4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/22535 E. , 2024/1439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, beraatine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2021 tarih ve 2016/311932 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün onanması yönünde görüş belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayanarak somut bulgular yerine kanaat bildirme şeklinde düzenlendiği, eksik ve hatalı değerlendirmeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak verilen beraat kararının hatalı olduğu, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ... görevlileri tarafından yapılan tespite göre sanığın, mevcut iki adet, iki katlı kargir binalarının çatılarını, döşemelerini ve iç duvarlarını kaldırdığı, dış duvarlarını koruduğu 55 m² ve 58 m² taban alanlı parseller üzerine çelik konstrüksiyondan zemin kat+1.normal katlar ile çatılarını oluşturduğu, iç dış sıvalarını yaptığı ve döşeme kaplamalarını yaptığı iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, mevcut yapının dış duvarları itibariyle tamamiyle yıkılmadan ve ilave yapı yapılmadan dekorasyon amaçlı olarak iç ve dış tadilatın yapılmış olması ve yeni bina oluşturulmaması nedeni ile sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraati yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran." kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup,İmar Kanunu'nun 5 inci maddesinde "Bina, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır.
İmar Kanunu'nun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre "Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, "Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler." şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında sanığın, Yapı Tatil Zaptında belirtilen inşai faaliyetlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesi kapsamında bina niteliğinde olup olmadığı ve alan artışı sağlayıp sağlamadığı, binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, hususlarında teknik ve bilimsel verilere dayalı görüş içeren ek bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
2.İmar kirliliğine neden olma suçunun oluştuğunun anlaşılması durumunda, hükümden sonra 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Belirlendiğinden, hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüş ve yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.