10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/11260 E. , 2023/13611 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava, Kurum işleminin iptali istemine, birleşen dava ise hizmet tespiti istemine ilişkin olup davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dava davalısı ... Sitesi Yönetimi vekili ve davalı/birleşen davada fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin dört bölümden müteşekkil site yönetimi olduğunu, 1006903 sicil no.lu işyeri dosyasında işlem gördüğünü, davacı tarafından site işlerinde çalıştırılmak üzere dava dışı Mehmet Kartepe’nin istihdam edildiğini, adı geçenin ücret ve hizmetlerinin yasalara uygun olarak Kuruma bildirildiğini, site içerisinde bazı kişilerin kendi özel işlerini üçüncü kişilere yaptırdığını, bu durumun site yönetimince engellenmesinin mümkün olmadığını, yapılan işlerden davacı yönetim haberi olmadığını, site içerisinde dördüncü kısım olarak belirlenen mahalde ikamet eden şahısların kendi işlerinde dava dışı ... isimli bir şahsa yaptırdıklarını, adı geçen şahsın hizmetlerinin bildirilmediği hususunda Kuruma şikayette bulunduğunu, davacı Kurum denetmenliğince yasalara aykırı bir şekilde düzenlenen raporla adı geçenin kayıt dışı çalıştırıldığının tespit edildiğini, söz konusu tespite ve uygulanan idari para cezalarına itiraz ettiklerini, itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davacı yönetimin idare ettiği sitedeki tüm sigortalıların hizmetlerini yasalara uygun olarak bildirilen işçi tarafından yerine getirildiğini, başka bir sigortalı çalıştırılmasına ihtiyaç duyulmadığını, kayıt dışı çalıştırıldığı hususunda şikayetçi olan dava dışı ...’in sitenin genel işlerinde çalıştırıldığına dair bir iddiasının bulunmadığını, tanık beyanlarıyla da bahsi geçen şahısla davacı taraf arasında hizmet akdi bulunmadığının anlaşılabileceğini, bazı site sakinlerinin kendi şahsi işlerini yaptırmak amacıyla birini çalıştırmalarının site yönetimi tarafından engellenemeyeceğini, bildirilmeyen hizmetlerden dolayı davacı tarafın sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu Kurum işleminin sosyal hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını, davalı Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporun aksinin kanıtlanabileceğini belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptalini, dava dışı ...’in davacı site yöneticiliği nezdinde çalıştırılmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen 2020/275 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Site Yöneticiliği nezdinde 01.04.2000 – 03.07.2017 tarihleri arasında bahçıvan ve kapıcı olarak hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı site yönetiminin ... sicil sayılı dosyada site bekçiliği faaliyetlerinde bulunmak üzere 01.05.2006 tarihinde tescil edildiğini, davacı işyeri hakkında Başbakanlık İletişim Merkezi ve Çalışma Hayatı İletişim Merkezi aracılığıyla şikayette bulunulduğunu, söz konusu şikayetlerde dava dışı ...’in 2000 yılından itibaren davacı site nezdinde sigortasız çalıştırıldığının ifade edildiğini, davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 31.07.2019 tarihli ve 2019/CE/41 sayılı rapora göre, dava dışı ...’in davacı site yöneticiliği tarafından çalıştırıldığının tespit edildiğini, davacı tarafça adı geçen hakkında yasal süresinde gerekli bildirimlerin Kuruma yapılmaması nedeniyle davacıya 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin e/2 bendi uyarınca 12.177,00 TL, e/5 bendi uyarınca 22.701,00 TL ve 5510 sayılı Kanun'un 8 inci ve 86 ncı maddeleri gereğince 54.004,00 TL tutarında idari para cezaları uygulandığını, davacı tarafça söz konusu cezalara itiraz edildiğini, itirazın Kurum tarafından reddedildiğini, davacı tarafından belirtilen idari para cezalarına ... İdare Mahkemesinin 2020/125 E. ve 2020/226 E. sayılı dosyaları üzerinden yürütmeyi durdurma istemli dava açıldığını, yürütmeyi durdurma talebinin Mahkemece reddedildiğini, davaların henüz sonuçlanmadığını, davalı Kurum tarafından yapılan denetimin 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine uygun olarak yerine getirildiğini, denetim raporlarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olduğunu, davacı tarafın bir yandan dava dışı sigortalının çalışmalarından haberdar olunmadığını belirtirken diğer taraftan bazı kişiler tarafından çalıştırıldığını belirtmesinin çelişkili bir durum yarattığını, davacının dava dışı ...’in site yöneticiliği adına çalışmadığı iddiasının sorumluluktan kurtulma amacına taşıdığını, site yönetimince düzenlenen işyeri karar defterinde farklı bölümlerden söz edilmediğini, tek bir karar defteri bulunduğunu, bir site içerisinde çalışan kişilerin hak ve sorumluluklarına ilişkin olarak sadece hizmet alanların sorumlu tutulamayacağını, somut olayda tek bir yöneticilik çatısı altında faaliyetlerini sürdüren bir sitede hizmet veren bir çalışandan yönetimin hizmet almadığı savunularak site yönetiminin sorumlu tutulamayacağı iddiasının hukuken mümkün olamayacağını, davacı tarafın iddiasının yazılı belge niteliği taşıyan delillerle ispatlanabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen 2020/275 Esas sayılı dosyasında davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde ve husumet itirazında bulunduklarını, ... sitesinin 2001 yılında kooparatif olarak maliklere teslim edildiğini, 2007 yılında ise kooparatif feshedilerek siteye dönüştürüldüğünü, davacının 2000 yılından 2018 yılına kadar ... Sitesinde çalıştığını iddia etmiş ise de davaya konu sitenin varlığı dahi bulunmazken davacının 2000 yılından beri çalıştığını iddia etmesinin gerçeği yansıtmadığını, ... sitesi olağan tarafınca alınan 31.03.2013 tarihli karar uyarınca genel kurul toplantısında sitenin dört ayrı bölümüne ayrılmasına karar verildiğini söz konusu kararı ilişkin kararın site defterinde yer aldığını, bu karar uyarınca davacının çalıştığı alanın 3. grup olarak adlandırıldığını, ... sitesi Yöneticiliği tarafından alınan karar uyarınca davacının 3. grupta yaşayan 10 kişiye hizmet verdiğini, davacı ...'in maaş ve ücret alacaklarının ...
3.bölümünde yaşayan 10 kişi tarafından karşılandığını, bu hususta davacı BİMER'e şikayet etmiş ise de davacının dava dilekçesi ile şikayet dilekçesinin çeliştiğini ve açılan bu davanın kötü niyetli olduğunu, ... sitesinin toplamda 43 kişiden oluşmakta iken siteden 10 kişiye hizmette bulunduğunu ve maaş ödemelerinin bu kişilerden aldığını, davacının sitenin tamamına hizmet etmediğini ve site adına yapılan yazılı veya sözlü bir anlaşma bulunmadığından davacının ... sitesini davalı olarak göstermesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 03.07.2017 – 03.07.2018 tarihleri arasında çalıştığının SGK denetmenliğince tespit edildiğini, davacı adına 1006903 sicil no.lu davalı işyeri üzerinden Kuruma gönderilen işe giriş bildirge, bordro vb. nitelikte belge olmadığını, davacının 2008 yılında 10 gün süreyle dava dışı Ayhan Hatipoğlu ünvanlı işyerinde çalıştığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının asıl davasının reddi ile Mahkemenin birleşen 2020/275 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne,
1.Davacının 01.04.2000 ile 13.06.2008 tarihleri arasındaki talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2.Davacının 14.06.2008-13.07.2017 tarihleri arasındaki talebi yönünden; 2008 yılı Haziran 17 gün, 2008 yılı Temmuz 30 gün, 2008 yılı Ağustos 30 gün, 2008 yılı Eylül 30 gün, 2008 yılı Ekim 4 gün, 2008 yılı Kasım 4 gün, 2008 yılı Aralık 4 gün asgari prime kazanç üzerinden 2009 yılı Ocak 4 gün, 2009 yılı Şubat 4 gün, 2009 yılı Mart 4 gün, 2009 yılı Nisan 4 gün, 2009 yılı Mayıs 30 gün, 2009 yılı Haziran 30 gün, 2009 yılı Temmuz 30 gün, 2009 yılı Ağustos 30 gün, 2009 yılı Eylül 30 gün, 2009 yılı Ekim 4 gün, 2009 yılı Kasım 4 gün, 2009 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2010 yılı Ocak 4 gün, 2010 yılı Şubat 4 gün, 2010 yılı Mart 4 gün, 2010 yılı Nisan 4 gün, 2010 yılı Mayıs 30 gün, 2010 yılı Haziran 30 gün, 2010 yılı Temmuz 30 gün, 2010 yılı Ağustos 30 gün, 2010 yılı Eylül 30 gün, 2010 yılı Ekim 4 gün, 2010 yılı Kasım 4 gün, 2010 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2011 yılı Ocak 4 gün, 2011 yılı Şubat 4 gün, 2011 yılı Mart 4 gün, 2011 yılı Nisan 4 gün, 2011 yılı Mayıs 30 gün, 2011 yılı Haziran 30 gün, 2011 yılı Temmuz 30 gün, 2011 yılı Ağustos 30 gün, 2011 yılı Eylül 30 gün, 2011 yılı Ekim 4 gün, 2011 yılı Kasım 4 gün, 2011 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2012 yılı Ocak 4 gün, 2012 yılı Şubat 4 gün, 2012 yılı Mart 4 gün, 2012 yılı Nisan 4 gün, 2012 yılı Mayıs 30 gün, 2012 yılı Haziran 30 gün, 2012 yılı Temmuz 30 gün, 2012 yılı Ağustos 30 gün, 2012 yılı Eylül 30 gün, 2012 yılı Ekim 4 gün, 2012 yılı Kasım 4 gün, 2012 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2013 yılı Ocak 4 gün, 2013 yılı Şubat 4 gün, 2013 yılı Mart 4 gün, 2013 yılı Nisan 4 gün, 2013 yılı Mayıs 30 gün, 2013 yılı Haziran 30 gün, 2013 yılı Temmuz 30 gün, 2013 yılı Ağustos 30 gün, 2013 yılı Eylül 30 gün, 2013 yılı Ekim 4 gün, 2013 yılı Kasım 4 gün, 2013 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2014 yılı Ocak 4 gün, 2014 yılı Şubat 4 gün, 2014 yılı Mart 4 gün, 2014 yılı Nisan 4 gün, 2014 yılı Mayıs 30 gün, 2014 yılı Haziran 30 gün, 2014 yılı Temmuz 30 gün, 2014 yılı Ağustos 30 gün, 2014 yılı Eylül 30 gün, 2014 yılı Ekim 4 gün, 2014 yılı Kasım 4 gün, 2014 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2015 yılı Ocak 4 gün, 2015 yılı Şubat 4 gün, 2015 yılı Mart 4 gün, 2015 yılı Nisan 4 gün, 2015 yılı Mayıs 30 gün, 2015 yılı Haziran 30 gün, 2015 yılı Temmuz 30 gün, 2015 yılı Ağustos 30 gün, 2015 yılı Eylül 30 gün, 2015 yılı Ekim 4 gün, 2015 yılı Kasım 4 gün, 2015 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2016 yılı Ocak 4 gün, 2016 yılı Şubat 4 gün, 2016 yılı Mart 4 gün, 2016 yılı Nisan 4 gün, 2016 yılı Mayıs 30 gün, 2016 yılı Haziran 30 gün, 2016 yılı Temmuz 30 gün, 2016 yılı Ağustos 30 gün, 2016 yılı Eylül 30 gün, 2016 yılı Ekim 4 gün, 2016 yılı Kasım 4 gün, 2016 yılı Aralık 4 gün, asgari prime kazanç üzerinden 2017 yılı Ocak 4 gün, 2017 yılı Şubat 4 gün, 2017 yılı Mart 4 gün, 2017 yılı Nisan 4 gün, 2017 yılı Mayıs 30 gün, 2017 yılı Haziran 30 gün, 2017 yılı Temmuz 1 gün asgari prime kazanç üzerinden 1006903 sicil numaralı davalı ... Site Yönetimi ünvanlı işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Birleşen dosyada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 14.06.2008 tarihinden önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığından bahisle ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacı müvekkilinin, davalı sitede çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmasına rağmen mevsimlik çalıştığının kabulü kararının da eksik inceleme sonucu verildiğinden bu kararı kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Asıl dosyada davacı ... Site Yönetimi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili site yönetimi nezdinde çalışmasının bulunmamasına rağmen mahkemenin ret kararı verdiğini, hukuk davalarında taleple bağlılık ilkesinin mevcut olduğunu, talebi aşacak şekilde karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının çalışmadığına dair yazılı beyanlarına rağmen mahkemenin amir hükümlerine aykırı karar verdiğini, bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin işçilik alacakları konusunda uzman olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davasının kabulünü istemiştir.
3.Davalı/Birleşen dosyada fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kurum kayıtlarında görünmeyen sürelerinin sigortalı hizmet olarak tespiti yönündeki talebin kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan raporda ve bu rapor doğrultusunda tesis edilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve özellikle yönetim karar defteri incelendiğinde dava konusu sitenin farklı parseller üzerinde kurulmuş olsa da ortak bir site yönetiminin olduğu, kararların birlikte alındığı ve çalışan işçilerin de ortak işyeri üzerinden bildirimlerinin yapıldığının anlaşılmış olması dikkate alındığında Kurum işleminde isabetsizlik olmadığı, davacının 04.06.2008-13.06.2008 tarihleri arasındaki dava dışı işyerinden bildirilen çalışmalarının hak düşürücü süreyi kestiği, davacının yaptığı işin mahiyeti nazara alındığında Mahkemece hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı/birleşen davada davalı ...
Yönetimi vekili ve davalı/birleşen davada fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... Sitesi vekili temyiz dilekçesinde ;istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Asıl davada davalı/birleşen davada fer' müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde ;istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada Kurumca ... adına tespit edilen çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, birleşen dava ise hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesi ve ilgili yasa maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olupasıl davacı/birleşen dava davalısı ... Sitesi Yönetimi vekili ve davalı/birleşen davada fer' müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.