12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/7192 E. , 2024/353 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli 2015/91 E. 2016/28 K. sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2020 havale tarihli ve 2016/135260 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kusur durumuna, 5237 sayılı Kanunun 50. maddesinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanunun 51. ve 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Sanık ...'in sevk ve idaresindeki 75 T 0710 plaka sayılı araçla müteveffalar ... ve ...'yı diyalize götürmek için Çıldır'dan yola çıktıkları, Ardahan-Çıldır devlet karayolunun 40+300 kilometresine geldiğinde sanığın önünde seyreden tırı geçmek için kontrolsüz şekilde karşı şeride geçtiği, bu esnada karşı istikametten gelen müşteki ...'ın kontrolündeki 08 DH 742 plaka sayılı ... ile çarpıştığı, çarpışma neticesinde Türkan ve Naim'in vefat ettiği, Zafer'in ise alınan adli tıp raporuna göre basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek ve vücutta orta (3) derecede kırık oluşturacak şekilde yaralandığı, dosya kapsamıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda sanık ...'in asli kusurlu olduğu, Zafer'in ise kusursuz olduğunun anlaşıldığı, sanığın suç tarihi itibariyle geçerli ve kullanımda olan bir ehliyete sahip olduğunun anlaşıldığı, kovuşturma aşamasında müteveffaların ailesinin ve Zafer'in sanıktan şikayetçi oldukları tüm dosya kapsamından anlaşılmakla
Her ne kadar sanık kusurlu olmadığını, yolun çok tozlu olduğunu, yolun durumunun çok kötü olduğunu iddia ederek beraatini istemiş ise de, tüm dosya kapsamı, olayın oluş şeklinin gösteren kaza tespit tutanağı ve bu tespit tutanağı ile uyumlu şekilde İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık ...'in olay günü önünde ilerleyen kamyonu geçmek kastıyla sol şeride geçtiği fakat bu geçiş esnasında karşı istikameti kollamadığı ve gözetlemediği, bu nedenle karşı istikametten gelen müşteki ...'ın yönetimindeki araçla çarpıştığı dikkate alındığında, sanığın olay esnasında iki yönlü yola dönüştürülen ve yaklaşımında da geçme yasağı olduğu yatay işaretleme ile tespit edilen yolda geçme yasağı kuralına aykırı olarak kurallara aykırı davranmak suretiyle asli kusurlu olduğu, kazada Zafer'in herhangi bir kusuru olmadığı anlaşılmakla, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tipik savunmasına itibar edilmemiştir." şeklindedir.
2....'nın trafik kazası ile olması mümkün göğüs travmasının neden olduğu göğüs içi kanama ve akciğer doku harabiyeti sonucu öldüğü , ...'nın genel beden travmasına bağlı ekstremite kırıkları ile birlikte yumuşak doku içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, katılan ...'ın hayat fonksiyonları orta 83) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağında, Ardahan istikametinden Çıldır yönüne seyir halinde olan ...'ın sevk ve idaresindeki ticari taksi ile olay mahalline geldiğinde karşı yönden gelen ...'ın idaresindeki otomobilin şeridine geçmesi sonucu kafa kafaya çarpışmaları şeklinde olayın meydana geldiği, kazanın meydana geldiği yolda yapım ve onarım çalışması yapılmakta olduğu, yoldaki sürücüleri bilgilendirecek levhaların mevcut olduğu, otomobil sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g maddesinde belirtilen ASLİ kusurlardan “Şeride Tecavüz Etme” kuralını ihlal ettiği, ...'ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
4.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09.12.2015 tarihli raporda kusur tespiti; "1- Sanık sürücü ..., idaresindeki ... ile yol yapım çalışması nedeni ile gerekli işaretleme yapılarak iki yönlü yola dönüştürülen ve yaklaşımında geçme yasağı olduğuna ilişkin yatay işaretleme de bulunan yolda, geçiş yasağına ve stabilize zemidnen kalkan toz bulutunun görüşnü engellemesine rağmen önünde kendisiyle aynı yönde arda arda seyretmekte olan araçları geçme teşebbüsünde bulunarak kurallara aykırı hareket etmiş, bu haliyle hatalı sollama yapması sonucu yolun sol şeridine girip karşı istikametten gelmekte olan sürücü ... yönetimindeki aracın önünü kapayarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle asli kusurludur.
2.İdaresindeki ... ile yol yapım çalışması nedeni ile iki yönlü trafiğe açılan stabilize zeminli yolda seyrini sürdürürken karşı istikametten toz bulutuna rağmen hatalı sollamayla seyir şeridine geçen sanık yönetimindeki araçla çarpışması sonucu karıştığı kazada, olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı davranışının olmadığı ve mevcut şartlarda alabileceği başkaca bir önlemin bulunmadığı anlaşılan sürücü ..., meydana gelen olayda, kusursuzdur." şeklinde yapılmıştır.
5.Sanığın savunması "Ben olayla ilgili savcılıkta ifade vermiştim, ifademi tekrar ederim. Benim şahitlerim vardır, yolun çok tozlu olduğuna ilişkin olarak şahitlerim vardır, kaza çok kısa bir zamanda gelişti, yolun durumu çok kötüydü, bu olayı gören şahitlerim var, bizi arabadan kaza anında geri çıkaran kişiler vardır, başka bir diyeceğim yoktur, dedi." şeklindedir.
6.Ölenlerin yakınları ve olay nedeniyle yaralanan ... sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
7.Katılan ...'ın beyanı "Ben 30/05/2015 günü öğlen saat 13.00 sıralarında Çıldır ilçesinden Ardahan merkez istikametine 08 DH 742 plakalı aracımla, dayım olan Hamit NAVDAR ile birlikte gidiyorduk. Hanak-Çıldır köprüsüne yaklaşırken karşı yönden gelen kamyon köprüyü geçtikten sonra arkasından gelen tır kamyonu sollamak üzere benim şeridime girerek kamyonu solluyordu. Bende bunu gördüğümden yavaşladım tırın kamyonu geçmesini bekliyordum. En sağ şeride girerek tırın sollamasında kolaylık sağlıyordum. Ancak tırın arkasından gelen ticari taksi dar ve stabilize yolda hatalı sollamaya çıktığı için hiç fren de yapmadan geldi bana çarptı. Araçta yanımda olan dayım Hamit Navdar başından yaralandı. Benim de kuyruk sokumumda çatlak ve kaburgalarımdan birinde çatlak birinde de kırık meydana geldi. Kaza sonucu aracım kullanılamayacak hale geldi. Ben sigorta şirketimden aracımın pert olmasından dolayı ücretimi aldım. Ben taksi şoföründen şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır." şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Dosya içeriğine göre, meskun mahal dışında, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki ticari taksi ile yol yapım çalışması nedeni ile gerekli işaretleme yapılarak iki yönlü yola dönüştürülen ve yaklaşımında geçme yasağı olduğuna ilişkin levha da bulunan stabilize kaplama çıkış eğimli yolda seyir halindeyken geçiş yasağına ve stabilize zeminden kalkan toz bulutunun görüşnü engellemesine rağmen önünde kendisiyle aynı istikamette ilerlemekte olan kamyonu geçmek maksadıyla sol şeride geçtiğinde , karşı istikametten gelmekte olan katılan sürücünün idaresindeki otomobil ile yolun sol şeridinde karşılıklı çarpışması neticesinde iki kişinin öldüğü bir kişinin nitelikli şekilde yaralandığı, olay mahallinin yaklaşımında sanığa hitaben sollama yasağı, taş sıçrayabilir, azami hız 50 km ve iki yönlü yol trafik levhalarının mevcut olduğu anlaşılmakla, sanığın geçiş yasağına ve stabilize zeminden kalkan toz bulutunun görüşnü engellemesine rağmen önündeki araçları geçme teşebbüsünde bulunarak kurallara aykırı hareket etmesi ve hatalı sollama yapması sonucu yolun sol şeridine girip karşı istikametten gelen aracın önünü kapayarak kazanın meydana gelmesine asli kusurlu olarak neden olduğu anlaşıldığından mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiş sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mahkemece; kazada sanığın tam kusurlu olması, kaza neticesinde oluşan zararlar ve kaza neticesinde müştekilerin sanığa karşı tutumları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık hakkında TCK'nın 50 maddesinin uygulanmamasında ve verilen cezanın miktarı dikkate alınarak şartları oluşmadığından TCK'nın 51. ve CMK 'nın 231. maddelerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli 2015/91 E. 2016/28 K. sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.