5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/12850 E. , 2010/4307 K.
"İçtihat Metni"Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan beraetine dair, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.12.2005 gün ve 2005/369 Esas, 2005/529 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 252/3 maddesinde rüşvet, “bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması ve yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre rüşvet, menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edilmesiyle tamamlanmış olmaktadır. Ayrıca, “görevin gereklerine aykırı olarak” ibaresi konularak sadece nitelikli rüşvete yer verilmiş, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmeleri rüşvet tanımında çıkarılmış, aynı maddenin birinci fıkrasıyla izlenen suç politikası gereği rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde faillerin suç tamamlanmış gibi cezalandırılması öngörülmüştür. Bu düzenlemelerle rüşvet konusunda anlaşmaya varma veya verme sadece suçun tamamlanması için gerekli sayılmakta, önceki yasadan farklı olarak suça teşebbüse olanaklı hale getirilmekte ve teklif veya vaat etme suç olmaktan çıkarılmamaktadır. Görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçu oluşacaktır.
İddianame ve dosya içeriğine nazaran bıçakla yağma ve görevi yaptırmamak için kamu görevlisine direnme suçlarından aranmakta olan sanığın müşteki polis memurları tarafından yakalandıktan sonra serbest bırakmalarını sağlamak için onlara para ve cep telefonunu vermeyi teklif ettiğinin iddia edilmesi karşısında, yukarıda açıklanan bilgiler ışığında eyleminin sübutu halinde, yakalama işleminin veya sanığın serbest bırakılma isteğinin haklı olup olmamasına bağlı olarak rüşvete teşebbüs veya kamu görevlisine hakaret suçlarını oluşturacağı dikkate alınarak savunmasının alınması, 19.07.2005 günlü olay, yakalama ve el koyma tutanağını düzenleyen görevlilerin bilgisine başvurulması, yakalamaya ve serbest bırakılması için rüşvet teklifine neden olan suçlarıyla ilgili soruşturma sonuçlarının araştırılmasından sonra suçun sübut ve niteliğinin tayin ve takdiri yerine, bunlara ilişkin hiçbir kanıt toplanmadan noksan incelemeyle ve “5237 sayılı TCK.nun 252/3.maddesinde rüşvet suçunun oluşması için tarafların anlaşmaları şartı getirilmiş olup bu husus gerçekleşmediğinden ve rüşvet suçunun unsurları oluşmadığından” gibi yasal olmayan gerekçeye dayanılarak yazılı biçimde beraet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.