Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/47
Karar No
K. 2024/182
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/47 Esas
KARAR NO: 2024/182
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/01/2017
KARAR TARİHİ: 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ... A.Ş olan, lehtarı müvekkili olan, 30/11/2016 tarihli , ... Bankası Beylikdüzü Şubesine ait 287.000-TL ve 42.000-TL bedelli çeklerin lehtar müvekkilinin elinden rızası hilafında hırsızlık ve dolandırıcılık yolu ile alındığını ve...CBS'na suç duyurusunda bulunulduğu ve...CBS'nın...soruşturma nolu dosyası ile soruşturma başlatıldığını, çeklerin lehtarı konumunda olan müvekkilinin Bakırköy ...ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile çeklerin iptali için dava açıldığını ve teminat yatırılarak ödemeden men yasağı kararı alındığını, ancak söz konusu çeklerden 42.000-TL bedelli çekin , hayali ve gerçek olmayan cirolarla çeki elinde bulunduran davalı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, icra takibinde keşideci ... A.Ş. Lehtar olan müvekkili ... Ltd. Şti.ve diğer cirantalar borçlu olarak gösterildiğini, söz konusu takipte alacaklı olarak gözüken davalının, keşideci ... A.Ş'nin ve lehtar olan müvekkili şirketin Türkiye'nin büyük ve yerleşik firmalarından olması nedeni ile haciz baskısı ile icra dosyasından tahsilat yapmayı amaçladığını, alacaklı gözüken davalının keşideci ve özellikle çeki elinde iken çaldıran lehtar müvekkilinin şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, 42.000-TL bedelli çek müvekkilinden çalındıktan sonra müvekkili ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan firma veya şahıslara ciro edildiği ve son ciranta ... tarafından Türkiye ... Bankası Kurtköy Şubesine ibraz edildiğini, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini ve çekin akıbetini yetirince soruşturmadığından bahisle davanın kabulünü, müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve hukuka aykırı işbu takibin tedbiren durdurulmasını, dava ve takip konusu çekin meşru hamili davacı olduğundan çekin istirdatı ile müvekkiline verilmesini, icra takibinin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği görülmüştür. TAHKİKAT,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davacının lehtar olduğu takibe ve davaya konu 42.000 TL değerinde olan senet nedeni ile borçlu olunmadığını tespiti ile senedin istirdatı istemine ilişkindir.

Mahkememizce celp edilen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davalı tarafça davacı ve dava dışı diğer borçlular aleyhine senet alacağına istinaden faizler dahil toplam 46.746,29-TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan icra takibinden ibaret bulunduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce celp edilen... CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyasının yapılan tetkikinde; atılı suçların belgede sahtecilik ve dolandırıcılık olduğu, davalının bilgi sahibi olarak yer aldığı ve dosyada şüpheli olarak davalının adının geçmediği görülmüştür. Davaya konu çekin incelenmesinde keşidecinin dava dışı ...A.Ş, lehtarı ve ilk cirantanın davacı olduğu arada başka cirantaların bulunduğu ve son olarak senedin davalıya geçtiği, bedelinin 42.000 TL olduğu görülmüştür. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Gerek dava dosyası içeriği, gerekse davacı şirketin Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığım inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.

1.Davacı şirkete ait ticari defterlerinin HMK'nun 222/3.maddesi gereğince TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı , açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,

2.Davalı yan, inceleme gün olan 15/04/2022 saat 14:30'da Ticari Defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talep etmediğinden davalı yana ait ticari defter incelemesi yapılamadığı,

3.Dava konusu olan 30/11/2016 vadeli, ... numaralı ... Kredi Bankasına ait 42.000,00-TL miktarındaki çekin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almadığı,

4.Davacı şirketin kendinden sonraki cirantalar olan; ..., ...Ltd. Şti., ..., ... A.Ş ve ... ile ticari ilişkilerinin bulunmadığı, davaya konu çek alış veriş ilişkileri olmadığı,

5.Davalının davaya konu çek nedeni ile davacıdan alacaklı olmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuştur. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacının lehtarı olduğu, davaya konu senette açıkça imzaya itiraz edilmediği görülmüştür.

TTK’nın 792. maddesine göre; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür".

TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.

Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. ( Emsal Karar İstanbul BAM 12. H.D 2021/1611 esas 2024/473 karar)

Tüm bu gerekçeler ışığında; davaya konu senedin davacının defter kayıtlarında yer almadığı, bu sebeple davacının hangi ticari ilişki kapsamında senedi almış olduğunun tespit edilemediği, davacının senetteki kendi imzasını açıkça inkar etmediği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalının yetkili hamil olduğu, davacı tarafça; davalının senedi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu hususlarının ispatlanamadığı, zira davacı ile davalı arasında başka cirantaların da bulunduğu ve bu nedenle zaten taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmasının beklenemeyeceği, davacı ile kendinden sonraki ciranta arasında bir ticari ilişki olup olmadığının davalı tarafça bilinmesinin mümkün olmadığı, senette davacı ile davalı arasında 4 farklı ciro daha bulunduğu, davalının ceza yargılaması dosyasında şüpheli olarak da yer almadığı anlaşılmakla; sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Davacı tarafından yatırılan 798,31-TL peşin harçtan alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 370,71-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.