10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2024/651 E. , 2024/17141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 13.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/350 Esas, 2021/10 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 18.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/411 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.
Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/3258 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.
Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.06.2023 tarihli ve 2022/11375 Esas, 2023/5933 Karar sayılı kararı ile; "...sanığın 14.07.2019 tarihli eylemi sabit ise de; 19.11.2019 tarihli eylemde sanığın evinde yapılan arama ile ilgili usulüne uygun olarak verilmiş arama kararı veya yazılı arama emri bulunmadığından sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi," ile "...Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli, 2014/1065 Esas ve 2016/43 Karar sayılı 2,240,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyetin kesin nitelikte olup temyiz yeteneği bulunmadığından tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi..." nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Bakırköy 18.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/304 Esas, 2023/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 26.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. III. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun 2020/2443 sırasında kayıtlı Samsung marka cep telefonunun ve bu telefona takılı sim kartın suçta kullanıldığına dair kuşku sınırlarını aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının on ikinci bendinde yer alan "...ve suçta kullanıldığı anlaşılan Samsung marka beyaz renkli tuşlu cep telefonu ve bu telefona takılı sim kartın TCK 54/1. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, aynı sırada kayıtlı bir adet gold renkli dokunmatik ekran cep telefonu ve bu telefona takılı sim kartın suçta kullanıldığına ilişkin delil bulunmadığından kararın kesinleşmesinden sonra sanığa İADESİNE" ibaresinin çıkarılarak yerine, "Adli Emanetin 2020/2443 sırasında kayıtlı" ibaresinden sonra gelmek üzere "cep telefonları ve bu telefonlara takılı sim kartların suçta kullanıldıklarına ilişkin delil bulunmadığından kararın kesinleşmesinden sonra sanığa İADELERİNE" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.