Esas No
E. 2021/2071
Karar No
K. 2024/626
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2071

KARAR NO: 2024/626

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/03/2021

DOSYA NUMARASI: 2018/1219 Esas - 2021/270 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/04/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili firma ile davalı borçlu firma arasında akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin, sözleşme gereğince teminat mukabilinde müvekkili firma tarafından verilen ... Bankası A.Ş. Konya Şubesi'ne ait 200.000,00 TL bedelli teminat mektubunu, hiçbir ihtar yapmadan ve alacağı bulunmamasına rağmen paraya çevirdiğini, müvekkili firma tarafından paraya çevrilen miktarın tahsili amacıyla ...

E. Sayılı takip dosyası ile takibe geçildiğini, ödeme emrinin borçluya 29/11/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun itirazı üzerine 06/12/2018 tarihinde durdurma kararı verildiğini beyan ederek davalının yaptığı haksız itirazının iptali ile birlikte davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı ... ile 26/05/2017 tarihinde İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini teminat olarak ... Bankası Konya Şubesi'ne ait 24/05/2017 tarih ve ... sayılı 200.000,00 TL tutarında süre uzatımı ile 24/05/2019 tarihine kadar geçerli banka teminat mektubu alındığını, Bayilik Sözleşmesine istinaden davacının müvekkili şirketin Mersin Terminali'nden almış olduğu akaryakıt borcuna istinaden kesilmiş olan 146.189,73 TL bedelli ve 07/08/2018 vadeli faturanın, davacı tarafından 28/08/2018 tarihine kadar ödenmediğini, bu nedenle vadesi geçmiş olan 146.189,73 TL tutarındaki fatura için dava konusu banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin davacı şirkete ait banka teminat mektuplarını nakde çevirirken herhangi bir bildirimde bulunma zorunluluğu bulunmadığını, 05/11/2018 tarihinde müvekkili şirket ... A.Ş.'ne İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyasından 89-1 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından 12/11/2018 tarihinde haklı olarak feshedilen Bayilik Sözleşmesinin davacı ... teslim edilmiş olan ve ...'ye teslim edilmiş olan ve ... tarafından müvekkiline teslim edilmeyen ekipmanların mülkiyetinin davacıya geçmesini sağlayacak şekilde söz konusu ekipmanların KDV ile birlikte davacıya fatura edildiğini beyan ederek haksız ve kötü niyetli işbu davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/03/2021 tarih ve 2018/1219 Esas - 2021/270 Karar sayılı kararı ile; " Dava, İ.İ.K.'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın; davacı tarafından haksız olarak nakte çevrildiği iddia edilen teminat mektubu nedeniyle cari hesap bakımından borçlu tarafta meydana gelen sebepsiz zenginleşme miktarının tahsili talebiyle başlatılan icra takibinde alacağın varlığı, miktarı ve faiz oranına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. ... Bankası A.Ş. Konya Şubesi'ne yazılan müzekkere cevabı gereğince davaya konu teminat konu örneği ile tazminine ilişkin belgeler dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı şirketin 22/12/2019 tarihli Konya Adliyesi ön bürosu aracılığı ile göndermiş olduğu dilekçesi ekinde bulunan ... numaralı ... A.Ş. İSTASYONLU BAYİLİK SÖZLEŞMESİ aslı ve ... numaralı ... A.Ş. OTOGAZ BAYİLİK SÖZLEŞMESİ aslı mahkememiz kasasına alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul .... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyası aslı Mahkememiz dosyasına kazandırılmıştır. İstanbul .... İcra Dairesi ...

E. Sayılı takip dosyasının tetkikinde;

davacı şirketin davalı aleyhine teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrilmesi nedeniyle cari hesap bakımından borçlu tarafta meydana gelen sebepsiz zenginleşme miktarının tahsili amacı ile 141.992,79.-TL üzerinden icra takibi yaptığı, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğe gönderildiği, davalı şirketin itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 17/10/2019 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenerek dosya kapsamı iddia ve savunmalar hususunda mali müşavir bilirkişiden bilirkişi raporu alınması için Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/113 Talimat sayılı dosyasından alınan 31/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda "davacı tarafın 2018 yılı ticari defterlerini uygun olduğunu, davalı tarafın 2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu, tarafların ticari defterlerinde ticari ilişkilerin bulunduğunu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına davalı şirkete ilişkin işlemlerin 320.0114 nolu satıcılar hesap kodunda takip edildiğini, davacı şirket ...Tic. Ltd. Şti. Ticari defter kayıtlarında davacı şirketin davalı şirket ... A.Ş.'ne vermiş olduğu 200.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı şirket tarafından nakde çevrildiği 28/08/2018 tarihinde davalı şirkete 62.888,52 TL borçlu olduğunu, icra takip tarihi olan 14/11/2018'de davacı şirketin davalı şirketten 134.473,00 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihte davacı şirketin borçlu olduğu iddiası da dikkate alındığında davacı ticari defter kayıtlarında yer alan banka ödemelerinin banka dekontları ile ispatlanması gerektiği tarafınca yapılan inceleme esnasında banka dekontları istendiğini ancak muhasebe kayıtlarının banka ekstresinden işlendiği bu nedenle dekontların olmadığı ifade edildiği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. " Mahkememizin 17/10/2019 tarihli duruşma zaptı (5) numaralı ara kararı ile; Dosyanın Talimat Mahkemesinden döndüğünde, SMMM bilirkişi ...'a tevdii ile; davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, dosya kapsamı iddia ve savunmalar hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. SMMM bilirkişi tarafından sunulan 16/03/2020 tarihli raporunda; "dava konusunun davacının haksız olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi sebebiyle cari hesap bakımından davalı tarafta meydana gelen sebepsiz zenginleşme miktarının tahsili talebinden ibaret olduğunu, davalının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, takip konusunun davacının davalıya vermiş olduğu 200.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrilmiş olduğundan buradaki geri kalan tutarın iadesinden kaynaklı olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap farkının takip tarihi 14/11/2018 itibariyle (134.473,00- 133.674,27) 798,73 TL olduğu fark sebebinin ise dosyaya mübrez 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan davacı ekstresinde görülen 01/07/2018 davalı alacağına kayıtlı 251,20 TL'lik işlem ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 31/10/2018 tarihli Otomasyon bakımı açıklamalı 1050,20 TL tutarındaki davacıya düzenlenen faturadan kaynaklı olduğu mezkur faturanın davacının ekstresinde 30/11/2018 tarihinde kaydedilmiş olduğu bu nedenle mezkur faturanın davacının kabulünde olduğu bu itibarla takip tarihi itibariyle davalının davacıya 133.674,27 TL tutarında borcunun bulunduğunu, özetle davalının ticari defterlerine göre davalının takip tarihi 14/11/2018 itibariyle davalının davacıya 133.674,27 TL borçlu olduğu, dava tarihi sonrasında davalının davacı adına icra müdürlüğüne yapmış olduğu 85.674,27 TL tutarındaki ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekeceği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir." Bilirkişi raporu dosya içeriğine ve denetime elverişli bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava, taraflar arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasıyla cari hesap bakımından borçlu tarafta meydana gelen sebepsiz zenginleşme miktarının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK’ nın 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Dava konusu olayda, takip teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasıyla cari hesap bakımından borçlu tarafta meydana gelen sebepsiz zenginleşme miktarının tahsili talebine dayalı olarak başlatılmış, davalı taraf icra takip dosyasına sunduğu dilekçesinde takibin tamamına itirazda bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü genel karine gereğince davacı taraf üzerindedir. Davacı iddiasını dava değeri de değerlendirilerek HMK’nın 200/1 maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir. Taraf şirketleri defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, taraf şirketlerin 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı şirket defterlerine göre icra takip tarihi olan 14/11/2018'de davacı şirketin davalı şirketten 134.473,00 TL alacaklı olduğunu, davalının ticari defterlerine göre davalının takip tarihi 14/11/2018 itibariyle davalının davacıya 133.674,27 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki cari hesap farkının takip tarihi 14/11/2018 itibariyle (134.473,00- 133.674,27) 798,73 TL olduğu fark sebebinin ise dosyaya mübrez 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan davacı ekstresinde görülen 01/07/2018 davalı alacağına kayıtlı 251,20 TL'lik işlem ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 31/10/2018 tarihli Otomasyon bakımı açıklamalı 1050,20 TL tutarındaki davacıya düzenlenen faturadan kaynaklı olduğu anılan faturanın davacının ekstresinde 30/11/2018 tarihinde kaydedilmiş olduğu bu nedenle anılan faturanın davacının kabulünde olduğu bu itibarla takip tarihi itibariyle davalının davacıya 133.674,27 TL tutarında borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun tespit ve değerlendirmeler bakımından somut olaya uygun ve denetime elverişli bulunduğu, dosya kapsamı ve delil durumuna göre davacının davasını ispat ettiği, buna karşın davalı tarafından borçlu olmadığına veya borcu ödediğine dair dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil de sunmadığı anlaşılmış ve davacının davasının davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın 133.674,27-TL alacak yönünden iptaline, takibin 133.674,27-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda % 19,50 avans faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davadan sonra yapılan 85.674,27-TL ödemenin İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın 133.674,27-TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin 133.674,27-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda % 19,50 avans faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 133.674,27-TL nin % 20 si oranında 26.734,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davadan sonra yapılan 85.674,27-TL ödemenin İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

İlk derece mahkemesi'nce, davacı ...’nin dava dilekçesinde belirttiği ve davanın konusunu oluşturan teminat mektubunun haksız nakde çevrildiği iddiasının değerlendirilmediğini, Davacı ...’nin dava dilekçesinde belirttiği ve davanın konusunu oluşturan teminat mektubunun paraya çevrildiği 28.08.2018 tarihinde müvekkil ...’ne muaccel hale gelmiş bir borcu bulunmadığı yönündeki iddiasının değerlendirilmediğini, ilk derece mahkemesince "Dava konusu uyuşmazlığın; davacı tarafından haksız olarak nakde çevrildiği iddia edilen teminat mektubu nedeniyle cari hesap bakımından borçlu tarafta meydana gelen sebepsiz zenginleşme miktarının tahsili talebiyle başlatılan icra takibinde alacağın varlığı, miktarı ve faiz oranına ilişkin olduğu" tespit edilmesine rağmen bu hususa gerekçede değerlendirilmeyerek ve "davacı şirket defterlerine göre icra takip tarihi olan 14/11/2018'de davacı şirketin davalı şirketten 134.473,00 TL alacaklı olduğu" belirtilerek davanın kabulüne karar verildiğini, Bayilik Sözleşmesi' ne istinaden davacı ... Makine'nin, müvekkil ...'nin Mersin Terminali' nden almış olduğu akaryakıt borcuna istinaden kesilmiş olan 146.189,73-TL bedelli ve 07.08.2018 vadeli faturanın, davacı tarafından 28.08.2018 tarihine kadar ödenmediğini, bu nedenle vadesi geçmiş olan 146.189,73-TL tutarındaki fatura için dava konusu banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin talep edildiğini, bu tutarın tahsil edilmesi için teminat mektubunun nakde tahvil edilmek üzere ilgili bankaya talimat verildiğini, müvekkil ... hesabına yatırılan 200.000 TL’lik nakit kısmından, o anda cari hesapta mahsuplaşma yapıldığını ve davacı ...' nin müvekkil ...’ne olan 62.637,05 TL’lik borcunun tahsil edildiğini, teminat mektubu miktarından 137,362.95 TL bakiye kaldığını, Hal böyleyken davacının teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, dava konusu uyuşmazlık için davacı tarafından teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi gerekçesi karşısında ve açıklanan nedenlerle ikame edilmiş davanın hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, 05.11.2018 tarihinde müvekkil ...’ne İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 89-1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup haciz ihbarnamesinde müvekkil ... ile yapılan sözleşme gereği alacaklarına haciz şerhi işlendiğinin bildirildiğini, davacı ...’nin müvekkil ... nezdinde bulunan alacağı 85.647.27 TL’ye bloke işlemi uygulandığını, 05.11.2018’de haciz işlemi tesis edildiğinden artık bu tutarın alacaklısının icra dosyası olduğunu, davacının ... olmadığını, nitekim haciz ihbarnamesi geldikten sonra da bu tutarın cari hesapta da icra dosyası numarası belirtilmiş bir şekilde blokeye alındığını, 12.11.2018 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü’ne göndermiş oldukları yazıları ile 85.647,27-TL’ye bloke işlemi uygulandığı ve talepleri halinde İcra Müdürlüğü’nün hesaplarına ödemenin yapılacağı hususlarının bildirildiğini, buna ilişkin belgelerin cevap dilekçeleri ekinde mahkeme dosyasına ibraz edildiğini, Davacı ... takip tarihi olan 14.11.2018 tarihi itibariyle müvekkil ...’nden 134.473,00 Türk Lirası alacaklı olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, Takip tarihi olan 14.11.2018 tarihinden önce 12.11.2018 tarihinde davacı ... Makine ile akdedilmiş olan Bayilik Sözleşmesi'nin finansal sorunlar, istasyonun resmi makamlarca alınan kararlar doğrultusunda karayolu ile bağlantısının kesilmesi, bu sebeple istasyonun gayrifaal durumda olması ve 16 Ağustos 2018 tarihinden itibaren yakıt ikmali yapmaması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, Bayilik Sözleşmesi’nin “Ekipman, Tadilat, Bakım ve Onarım” başlıklı 10.1 maddesinde şöyle denmekte olduğunu; “Ödünç ekipmanın tedariki, kullanılması ve iadesinde bu Sözleşmenin eki olan (Ek 10.1) ödünç sözleşmesinin hükümleri uygulanacaktır.” Davacı ... kaşe ve imzasının bulunduğu İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi’nde açık bir şekilde sözleşmenin ekinde yer alan “ödünç sözleşmesi”nden bahsedilmiş olup, işbu ödünç sözleşmesinin dosyada mübrez olduğunu, işbu madde uyarınca müvekkil ...'nin, davacı ... Makine adına muhtelif ekipmanlar edinip teslim etmiş olduğunu, Hal böyleyken; davacı ... imzalamış olduğu ödünç sözleşmesi kapsamında Bayilik Sözleşmesi’nin fesih edilmesi nedeniyle kendisine verilmiş olan ariyetleri müvekkil ...’ne teslim etme borcu doğduğunu, Zira, Ödünç Sözleşmesi’nin “Tarafların Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı 2.5 maddesinin; “Bayi, iade yükümü doğduğu kendine bildirildikçe Malzeme’nin tamamını aldığı vaziyette, tam ve ayıptan ari olarak, muayene ve onarımları eksiksiz halde en geç Bayilik Sözleşmesi’nin sona ermesini izleyen 1(bir) hafta içinde ...’ya teslim etmekle yükümlüdür.” şeklinde olduğunu, Tüm bu nedenlerle müvekkil ...’nin takip tarihi itibariyle 133.674,27 TL tutarında borcunun bulunduğu iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacı ... takip tarihi olan 14.11.2018 tarihi itibariyle müvekkil ...’ne ariyetlerden kaynaklı borcu bulunmakta olduğunu, Bayilik sözleşmelerinde ariyetlere ilişkin olarak hüküm uyarınca fesihten itibaren bayi ariyetleri teslim etmek ya da tutarını ödemek yükümlülüğü altında olduğunu, aşağıda görüleceği üzere taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. maddesinde açıkça belirtilmekte olduğunu; “Sözleşme devam ederken ya da Sözleşme’nin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, ..., seçimi kendi takdirinde olmak üzere, (i) ödünç verilen malzemelerin tamamının veya bir kısmının aynen kullanılır ve sağlam bir şekilde derhal iade ve teslimini veya (ii) ödünç ilişkisini tek yanlı olarak ortadan kaldırarak bu malzemelerin tamamının veya ...’nun belirleyeceği kısmının mülkiyetinin Bayi’ye geçmesini sağlayacak şekilde, Bayi’ye fatura ederek piyasa rayiç bedelinin KDV’si ile birlikte ...’ya ödenmesini Bayi’den talep edebilir.”İcra takibinden 2 gün önce sözleşme feshedildiği için her ne kadar fatura edilmemiş de olsa davacı ...’nin takip tarihi olan 14.11.2018 tarihi itibariyle müvekkil ...’ne ariyetlerden kaynaklı borcu bulunmakta olup, 85.647,27-TL’ye bloke işlemi uygulandıktan sonra geriye kalan nakit teminatın cari hesaba aktarıldığını, Davacı ... takip tarihinden önce 12.11.2018 tarihinde gönderilen fesih ihtarnamesi ile uhdesinde bulunan ariyetleri müvekkil ...’ne teslim etmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, Mahkemece takip tarihinde borçlu olduğu kabul edilen müvekkil ... tarafından takip tarihinden önce davacıya göndermiş olduğu ihtarnamenin dikkate alınmadığını, davacı ... Makine'nin dilekçesinde, ariyetlerin teslimi konusunda tarafına ihtarda bulunulmadığını iddia ettiğini, söz konusu iddianın asılsız olduğunu, Zira, Beyoğlu ... Noterliği’nin 12.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Davacı ... Makine’ye ariyetleri teslim etmesi gerektiği hususunun müvekkil ... tarafından şu cümle ile bildirilmiş olduğunu; “İşyerinizde ve müştemilatında, ayrıca fatura ve yazışmalarınızda yer alan ... alameti farikalarının, amblem, yazı, işaret ve logoları ile otomasyon sistemi hususunda EPDK düzenlemelerine ve sair mevzuata uygun hareket edilmesi gerekmektedir.” Tacir sıfatı bulunan ve enerji sektöründe faaliyet gösteren davacı ...’nin, söz konusu EPDK düzenlemelerini ve sair mevzuatı bilmiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın dilekçesinde ariyetlerin teslimi için kendisine herhangi bir ihtarda bulunulmadığını söylemesinin kötü niyetli bir hâlin neticesi olduğunu, sözleşmeye göre açıkça ariyetleri teslim borcu olduğu bilinen davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 15.02.2019 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takip dosyasına istinaden uygulanan 89/1 haciz ihbarnamesi nedeniyle müvekkil ... tarafından 85.674,27 TL tutarında ilgili icra müdürlüğü banka hesabına ödeme işlemi yapıldığını, 15.02.2019 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün bloke koyulmuş parayı müvekkil ...’nden talep ettiğine ilişkin yazının müvekkili avukatının UETS adresine gönderilmiş olup yine aynı tarihte İcra Müdürülüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına istinaden uygulanan 89/1 haciz ihbarnamesi nedeniyle müvekkil ... tarafından 85.674,27 TL tutarında ilgili icra müdürlüğü banka hesabına ödeme işlemi yapıldığını, İcra İflas Kanunu' nun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri sonucu üçüncü şahısların icra dosyasına ödeme yükümlülükleri nedeniyle, somut olayda ilgili icra müdürlüğü banka hesabına yapılan ödeme işleminin Kanunda açıkça öngörülen bir yükümlülük olduğunu, Müvekkil ... tarafından davacı ...' ye teslim edilmiş olan ve ... tarafından müvekkile teslim edilmeyen ekipmanların davacıya fatura edildiğini, Bayilik Sözleşmesi’nin “Ekipman, Tadilat, Bakım ve Onarım” başlıklı 10.1 maddesinde şöyle denmekte olduğunu; “Sözleşme devam ederken ya da Sözleşme’nin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde ..., seçimi kendi takdirinde olmak üzere, (i) ödünç verilen malzemelerin tamamının veya bir kısmının aynen kullanılır ve sağlam bir şekilde derhal iade ve teslimini veya (ii) ödünç ilişkisini tek yanlı olarak ortadan kaldırarak bu malzemelerin tamamının veya ...’nun belirleyeceği kısmının mülkiyetinin Bayi’ye geçmesini sağlayacak şekilde, Bayi’ye fatura ederek piyasa rayiç bedelinin KDV’si ile birlikte ...’ya ödenmesini Bayi’den talep edebilir.” Müvekkil ...' nin haklı olarak 12.11.2018 tarihinde Bayilik Sözleşmesi’nin feshedilmesinden sonra, yukarıdaki madde uyarınca kendisine tanınmış olan seçimlik hakkını kullanarak ödünç ilişkisini tek yanlı olarak ortadan kaldırarak teslim edilmiş malzemelerin kendi belirlediği kısmının mülkiyetinin davacıya geçmesini sağlayacak şekilde, davacıya piyasa rayiç bedeli KDV’si ile birlikte ... fatura numarası ile fatura etmiş olduğunu, Ayrıca, otomasyon bakımı ve tank temizliği açıklaması ile; davacıya 3.805,5 TL tutarında faturalar düzenlenmiş olduğunu, söz konusu faturaların vadesi geçmesine rağmen davacı ... Makine tarafından müvekkil ...' ne herhangi bir ödeme yapılmadığını, Davacı ... Makine aleyhine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2019/17779 Soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmış olduğunu, Davacı ... Makine ile müvekkil ... arasında akdedilen Bayilik ilişkisinin sona ermiş olmasına karşın; ... Makine yetkililerinin, markalarını havi olan ürünleri izinsiz olarak kullanmaya devam ettiklerini ve kurumsal kimliklerinin sökümü için istasyona gidildiğinde söküm için izin vermediklerini, bu nedenle 20/02/2019 tarihinde tutanak tutulduğunu (EK 4 – Tutanak). Söz konusu durumun “marka hakkına tecavüz” ve TCK m 155 uyarınca “güveni kötüye kullanma suçu” oluşturmasından ötürü,; ... Makine aleyhine müvekkil ... tarafından savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkil ...'nin kurumsal kimliklerinin ve ariyetlerinin davacı ... Makine’nin uhdesinde bulunduğu fotoğrafların dosyada mübrez olduğunu, Suç duyurusunun akabinde davacı ... Makine'nin, kurumsal kimliklerinin sökümü için onay vermiş olup, 06.04.2019 tarihinde söküm ekibinin istasyona giderek söküm işlemini tamamladığını, Suç duyurusu öncesinde istasyona defalarca gidilmesine rağmen kurumsal kimliklerin sökümüne izin vermeyip, Savcılık soruşturması başlayınca ancak söküme izin vermesi ...Makine’nin, kötü niyetli olarak davrandığının en büyük kanıtı niteliğinde olduğunu, 08.04.2019 tarihinde 26.488,96 tl ariyet faturası ve 3.805,5 TL otomasyon bakım ve tank temizliği faturalarının, müvekkil ... nezdinde bulunan 48.000 TL tutarındaki nakit teminattan mahsup edilerek kalan 17.705,54 TL'nin ilgili bankaya iade edilmiş olduğunu,

Sonuç olarak; banka teminat mektubunun, davacı ... Makine’nin ariyetleri teslim borcu için değil; müvekkil ... Mersin Terminal’inden almış olduğu 146.189,73 TL bedelli akaryakıt borcunu vadesinde ödememesine istinaden bozdurulduğunu ve bayilik sözleşmesinden doğan tüm borçlar için kullanılmış olduğunu, Neticede davacı bayi tarafından davalı müvekkile veriliş amacına uygun bir şekilde bayilik sözleşmesinden kaynaklanacak risklerin teminatı olarak nakde çevrilen banka teminat mektubunun bakiye kısmının şirket hesaplarında nakit teminat olarak tutulduğunu, ayrıca müvekkil şirketin banka teminat mektubunu nakde çevirmesi için önceden yazılı ihtarda bulunmasına ve bildirimde bulunmasına gerek olmadığını, banka teminat mektubunun veriliş amacına uygun riskin gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu bakiye miktarın bir borç olmayıp nakit teminat olduğunu ve nakit teminatın borç olarak değerlendirildiği bir bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu bakiye kısmın sözleşmeden kaynaklanan riskler sonlanmadan davacı tarafa iadesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, aksi durumda banka teminat mektubuna ilişkin ilk risk gerçekleşip riske ilişkin alacak tahsil edildikten sonra bakiye kısmın iade edilmesinin ilgili davacı bayinin teminatsız bir şekilde hukuki ve ticari ilişkiye devam etmesine neden olacağını, bu durumun da hakkın kötüye kullanılmasına karşılık gelmekte olduğunu, mahkemenin gerekçesinde bu hususlara yer vermediğini ve söz konusu şirket kayıtlarında davacı tarafa borç olduğunu kabul ederek hatalı bir şekilde hüküm kurduğunu, Açıklanan nedenlerle ve Mahkeme’ce res’en nazara alınacak sair nedenlerle Yerel Mahkeme Kararı'nın bozulması gerektiğini beyanla; Dosya içeriği ve re’sen nazara alınacak hususlar ışığında; - İstinaf incelemesi neticesinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2021 tarih ve 2018/1219 Esas- 2021/270 Karar sayılı kararının kaldırılarak, esas hakkında talepleri uyarınca davanın reddine karar verilmesini, - İlk derece mahkemesine ilişkin yargılama giderleri de dahil tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen 26/05/2017 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya verilen ve süresi en son 24/05/2019 tarihine kadar uzatılan 24/05/2017 tarihli, ... sayılı ve 200.000,00 TL bedelli teminatın haksız olarak nakde çevrildiği iddiası ile fazladan nakde çevrilen miktarın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında 26/05/2017 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi akdedildiğine, dava konusu teminatın bu sözleşme kapsamında verildiğine ve tarafların cari hesapta mahsuplaşması sonrasında teminat mektubundan davalı tarafından 62.637,05 TL bedelin mahsup edilerek cari hesaptan düşüldüğüne ve davalının kabulüne göre teminat mektubundan bakiye 137.362,95 TL kaldığına ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı da cari hesap borcu düştükten sonra bakiye bedeli talep etmektedir. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel uyuşmazlık; davalı tarafından fazladan nakde çevrilen teminat bedelinin davacıya iade edilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Davalı vekili bakiye bedelin iade edilmemesine gerekçe olarak davacının başka bir icra dosyasındaki borcu için davalıya gönderilen haciz ihbarnamesi uyarınca 85.647,27 TL bedel bloke konulduğunu ve bu bedelin icra dosyasına ödendiğini, davalı tarafından bayilik sözleşmesinin 12/11/2018 tarihinde feshedilmesi sebebiyle iade edilmeyen ariyetlerin teminatı olarak 48.000,00 TL'nin de ariyetlerin teminatı olarak nakit hesapta tutulduğunu beyan etmiştir. Ancak davacının cari hesap borcu için dava konusu teminat davalı tarafından 28/08/2018 tarihinde nakde çevrilmiş, davacı tarafından dava konusu icra takibi 14/11/2018 tarihinde başlatılmış, davacının dava dışı icra dosyasındaki borcu için haciz ihbarnamesi davalıya teminatın nakde çevrildiği tarihten sonra 05/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve bloke edilen bu tutar yargılama sırasında 15/02/2019 tarihinde icra dosyasına aktarılmış ve yine davalı tarafından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 12/11/2018 tarihinde feshedilmiş ve ariyetler için düzenlenen faturalar ve otomosyon bakım ve tank temizliği faturaları davalı tarafından yargılama sırasında düzenlenmiştir. Teminatın paraya çevrildiği tarih itibariyle teminattan bakiye 137.362,95 TL kaldığı davalının kabulünde olduğu gibi, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle nakit teminat sebebiyle 133.674,27 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında taraflar arasında akdedilen istasyonlu bayilik sözleşmesinin 9.4 ve 9.6 maddeleri dikkate alındığında davalı tarafından davacının verdiği teminatı nakit teminat olarak elinde tutması mümkün değildir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak davalı tarafından fazladan nakde çevrilen bedelin hüküm altına alınması isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak Mahkemece dava tarihinde sonra davalının 17.705,54 TL bakiye bedeli teminatı veren bankaya iade etmesine ve buna ilişkin dekontu sunmasına rağmen bu bedelin de infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmemesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2021 tarih ve 2018/1219 Esas - 2021/270 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 133.674,27-TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin 133.674,27-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda % 19,50 avans faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 133.674,27-TL nin % 20 si oranında 26.734,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davadan sonra yapılan 85.674,27-TL ve 17.705,54-TL ödemenin İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 9.131,29-TL nispi karar ve ilam harcından, dava ilk açılırken davacı taraftan peşin alınan 1.617,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.513,37-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.617,92-TL peşin harcın, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 16.649,06-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir olunan 2.638,21 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı, posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 549,90-TL yargılama giderinin, davadaki kabul ret oranına göre; 539,27-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10,65-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 1.542,00-TL yargılama giderinin, davadaki kabul ret oranına göre; 29,84-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 1.512,16-TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 47,00 TL posta gideri olmak üzere; toplam 209,1‬0 TL' nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 14-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.