10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/4637 E. , 2023/9493 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2020 tarihli ve 2020/31531 Esas, 2020/96920 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Bursa 13.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/400 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen 25.10.2020 tarihli eylem ile 21.11.2020 tarihli ...'e yönelik eylem yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine, sanığın 21.11.2020 tarihli esrar bulundurma eylemi yönünden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile sekizinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın 09.11.2020 tarihli eylemi ile 21.11.2020 tarihli üzerinde metamfetamin bulundurma eylemi yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.
Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/2995 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması hukuka aykırı bulunarak hükümdeki ilgili paragrafın çıkartılması, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan "15 yıl 7 ay 15 gün ve 1562 gün adli para cezasına" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "12 yıl 6 ay ve 1250 gün adli para cezası" ibaresinin eklenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "1562" ve "31.240,00 TL" ibarelerinin çıkarılarak yerine "1250" ve "25.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
09.11.2020 tarihli olay ve 21.11.2020 tarihli olaylar bakımından sanığın kastının yenilendiği ve ikinci eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararının isabetli olduğu gözetilmeksizin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının hükümden çıkarılması, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı işlem yapılarak hüküm kurulması, sanık hakkında yapılan iletişimin tespiti işlemine ilişkin kararın dosya içinde bulunmaması, 21.11.2020 tarihinde sanığın üzerinden ele geçen esrar ve metamfetamin yönünden eylemin kül halinde değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, eylemin bölünerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5.İletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
6.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu ticaretinin önlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı verilen sanığın 09.11.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan işlem yapılan tanık Cüneyt ile yaptıkları telefon görüşmelerini takiben Yediveren Kültür Sanat Derneği önünde buluştukları, Cüneyt'in ayrılmasından sonra kolluk güçleri tarafından durdurulduğu ve rızaen üzerinde bulunan metamfetamini teslim ettiği; 21.11.2020 tarihinde sanığın ... ile telefon görüşmeleri yaptığı, sonrasında ... ile buluştukları, Yediveren Kültür Sanat Derneği önünde görevlilerce durdurulduğu,
Cumhuriyet Başsavcılığından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramasında üzerinden iki farklı pakette esrar ve şeffaf kilitli paket içinden metamfetamin ele geçirildiği olayda; kriminal raporlar, tutanak tanıklarının beyanı, tape kayıtları, fiziki takip, yakalama ve keşif tutanağı, bilirkişi raporu ile sanığın Cüneyt'e uyuşturucu madde sattığı yerin Barbaros Ortaokulu'na 200 metre mesafeden yakın olduğu ve sanığın aynı suç işleme kastıyla birden fazla kez eylemini gerçekleştirmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğundan mahkûmiyetine; sanığın üzerinde ele geçen esrarın miktarı ve bu maddenin ticaretini yaptığına dair somut delil elde edilemediğinden değişen suç vasfına göre sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 09.11.2020 tarihinde Cüneyt'e uyuşturucu madde ile tek eyleminin sabit olduğu, 21.11.2020 tarihinde sanıktan ele geçen metamfetaminin sanığa atılı suçun tamamlayıcı unsuru olduğu ve zincirleme suça vücut vermeyeceği, bu nedenle sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan aramada sanığın üzerinden ele geçen metamfetamin hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, esrar hakkında da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı hüküm kurulmuş ise de, sanığın uyuşturucu madde kullandığının tıbbi yöntemlerle belirlendiğine ilişkin bir tespitin dosya içinde bulunmadığı anlaşılmakla, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin tamamının ticari amaçla bulundurulduğu gözetilmeksizin sanığın uyuşturucu madde bulundurma eylemi ikiye bölünmek suretiyle hüküm kurulduğu görülerek yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesince; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının çıkarılarak yeniden hüküm kurulabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra eylemlerin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre de;
1.Sanık hakkında yapılan iletişimin tespiti işlemine ilişkin hâkim kararı dosyada bulunmadığından, hâkim kararının aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığın 09.11.2020 günü tanık Cüneyt'e metamfetamin sattığının iletişimin tespiti, fiziki takip, yakalama, tutanak tanıklarının beyanı, bilirkişi raporu ve savunmasıyla sabit olduğu, 21.11.2020 günü sanıktan ele geçen esrar ve metamfetamini ise ... Karabaş ile yaptığı görüşmeye ilişkin tape kayıtları dikkate alındığında ticari amaçla yeniden temin ettiği anlaşılmakla, suç işleme kararını yenilediği hususunda delil bulunmayan sanığın, Cüneyt'ten ele geçen uyuşturucu maddeden ayrı olarak yeni bir uyuşturucu madde temininin söz konusu olduğu, bu ikinci eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/2995 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.