Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1001
Karar No
K. 2024/50
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1001
KARAR NO: 2024/50
DAVA: İstirdat
DAVA TARİHİ: 23/10/2023
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili ile davalı 14.04.2023 tarihinde "....com" isimli internet sitesinin front-end işinin yapılması hususunda sözel olarak anlaştıklarını, bu iş kapsamında, davalının müvekkiline tasarımı hazır olarak alacağını, müvekkilinin yalnızca satın alınan hazır tasarımı yönetim paneline bağlayacak iş ve işlemlerin yapılması hususunda anlaştığını, bu iş kapsamında müvekkili tarafından davalıya 4.000,00-TL bedel fiyat teklifi yapılmış, iş başlamadan önce 2.000,00-TL ve sonrasında 2.000,00-TL şekilde anlaştıklarını, Davalının müvekkiline söz konusu iş için 2.000,00-TL bedel gönderilmiş ve ardından müvekkilin söz konusu işi 2 hafta içerisinde tamamladığını ve kalan 2.000,00-TL bedelin davalı tarafından ilgili iş kapsamında müvekkiline ödendiğini, ilgili işlerin tamamlanması sonrası 05.06.2023 tarihinde davalı tarfaından Müvekkiline bu kez .... San. Tic. Ltd. Şti. ye ait e-ticaret sitesi olan "www....com" isimli site için yine tasarım hazır olarak alınacak müvekkili tarafından ilgili yazılım işlemleri yapılacağı şekilde anlaşıldığını, müvekkili tarafından ilgili işe 15.000,00-TL ücret teklifi ve 30 gün süre (işin tamamlanması) verildiğini, davalı tarafından ilgili ücret ve süre kabul edilmiş ve ilk ödeme 10.000,00-TL'nin Müvekkiline ödendiğini, ilgili E-ticaret sitesi için, 05.06.2023 tarihinde herhangi bir tasarım Müvekkiline iletilmemiş olduğundan Müvekkili tarafından ilgili işlemlere başlanılamadığını, müvekkili ile bir daha iletişim sağlanmadığını, müvekkili aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı dosyasından WEB Tasarım İşleminin Yerine Getirilmemesinden Kaynaklanan Alacak açıklaması ile 16.500,00-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 16.500,00-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili ile davacı taraf web sitesi yapımı adı altında "....com" adlı internet sitesi üzerinden tanışarak anlaşma sağlamış daha sonrasında birbirlerinin telefon numaralarını alarak .... üzerinden iletişime geçtiklerini, müvekkili ile davacı arasında ....com ve .... adlı uygulama üzerinden yapılan konuşmalar ve şifahen yapılan anlaşma neticesinde davacı taraf kısa sürede siteleri tamamlayacağını ve bu konuda herhangi bir aksama yaşanmayacağını müvekkiline ilettiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında şifahen yapılan görüşme ve ekte sunulan yazışmalardan görüleceği üzere davacının bu hususta anlaşma yapılırken hiçbir itirazda bulunmadığını, veyahut herhangi ek bir ücret talep edeceği yönünde bildirimde bulunmadığını, davacı taraf yapacağı işi süresinde yapamama nedeni olarak müvekkilinin ayrı istekleri olduğunu öne sürse de, yarım şekilde yapmış olduğu web sitelerindeki hatalar işin süresinde tamamlanamamasına neden olduğunu, müvekkilinin işin en başından itibaren davacı tarafla sözleşme yapmak istediğini, ancak davacı taraf hiçbir şekilde sözleşme yapma işine yanaşmadığını, .... uygulaması üzerinden yapılan aşağıdaki yazışmalardan da davacı tarafın sözleşme konusu açıldığında "Herkesin kendine göre derdi var" cümlesinden de bu durum açıkça görüleceğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Büyükçekmece Vergi Dairesi, Esenyurt Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı davalı ile aralarında sözlü anlaşmaya uyulmadığından bahisle davalıya Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün dosyasında cebri icra tehdidi altında ödediği bedelin istirdadını talep etmiştir.

İstirdat davasına konu icra takip dosyasındaki alacak konusu incelendiğinde; "web tasarım işleminin yerine getirilmemesinden kaynaklanan alacak" şeklinde belirtildiği, dava konusu itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. Nispi ticari dava olup olmadığının tespiti bakımından tarafların tacir olup olmadıkları konusunda araştırma yapılmış olup yapılan araştırma sonucunda davalının tacir olduğu, ancak davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının tacir sıfatının bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı, nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

3.6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlen- dirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/01/2024 Katip ... ¸ Hakim ... "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog