12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/6546 E. , 2024/322 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/11/2021 tarihli ve 2021/223283 soruşturma, 2021/163224 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/12/2021 tarihli ve 2021/14826 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla,
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09/10/2023 tarihli ve 94660652-105-06-14093-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06/11/2023 tarihli ve KYB-2023/107641 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06/11/2023 tarihli ve KYB-2023/107641 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
1.)Dosya kapsamına göre, şüphelinin 27/08/2021 tarihinde sevk ve idaresindeki ... ile müşteki Bihan Turan'ın sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında adı geçen müştekinin yaralandığı olayda, her ne kadar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin şüpheliden şikayetçi olmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/5. maddesinde yer alan, “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Müşteki ...'ın kollukta alınan 28/08/2021 tarihli ifadesinde şüpheliden şikayetçi olduğunu açıkça beyan etmiş olması karşısında, şüpheli hakkında atılı suç nedeniyle soruşturma işlemlerine devam edilmesi gerektiği gözetilmeden ve müştekinin şüpheliden şikayetçi olduğu dikkate alınmadan, anılan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.) Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 16/09/2021 tarihli ve E-78663745-000-00001761716 sayılı raporu ile müştekinin basit tıbbî müdahale ile giderilemez ve vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığının tespit edilmiş olması ve kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen 27/08/2021 tarihli yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında meydana gelen kazanın oluşumunda şüphelinin kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında, atılı suçun işlendiği hususunda yeterli şüphenin oluştuğu dikkate alındığında, şüpheliye isnat edilen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/2-b maddesi kapsamında kalan suçun uzlaşmaya tabi suçlardan olması nedeniyle, öncelikle dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/11/2021 tarihli ve 2021/223283 soruşturma, 2021/163224 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/12/2021 tarihli ve 2021/14826 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca,
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında,
3.İnceleme konusu somut olayda, soruşturma aşamasında müştekinin 28.08.2021 tarihli kolluk ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında, yanlış gerekçe ile şikayet bulunmadığından bahisle sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekilinin itirazının kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/12/2021 tarihli ve 2021/14826 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.