9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış olduğunu, yetkili icra daireleri ve mahkemelerin İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, bu minvalde yapılan yetki itirazı hukuka aykırı olduğunu ve reddinin zorunluluk arz ettiğini, davalı tarafın icra müdürlüğüne sunmuş olduğu icra takibine itiraz dilekçesinde müvekkili nezdinde doğan herhangi bir borcu bulunmadığına ilişkin iddialarının kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olduğunu işbu haklı davalarının kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkili firma “işveren” ile “alt yüklenici” davalı taraf aralarındaki 24.03.2021 tarihli sözleşmenin Madde 2. kapsamında; “ İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. 106 ada, 18 Parselde ve adreste bulunan yapının müteahhitliğini yapan işverene ait 3.Maddede belirtilen işlerin alt yüklenici tarafından yapım işi” hususunda anlaştıklarını, buna göre, sözleşme bedeli olan 100.000,00-TL karşılığında yukarıda belirtilen adreste bulunan yapının merdiven korkuluğu, balkon korkuluğu, bahçe korkuluğu ve bahçe kapılarının davalı tarafından yapılacağı hususu işbu sözleşme uyarınca açık olduğunu, yine aynı şekilde, müvekkili ile davalı taraf arasındaki sözleşmenin 24.03.2021 tarihinde imzalanmış olduğunu, sözleşmenin süresi imza tarihinden itibaren 1 ( bir) ay olarak belirlendiğini, sözleşme imzalanma tarihinden itibaren 1 ay içerisinde davalı tarafın işi tam ve eksiksiz bir biçimde yapacağı ve süre sonunda işi tamamlayıp teslim edeceği konusunda taraflarca mutabık kalındığını, fakat, mezkur sözleşmenin 3. Maddesi çerçevesinde davalı tarafından “İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. 106 Ada, 18 Parselde” bulunan yapının merdiven korkuluğu, balkon korkuluğu, bahçe korkuluğu ve bahçe kapılarının yapım işini sözleşmenin tanzim tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde ifa edeceğini taahhüt edilmiş ise de bu yükümlüğünü yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, taraflar arasında imza edilen Sözleşme hükümleri ifa edilmemesi nedeni ile davacı iş bedeline mahsuben ödediği bedelin tahsiline karar verilmesi gerektiğini, tek başına fatura düzenlenmiş olması fatura konu işin yapılmış olduğu anlamına gelmeyeceğinin açık olduğunu, nitekim, davalı tarafça faturaya konu işin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı ya da hiç yapılmadığının ispatı ve tespiti için taraflarınca .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... sayılı değişik iş dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında ticari ilişki söz konusu olmakla bu ilişki gereği müvekkili şirketin üstlendiği edimi tam ve gereği gibi ifa ettiğini, fakat davalı tarafından taraflar arasında ticari münasebet kapsamında edimlerine riayet edilmediğini ve borcunu ifa etmeyen davalı tarafın temerrüde düştüğünü, davalı tarafın alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, işbu haklı davanın kabulü ile davalı tarafın haksız itirazının iptaline ve takibin faiziyle birlikte devamına karar verilmesine,
Davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazlarından dolayı davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve yetki yönünden, müvekkili firma adresinin ... İcra Daireleri ve Ticaret Mahkemeleri kapsamında olduğunu, öncelikle görev ve yetki yönünden itiraz ettiklerini, eser sözleşmesi niteliğinin davacı tarafça dile getirildiğine göre bu davanın da Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kaldı ki "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Çerçevesinde Eser Sözleşmesi : ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser sözleşmeleri tüketici işlemi olarak ifade edildiğini, Görevli ve Yetkili Mahkeme Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, Genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, Tüketici davalarının, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabildiğini, ayrıca sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabildiğini, seçimlik yetki bakımından ... Adliyesinde Tüketici Mahkemesi olmadığı için ... Adliyesi Tüketici Mahkemelerinde davanın görülmesi gerektiğini, esasa ilişkin itirazlar yönünden, davacı tarafın yaptırmış olduğu tespit kararından müvekilinin haberinin olmadığını, bu davanın bir tespit davası olduğunu ve ikinci dereceden delil olduğunu, mağdur olduğunu iade eden davacı tarafın bir yıl sonra doğmuş ya da doğacak zararlarını giderilmesini isteyerek istediği tazminatta haksız olduğunu, zira müvekkilinin bahse konu sözleşme uyarınca yükkümlülükklerini yerine getirdiğini, buna göre davacı tarafın 60.000 TL ilk ödemeyi yaptığını ve müvekkilinin üzerine düşen 60.000 TL lik işlemleri karşılığı mal ve hizmeti aldığını, buna karşılık müvekillinin 60.000 TL karşılığı resmi faturayı kestiğini ve davacı tarafın faturayı kabul ettiğini, sözleşme kapsamında ikinci basamak işleri için davacı tarafın ödeme yapmasını beklediğini ancak bu konuda herhangi bir ödemenin davacı tarafından yapılmadığını, faturanın bilahare ibraz edileceğini, davacı tarafın sözleşmeyi sözel olarak feshettiğini bildirmesi, lüzum gelen ikinci aşama işler için para göndermemesinden anlaşıldığını, Sözleşmede de bu husus güvence altına alındığını, ancak davacı tarafın ikinci aşama iş için ödeme yapmadığını, 60.000 TL olarak yapılan ödeme ferforje demirlerinin karşılığı lan hizmet ve hammadde ücretlerinin tamamı olduğunu, ayrıca bu durumu bilen ve davacı taraf ile doğrudan görüşen ve söleşmeyi feshettiğine tanıklık eden şahısları da bildirmelerinin de mümkün olduğunu, davacı tarafın haksız takibi nedeniyle %20den aşağı olmamak üzere %50 kötü niyet tazminatına müvekkil lehine hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesi kapsamında ödenen paranın iadesi için başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Uyap Üzerinden entegre edilen ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 40.000,00 TL asıl alacak,4.693,70 TL faiz olmak üzere toplam 44.693,70 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalının borca ve yetkiye itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesinde İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından davalının İcra müdürlüğünün ve Mahkememizin yetkisine itirazı yerinde görülmemiştir. Celbedilen ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22.02.2023 tarihli vergi cevabi yazısına göre davalının bilanço esasına göre defter tutuğu ve beyannamesini bilanço esasına göre beyan ettiği davalının da tacir olduğu analaşıldığından davalının mahkememizin görevine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde; İstanbul ... ilçesi ... Mah. 106 ada 18 parselde bulunan taşınamzda ferforje işleri yapım işi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 100.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, ödemin başlangıçta malzeme alımı için 60.000,00 TLnakit verilmesi, merdiven korkuluğunun montajı yapıldıktan sonra 10.000,00 TL, balkon korkuluğu ve bahçe korkulukları montajından sonra 15.000,00 TL ve kalan bahçe kapıları montajından sonra tüm ürünlerinin kontrolüyle kalan 15.000,00 TL nin ödenmesinin ön görüldüğü görülmüştür. Sözleşmenin 5/c Maddesinde işlerin sorumluluğu altyüklenciye ait olduğu, 5/d maddesinde işverenin onayından sonra diğer evreye geçileceği, sözleşmenin 6. Maddesinde sözleşme imzalanma tarihinden 1 ay olduğu, süreye mücbir sebepler ve işverenden kaynaklanacak nedenlerin sözleşme dışı işlerin, şantiye teslim süresinin süreye ilave dileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7 maddesinde uygulama sırasında, altyüklenicinin sözleşme kapsamında belirtilen görev, sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda işverenin tek taraflı feshedebileceği ve sözleşme feshi sırasında geçen süre içerisinde sözleşme hükümlerine göre müteahhit alacağının işveren tarafından ödeneceği düzenlenmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; “Villanın tüm ferforje yapılı demir korkulukların yerinde yapılmış ve kullanıldığı görülmekle bu imalatları karşı tarafın yapmadığı, tespit isteyen tarafından başka firmaya yaptırılarak villa sahibine teslim edildiği, söz konusu villada ve bahçesinde karşı tarafından yapılmış herhangi bir demir imalatına veya sözleşmeye konu imalatların olmadığı, davalı tarafından sözleşmeye konu 7 adet bahçe korkuluğu olan ferforje demir korkuluğun gönderildiği, ancak yerinde montajın yapılmadığı, malzeme olarak depolarına kaldırdıkları beyanı ile, taraflar arasında yapılan 100.000,00 TL bedelli 24.03.2021 tarihli sözleşmeye göre davalı tarafından uygulaması yapılmayan bahçe demir korkulukların, 24.03.2021s özleşme tarihine göre malzeme bedeli 19.860,00 TL olarak hesaplandığından, 100.000,00 TL bedelli sözleşmenin %20 oranına karşılık geleceği mütala edilmiştir.
Mahkememizce alınan 20.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2021 yasal defterlerinden Yevmiye ve Defteri Kebir açılış ve Envanter defteri açılış tastikinin yasal süresinde olmadığı, ancak 2021 yılı Yevmiye Defteri kapanış tastikinin bulunmadığı, bu sebeple yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirilmediği, ticari defterlerin delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
Davalı tarafça yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davacı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığı Davacı tarafın yasal defterlerinde davacı tarafın davalıdan borçlu veya alacaklı olmadığı,
Davalı tarafındandavacı adına kesilen faturaya davacı tarafından itiraz edilmediği, iade faturası kesilmediği,
Davacı tarafın alacaklı olup olmadığının tespitinin ancak teknik inceleme sonrasında davalının yaptığı işlerde eksiklik olup olmadığının tespiti sonrasında yapılabileceği mütalaa edildiği anlaşıldı.
Alınan 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Sözleşme konusu işin halihazırda tamamlandığı, 100.000_TL bedelli sözleşme konusu işin, davalı ... İnşaat Ve Ticaret - ... ... tamamlanmadığı, Davalı ... İnşaat Ve Ticaret - ... ... tarafından yapılan imalatın sözleşme konusu işin %20'sini oluşturduğu, ...A.Ş tarafından Davalı ... İnşaat Ve Ticaret - ... ... firmasına avans olarak 60.000_TL ön ödeme yapıldığı, Taraflar arasında herhangi bir fesih ve uyarı bilgisi bulunmadığı, mütaala edildiği görüldü.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 24.03.2021 tarihinde imzalan sözleşme ile İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. 106 ada, 18 Parselde ve adreste bulunan yapının ferforje işlerinin yapımı davalının 100.000,00-TL bedel karşılığı davalının üstelendiği davacı tarafından 60.000,00 TL'nin davalıya ödendiği, yapılan ödemeye ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, anlaşmanın işçilik dahil anahtar teslim iş olduğu, işçilik giderlerinden davalının sorunlu olduğu, sözleşme konusu işlerin yapıldığına ilişkin saha tutanakları veya taraflar arasında imzalanarak tutanak altına alınmış iş teslim tutanakları olmadığı ama işin tamamlandığı, taraflar arasında herhangi bir fesih ihtarının dosya kapsamında olmadığı, ancak davacı tarafından .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İŞ sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalının yaptığı işin sözleşmenin %20'sine denk geldiğinin tespit ediliği, yine mahkememizce alınan bilirkişi 12.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de işin tamamlanma oranının %20 olarak tespit ediliği, işin diğer kısmının davacı tarafından başka bir firmaya yaptırıldığı, davalının da işin tamamını kendisinin yaptığını ileri sürmediği, sözleşmenin ne zaman feshedildiği belli olmamakla birlikte sözleşmenin feshinin davalınında kabulünde olduğu, feshin karşılıklı sözlü olarak yapıldığının 25.12.2023 tarihli dilekçe ile de beyan edildiği, davacının işi başkasına tamamlattığının dosya kapsamından, tespit dosyasından anlaşıldığı, davacı taraf, davalının kestiği faturayı defterlerine işleyip itiraz etmemiş ise de davalı tarafından işin kendisi tarafından tamamlanıp teslim edildiğine dair bir ispatının olmadığı, işin %20'lik kısmını yaptığı bu nedenle de fazla ödemenin 40.000,00 TL olduğu ve bu kısmı iade etmesi gerektiği, davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğünün ispat edilmediği, davacının faiz isteminin yerinde olmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği kanaati mahkememizde oluşmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 40.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 462,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.270,37 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacının yatırmış olduğu 462,03 TL peşin ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 542,73 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 3.000 TL bilirkişi ücreti+305,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.305,00 TL yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 3.293,47 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.560 TL ücretin davanın kabul ve ret oranına göre 1.554,56 TL'sinin davalıdan, kalan 5,44 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 140,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)