12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/6257 E. , 2024/325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin, 08/04/2015 tarihli ve 2015/158 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a)bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07/10/2020 tarihli ve 2016/123031 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebebi, süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan sanık müdafinin temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri,
1.Somut olayda, bilinçli taksir unsurları bulunmasına rağmen eksik inceleme sonucu sanık hakkında taksirle öldürmeden hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna,
2.Katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine,
3.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Görüşü; "Sanık, katılan ve tanık beyanları ile yapılan keşif neticesinde suç tarihinde sanığın maktul ve bir kısım tanıklar ile birlikte öğlenden sonraki bir vakitte köyde buluştukları ve birlikte akşam saatlerinde Celepköy Köyü Çayırla Mevkiine domuz avlamaya gittikleri, maktul ...'ın talimatları ile av pozisyonu aldıkları ve birbirlerinden farklı yerlere Hasan'ın talimatları doğrultusunda ayrıldıkları, bir süre sonra Sanık ...'nin yakınında domuz sesi geldiğini duyduğu, telaşlanarak bulunduğu yere yattığı önce Hasan'a sonrasında ise Selahattin'e telefon açtığı, Selahattin'in telefonu maktul ...'ın açtığı ve Sanık ...'ye yönelik olarak "tamam bekle geliyoruz dediği " bir süre sonra çalılıklarının arkasından seslerin gelmesi üzerine Hasan ve Selahattin'in arka tarafından geleceğini düşünen Sanık ...'nin çalılıklardan domuzun geleceğini düşünerek 4 el ateş ettiği, sonrasında ise Hasan'ın vurulduğunun anlaşıldığı,..." belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, domuz avı esnasında ölen ... Balıkçi'nin gösterdiği ağaç üzerinde bulunan bekleme noktasına çıkamadan ses duyması üzerine domuzların geldiğini düşündüğünden yere yattığını, akabinde ölen ... Balıkçi ile yanında bulunan Selahattn Özer'i aramak suretiyle domuzların üzerine geldiğinden bahisle yanına çağırdığını, aradan on dakika kadar zaman geçtikten sonra çalılık alanda karartı gördüğünü ve domuz olduğunu düşünerek ateş ettiğini, ilk el ateşten sonra ses gelmeyip karartılar tarlada gezinince üç el daha ateş ettiğini sonrasında ...'in saçmaların kendilerine geldiğini söylemesi üzerine projektörü alarak yanlarına gittiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve katılma talebinde bulunduklarını beyan etmiş olup haklarında katılma kararı verilmiştir.
4.Dosya içeriğinde mevcut bulunan olay yeri inceleme raporunda, gece yapılan ilk incelemede Emre Kaşıkcı'nın kullandığı BROVNIG marka av tüfeğinin olay mahallinde açıkta bulunduğu, tüfek içerisinde bir adet kullanılmamış fişek bulunduğu, tarladaki otların boyunun 75 cm ile 1 metre arasında olduğunun görüldüğü kaydedilmiş olup gündüz vakti tekrar gelinerek yapılan incelemede ise 4 adet boş av tüfeği kartuşunun bulunduğu, kartuşların bulunduğu yerlerdeki çalılık ve ot boylarının 1.30 ile 1.75 metre arası değiştiği belirtilmiştir.
5.Dosyada mevcut bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığının 14/06/2012 tarihli raporu ile suçta kullanılan tüfeğin BROVNIG Design Italy Prenses 12-76 TS870 NBD ibareleri bulunan, ağaç kundaklı-el kundaklı, namlusu yiv-set ihtiva etmeyen fişek hazneli yarı otomatik doldurmalı av tüfeği olduğu, ateş etmeye engel arızasının bulunmadığı ve olay yerinde bulunan 4 adet boş av fişeği kovanlarının BROVNIG marka sanığın kullandığı tüfekten atıldıklarının tespit edildiği belirtilmiştir.
6.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 20/07/2012 tarihli ekspertiz raporunda, ...'e ait, sağ ön tarafta, pantolon bel kemeri üzerinde kenar dikiş çizgisinden 2.5 cm aşağıda bir adet delik, sağ ön tarafta, bel hizasından 13 cm aşağıda, sağ dikiş çizgisine 11 cm mesafede bir adet delik, sağ arka tarafta, pantolon bel kemeri üzerinde 4 cm uzunluğunda bir adet yırtık, bulunan "rodi jeans" marka, üzerinde tokalı kahverenkli kemer bulunan, kanlı ve yırtık halde, haki renkli, bir adet kot pantolon üzerinde yapılan incelemede, sağ ön tarafta pantolon bel kemeri kısmında yer alan deliğin üzerinde atış artıkları tespit edilmiş olup söz konusu deliğin "uzak atış" sonucu meydana gelen "giriş deliği" olduğu, sağ arka tarafta, pantolon bel kemeri üzerinde 4 cm uzunluğunda bir adet yırtık üzerinde atış artıkları tespit edilmiş olup söz konusu deliğin "yakın atış" sonucu meydana gelen "giriş deliği" olduğu, kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
7.Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi'nin 14/01/2014 tarihli raporunda, ölüme sebebiyet veren ateşli silah yaralanmasına konu atışın yakın atış olup olmadığı hususunda maktule ait giysilerin, olayda kullanılan av tüfeğinin ve olay yerinde bulunan kovanlar ile otopsi sırasında maktulden elde edilen iri saçma tanelerinin tekrardan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi tarafından incelenmesi gerektiği belirtilerek dosya iade edilmiştir.
8.Kovuşturma aşamasında, keşif üzerine düzenlenen 18/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda, yaban domuzu avının iki şekilde yapıldığı biri sürek biri bek avı şeklinde olup, olayda bek avının yapıldığı bunun gün doğarken ya da güneş batarken yapılan ve avcıların pusu kurdukları noktalarda beklemelerine dayalı bir av yöntemi olduğu, av sahasında av bitimine kadar dolaşılamayacağı ancak acil durumda yerini terk eden avcıların sesli ışıklı cihazlar ile dikkat çekecek ölçüde gürültü yapmaları gerektiği, bu avda kullanılacak silahların yivli ve tek kurşun fişek şeklinde olması gerektiği, yivsiz av silahlarında 12 kalibrenin önerildiği, olaydaki gibi dokuz iri saçma tanesi ihtiva eden (şevrotin) dolularda sekmeden kaynaklı kaza riskinin yüksek olduğu belirtilmiştir .
9.Tüm aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen ve olay esnasında ölenin yanında bulunan ..., "... Olay günü Celil, Hasan abi ve Emre abi ile beraber av yapacağımız yere gittik. Burada keçi patikası olarak bilinen bir yerdeki dut ağacının yanında Hasan abi Celil'e sen burada kal şeklinde söyledi. Sonrasında Emre abi Hasan abi ve ben biraz daha aşağı indik. Hasan abi Emre abiye ileride bulunan bir erik ağacını göstererek orada bulunan bir çardakta oturmasını koruluktan domuzların çıkacağını ilk önce Celil'e geleceğini Celil kaçırırsa Emre abinin önünden bize doğru geleceğini tarif etti. Çardağa yakınlaşana kadar beraber yürüdük. Sonrasında Hasan abi ile ben ayrıldık. Bir süre sonra Emre abiden telefon geldi. Bize domuzun geldiğini söyledi. Hasan abi tamam gülüm bekle geliyoruz şeklinde cevap verdi. Ve emre abiye doğru yürümeye başladık yaklaştığımız bir esnada yoldan bir kamyon geçiyordu. Hasan abi çalılıkların yanında kamyonun gürültüsü ile geçelim domuzlar bizi duymasın dedi. Bu sırada silah sesi geldi. Hasan abi vurulduğunu söyledi ve yere düştü. Yaklaşık 4 el ateş edildi. Ben Hasan abinin üzerindekileri çıkartıp neresinden vurulduğunu anlamaya çalıştım sonra yanımıza Emre abi geldi. Hasan abiyi sırtına yüklememi söyledi. Yükledik ve ilerlemeye çalışıyorduk sonrasında ise köylüler geldi ve Hasan abiyi alıp hastahaneye götürdüler. Hasan abi vurulduğunda hava kararmıştı benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
10.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 08/10/2012 tarihli otopsi raporunda; "Kişinin vücudunda 9 (dokuz) adet av tüfeği iri saçma tanesi giriş yarası tespit edilmiş olup oluşturdukları yaralanmanın öldürücü nitelikte bulunduğu ve yara özellikleri ile dağılım alanları dikkate alındığında tümünün tek bir atışla meydana getirilmiş olmasının mümkün olduğu, Av tüfeği saçma taneleri yarası cilt ciltaltı bulgularına göre yaralanmayı meydana getiren atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu, Cesetten makroskobik görünümüne göre muhtemelen 9 mm çaplarında deforme toplam 3(üç) adet iri saçma tanesi elde edildiği, Kişinin ölümünün av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu" kanaati bildirilmiştir.
11.Sanık ... Kaşıkcı'ya ait güncel adli sicil ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE
Suç tarihinde Çatalca ilçesi, Celep köyü'nde Tatlıca mevkii olarak adlandırılan bölgede, köyün batısında yer alan özel şahsa ait arazi sınırları içerisinde, sanık ..., ölen ... ve aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen ... ile ...'ten oluşan arkadaş grubunun domuz avına çıktığı, av öncesi ölen ...'in kişileri arazinin belli noktalarına yerleştirdiği, sanık ...'yı da olay mahallinde bulunan ağaç üzerinde insan yapımı, yerden 175 cm yüksekteki çardağa çıkmak üzere bırakarak yanında bulunan ... ile domuzların kaçma ihtimaline binaen başkaca bir noktaya koğuşlanmak üzere ayrıldıkları bu esnada ...'ün de köye yakın keçi patikası denen bir noktada beklediği,
Sanığın yanından ayrılmalarından bir süre sonra sanığın ve tanık sıfatı ile dinlenen ...'in aşamalardaki beyanları ile de sabit olduğu üzere sanık ... Kaşıkcı'nın ölen ...'i aradığı ve çardağa tırmanadan domuzların geldiğini söylemesi üzerine ölen ile ...'in birlikte arazi üzerinde sanığın bulunduğu noktaya doğru hareket ettikleri bu esnada yerde çalılıklar arasında yatar vaziyette bulunan sanığın su deposu yakınlarından ses geldiğini duyması ve akabinde karartı görmesi üzerine Adli emanetin 2012/116 sayılı sırasında kayıtlı olan ruhsatlı BROVNIG marka, fişek hazneli yarı otomatik av tüfeği ile önce bir el ateş ettiği bağırtı duymayınca üç el daha ateş etmesi sonrası ...'in saçmaların üzerilerine doğru geldiğini söylemesiyle bulunduğu yerden ayrılarak yanlarına gittiğinde ölen ...'i yerde yatar vaziyette bulduğu, ölenin olay mahallinde yaşamını kaybettiği ve Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 08/10/2012 tarihli otopsi raporunda "kişinin ölümünün av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu"nun bildirildiği olayda; AI.Sanık müdafiinin kararın hukuka aykırı olduğu ile Katılan vekilinin somut olayda, bilinçli taksir unsurları bulunmasına rağmen eksik inceleme sonucu sanık hakkında taksirle öldürmeden hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden,
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 18/06/2011 günü yayınlanan 27968 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 14.06.2011 tarihli ve 10 karar numaralı ''2011-2012 yılı Av Dönemi Merkez Av Komisyonu karar metninin Yasaklanan Avlanma ... ve Gereçleri, Yasak Avlanma Usulleri Avlanmada Kullanılması ve Bulundurulması Yasaklanan Araçlar, Gereçler ve Özellikleri ile Avlanma Esasları'' başlıklı 3. bölümünün onuncu fıkrasının (f) bendinde domuz avında kullanılması yasak edilmesine şevrotin diye tabir edilen ve içerisinde 9 adet iri saçma tanesi ihtiva eden fişeği ateşleyerek, yerinden hareket ettiğini bildiği arkadaşının vurulmasına sebebiyet verdiği olayda, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğu dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. AII.Katılan vekilinin, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ekinin ikinci kısmının ikinci bölümünde yer verilen asliye mahkemelerinde vekalet ücretinin 1.500,00 TL olduğu ve kendilerini ortak vekil ile temsil ettiren katılanlar açısından vekalet ücreti bölünemeyeceğinden, katılanlar lehine 1.500,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. AIII. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Kabule göre de,
B. Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksitlerin hangi aralıklarla tahsil edileceği gösterilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52/4 maddesine aykırı hareket edilmesi, V. KARAR
Gerekçe bölümününü A, BI ve BII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin, 08/04/2015 tarihli ve 2015/158 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.