye yönelik hiçbir edimini yerine getirmediğini, davacı tarafın ödediğini ispat edemediği dava konusu yapmağa çalıştığı alacak talebini ispat edemediği gibi, yapılan kısmi ödemelerin taraflar arasında yapılan ve iki adet avm deki dükkanlar ile ilgili franehise bedeline ait olması, bu bedelin dahi ödenmemiş olması nedeniyle davacının edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilimin mağdur edildiği, gerek franehise bedeli ve gerekse müvekkilimin sözleşmeden beklediği kar ve kazanç payını ödememe amacıyla ikame edilen müvekkili şirket zararına yönelik iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın Reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada zarar kalemlerinin, yapmış oldukları ödemelerin ve harcamaların delil, makbuz, dekont ile ispatlı olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığını, ödenen 100.000,00 TL kredi çekilip ödenmiş ve kredi faiz ve diğer maliyetleri ise 19.720,58 TL olduğunu,
Davalı tarafından sözleşmenin feshine sebebiyet verildiğinden müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı faiz ve masraflarının da zarar kalemi olarak hesaba dahil edilmesi gerektiğini, kiralayan AVM'ye ödenen 53.235,78 TL'nin de zarar kalemi olarak hesaba dahil edilmesi gerektiğini, kira sözleşme fesih tutanağında belirtildiği üzere kira alacağına karşılık mağazada bulunan tente, dış cephe, iç ve dış zemin kaplamalarının, kepenk, AVM'YE bakan cam ve çerçeveler alacağa karşılık kiralayan AVM'ye devredildiğini, 25.000,00 TL'lik bu harcama kaleminin de hesaba dahil edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:
Davalı vekili istinaf başvurusuna cevap dilekçesi sunmamıştır.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava franchising sözleşmesinin haklı nedenle feshine dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile1.12.2016 tarihinde “... Franchise Anlaşması” imzalandığını, davalının sözleşmenin 2.1 Sistem maddesine göre franchise verenin franchise alanın kullanımına sunulması gereken iş ürünlerini sunmadığını, sözleşmede tümüyle SİSTEM olarak bahsedilen davalının sunmakla yükümlü olduğu hizmetleri yerine getirmediğini, ancak davacının Ocak-2017’de Sultangazide ...Merkezinde amaca uygun yer kiraladığını, 24.300 TL’ye tente yaptırdığını, davalının sözleşmeye aykırı davaranıp kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmediğinden işletmenin faaliyete geçemediğini, franchise giriş bedelinin 100.000,00 TL’sinin ödendiğini,aylarca kira ödendiğini beyanla, 1.12.2016 tarihinde “... Franchise Anlaşması”nın feshine, 178.300 TL tutarındaki müvekkilimin ödemek zorunda kaldığı bedelin işletilecek ticari avans faizi ile iadesine, güven duyularak yapılmak zorunda kalınan masrafalar ile uğranılan zararlar ve yoksun kalınan karın temerüt tarihlerinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, davanın haksız olduğunu, sözleşme edimlerinin davacı tarafça yerine getirilmediğini ve sözleşmeden kaynaklı alacaklarının ödenmediğini beyan etmiştir. Davalının karşı dava olarak alacak talebinde bulunduğu, mahkemece bu davadan tefrik edildiği görülmüştür. Franchise Sözleşmesi, franchise verenin, kendisine ait üretim, işletme ve pazarlama sistemini oluşturan fikri ve sınai unsurlar üzerinde, franchise alana kullanma hakkı ( lisans ) tanıyarak, onu kendi işletme organizasyonuna dahil etmek ve onu sistem içerisinde devamlı olarak desteklemek borcu altına girdiği; franchise alanın ise sisteme dahil mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmayı ve franchise verene belirli bir ücret ödemeyi taahhüt ettiği sürekli bir borç ilişkisi kuran çerçeve bir sözleşmedir ( E. Erdem, Milletlerarası Tic. Huk., Oniki Levha Y., s.419 ). Söz konusu sözleşmeler içeriklerine göre çoğu zaman, lisans sözleşmesi, kira sözleşmesi, alım-satım sözleşmesi, komisyon sözleşmesi gibi sözleşmeleri de içinde barındıran çerçeve ( şemsiye ) sözleşmeler niteliğindedir. Franchise sözleşmesini ilgilendiren bir somut olayda, ihtilaf sözleşmenin hangi kısmına ilişkin ise o kısma ilişkin kuralların uygulanması gerekir. Görüldüğü üzere franchise sözleşmesi her iki tarafın da borç altına girdiği karşılıklı edimler içeren bir sözleşme olup, her bir tarafın borcu diğer tarafın borcunun karşılığını oluşturmakta ve edimler arasında değişim söz konusu olmaktadır. Başka bir deyişle franchise sözleşmesinde franchise alan ile franchise verenin borçları aynı zamanda diğer tarafın ediminin karşılığını ihtiva etmektedir. Franchise verenin kendisine ait franchise sistemini franchise alana kullandırma ve onu ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak destekleme yükümlülüğüne karşılık, franchise alanın franchise verenin mal veya hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yürütme ve franchise verene belli bir bedel ödeme yükümlülüğü gelmektedir. Ayrıca franchise alanın, franchise verene karşı onun menfaatlerini koruma, sırlarını saklama, gerektiğinde hesap verme gibi güven ve sadakate dayanan yükümlülükleri vardır. Somut olayda; Taraflar arasında 01.12.2016 tarihinde “... Franchise Anlaşması” imzalandığı, davacının franchise alanı, davalının franchise veren olduğu, franchise alanın faaliyet göstereceği yerin franchise veren tarafından uygun bulunduğu, işletmenin belli sürede hizmete alınacağına dair taahhüt gereği kurulduğu, işletmenin standartlara uygun faaliyete geçememesi veya onay verilmemesi halinde sözleşmenin kendiliğinden fesh olacağı , giriş bedelinin 130.000+KDV olduğu, haklı nedenle fesih halinde yazılı bildirim ve makul süre tanınması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından 21.12.2016 ... bankası üzerinden davalı hesabına 100.000,00 TL ödeme yaptığı, 14.10.2016 tarihli kira sözleşmesine bakıldığında sözleşmenin kiracı olarak dava dışı ...ile kiralayan olarak davalı şirket arasında düzenlendiği, kiralananın Sultangazi ... AVM de bulunan toplam 110 m2 alanlı ... nolu mağaza olduğu, aylık kira bedelinin 13.000,00+KDV olduğu süresinin 5 yıl olduğu, 21.09.2017 tarihinde karşılıklı anlaşma sonucu feshedildiği, kiralanandaki tente kepenk vb nin alacağa karşılık kiralayana devredildiği görülmektedir.
Davalı tarafından kiracı olarak görünen ... aleyhine Gaziosmanpaşa ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile kira sözleşmesine dayalı kira bedeli ve ek ödemeler açıklaması ile 53.235,78 TL nin tahslinin talep edildiği görülmektedir.
Davacı tarafından davalıya keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği’nin 01.03.2017 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini ifa etmesi için 3 gün süre tanındığı aksi halde sözleşmeden dönüleceğinin ihtar edildiği bu hali ile sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı edim içerdiği, davalı Franchise verenin kendisine ait franchise sistemini franchise alana kullandırma ve onu ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak destekleme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü için en önemli unsur olan işyerinde kullanılacak tefrişat ve ekipmanı hazır bulundurmadığı buna karşılık sözleşme içeriğinden davacının işyeri kiraladığı, davalının bu işyerine onay verdiği, kiralanan işyerinin ise 14.10.2016 tarihli kira sözleşmesine konu olan ... AVM de bulunan toplam 110 m2 alanlı ... nolu mağaza olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, sözleşmeyi kiracı olarak dava dışı kişi imzalamış ise de davacı bu kişinin kendisinin ortağı olarak bu işlemleri yaptığını bildirmiş olup, sözleşmenin dava dışı kişi ile düzenlenmesi durumunun davalının bilgisi ve rızası kapsamında olduğunun, onay verdiğinin franchise sözleşmesi içeriğinden anlaşıldığı, taraflar arasında bu konuda bir çekişme bulunmadığı, davalının söz konusu kira sözleşmesinin davacının tarafı olduğu franchise sözleşmesi ile ilgisiz olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı gözetildiğinde somut olayda kira sözleşmesinin davacıya vekaleten dava dışı ... tarafından düzenlendiğinin kabulü gerektiği açıktır. O halde davacının işletme için mağaza kiraladığı, sözleşme giriş bedelinin önemli bir kısmını ödediği, davalının kalan kısmın ödenmesi yönünde bir temerrüt ihtarının bulunmadığı dikkate alındığında davalının üstlendiği edimi yerine getirmediği, bu durumun davacı bakımından haklı fesih nedeni olduğu, fesih sebebiyle davacının verdiklerini geri isteyebileceği, söz konusu sözleşme sürekli borç yükleyen bir sözleşme olduğundan borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceğinden (TBK m.126), mahkemece davalı usulünce temerrüde düşürüldüğü halde davanın ispatlanamadığına dönük yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacı-karşı davalının ödemek zorunda kaldığı sözleşme giriş bedeli, kira bedelleri ve kira bedeline karşılık mahsup edilen harcamaların hesaplanarak talep edebileceği alacak miktarının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı-karşı davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.