3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin tekstil alanında faaliyet gösteren, ülkemizin önemli ihracat firmalarından biri olduğunu, davalı şirketin ise, şirketlerin ürettiği ürünlerin satış ve pazarlanması amacıyla gerekli reklam ve tanıtım faaliyetlerinin yapılmasını sağlamak üzere fuarlar düzenleyen bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ürettiği ürünlerinin davalı şirketçe organize edilen ...... Ev Tekstili (......) Fuarında sergilenmesi için davalı şirketle anlaştıklarını, Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre davalı şirketin ..... Nisan 2020 tarihleri arasında, ....... Ev Tekstili (.......) Fuarını gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, sözleşme gereği, müvekkili şirket tarafından fuarda 65 m2’lik bir stand kullanım alanı kiralandığını, karşılığında ise fuar katılım bedeli olarak belirlenen toplam 42.354,46 TL bedelinin bir kısmını çek, kalan kısmını nakit olarak ödediğini, kalan bakiyenin (4.235,45.TL) de davalının banka hesabına EFT yapıldığını, sözleşme gereği edimini yerine getiren müvekkilinin fuar günü için hazırlık yapmaya başladığını, ancak davalı tarafça, küresel çapta yaşanan pandemi gerekçe gösterilerek fuarın .... EYLÜL 2021 tarihine ertelendiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, bu husus müvekkili tarafından kabul edilerek tüm hazırlıklar yeni tarihe göre yapılmaya başlandığını, ancak buna rağmen davalı şirket, sözkonusu Fuar’ın açılmasına yaklaşık 10 gün süre kala, yine aynı gerekçelerle, ..... Fuarının ikinci kez MAYIS 2022 tarihine ertelendiğini mail yoluyla müvekkili şirkete bildirdiğini fakat davalı şirket tarafından, fuarın ertelendiği ...... Eylül 2021 tarihi öncesinde ve sonrasında birçok fuarın düzenlenmesine de devam edildiğini, davalı şirketin ..... Eylül 2021 tarihlerinde Gıda Fuarını, ...... Eylül 2021 tarihlerinde ...... Fuarını, Eylül 2021 tarihine yakın tarihlerde ..... Ayakkabı fuarını düzenlediğini, davalı tarafın sözkonusu fuarı 2 ayrı tarihte de düzenlememesi sebebiyle müvekkili şirketin tüm planları altüst olduğunu, gelir ve gider dengesi bozulduğunu, beklentilerinin gerçekleşmediğini, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili şirket tarafından birçok hazırlık yapılmış olup, kiralanan alanların ücreti ödendiğini, sergilenmesi için yüksek bütçeli koleksiyonlar ve fuar stantları hazırladığını, seyahat ve konaklama rezervasyonları dahi gerçekleş- tirildiğini, bu anlamda müvekkili şirketin zararının oldukça fazla olduğunu, fuarın kararlaştırılan tarihte gerçekleştirilmemesi sebebiyle müvekkili şirket aleyhine yüksek boyutlarda maddi zarar ve kâr kaybı meydana geldiğini, davalı tarafın ise, hiçbir hizmet vermediği ve edimini hiçbir şekilde yerine getirmediği halde, müvekkilinden aldığı paraya adeta el koyduğunu ve geri ödememekte ısrar ederek sebepsiz zenginleştiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı hakkında fazlaya ilişkin talep, hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, sadece Fuar Katılım Bedelinin iadesi talepli olarak, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı İlamsız İcra takibi başlattığını, ancak davalı taraf haksız olarak takibe itiraz ettiğini, İcra Dairesince takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin reeskont faiz üzerinden devamını, davalı-borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ..... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli uluslararası geniş katılımlı fuarlar düzenleyen organizatör bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren, üretimini gerçekleştirdiği ürünleri müvekkili şirketin organize ettiği fuarda sergilemek isteyen bir tekstil şirketi olduğunu, bu amaç doğrultusunda müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, ..... Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ..... Ev Tekstili Fuarı (.....) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, ancak bu sözleşmeye konu fuar organizasyonu kamu kurumların da mecbur kılması kapsamında Covid-19 virüs salgını nedeniyle, haklı sebeplerle ve sözleşme hükümleri kapsamında ileri bir tarihe ertelendiğini, neticede ertelenen fuar ...... Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirket fuarı erteleme hakkına sahip olduğu hukuki bir gerçek olduğunu, ayrıca davacı tarafın ödeme yapıldığına ilişkin iddialarına da açıkça itiraz etiklerini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için ödemenin yapıldığı düşünülecek olsa dahi fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususu da sözleşme ile hüküm altına alındığını, davacı tarafın yapmış olduğu icra takibi ile sözleşmenin cari olmadığı dönmeye yönelik iradesini ortaya koyduğuna ilişkin iddianın yerinde olmadığını, zira tarafları tacir olan her ilişkide yapılacak; sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar TTK md. 18/3 uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmak zorunda olduğunu, aksi halde hukuki sonuç doğurmayacağı açıkça belirtildiğini, tarafların tacir olduğunu, müvekkili şirketin, Covid 19 Pandemi şartlarından önce sözleşme kapsamında fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunmakta olduğunun tartışmasız olduğunu, fuar tarihinin sözleşme kapsamında değiştirilmesi katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını asla vermediğini, dava konusu ..... fuarı ..... Eylül 2022 tarihlerinde gerçekleştirilmiş olup davacıya bildirim ve fuar alanında yer tahsisi yapılmış davacı ise keyfi olarak fuara katılım sağlamadığını, müvekkili şirket mücbir sebep nedeniyle ertelenen fuar organizasyonunu ..... Eylül tarihleri arasında ..... Merkezinde gerçekleştirdiğini, gerçekleştirmiş olduğukları fuarda davacı yana müvekkili ile aralarında münakit fuar katılım sözleşmesi belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket, davacıya 3 defa mail kanalıyla fuar ertelendiğini bu kapsamda yer belirlemesi ve stand kurulumuna ilişkin ihtar ve bilgilendirme yapıldığını, ayrıca uyuşmazlığa konu fuarın ...... Eylül 2022 tarihine ertelendiğine ilişkin bilgilendirme ayrıca posta yolu ile de bildirildiğini, davacı taraf, fuarın ertelenmesi ve kendisine yer tahsisi yapılması hususunda bildirimler yapılmasına rağmen fuara keyfi olarak katılım sağlamamış olmakla haksız fesih gerçekleştirmeye çalışıldığını, ortada bir fesih hakkı olmaması feshin ancak sürekli edimli sözleşmelerde mümkün olduğu hukuki gerçeği dikkate alındığında ayakta olan bir sözleşme için para iadesinin istenmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket fuar ayakta olan sözleşmeler kapsamında fuar organizasyonunu gerçekleştirerek sözleşmenin yüklemiş olduğu görevi ve yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmeyi gereği gibi ifa ettiğini, hülasa davacı yanın iddia ettiği gibi fuarın iptali gibi bir durum hiçbir zaman olmadığını beyanla haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). Davacı ve davalı tacir olup TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m.
27.ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir.
Genel işlem koşulları 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’dan önce 818 sayılı BK düzenlemesi içerisinde yer almasa da kamu düzeni, ahlâka aykırılık, kişiliğin korunması, sosyal adalet gibi farklı hukuki dayanaklarla bu husus pek çok yargı kararı ile (örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli, 1996/3-717 E., 1996/850 K. sayılı kararı) kabul görmüştür. Yine TBK’nın yürürlüğünden önce mevzuatımızda, oldukça sınırlı sayıda ve dar kapsamda da olsa, genel işlem koşullarına ilişkin bazı hükümler yer almıştır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 766, 1266; 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu m. 24; Sermaye Piyasası Kurulunun Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m. 47/3 gibi). Bu düzenlemelerden biri de tüketici hukukunda mevcuttur.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflara arasında fuar katılım sözleşmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşme kapsamında fuara katılma bedelinin 42.354,46 TL ödediğini, fuarın iptal edilmiş olmasına rağmen davalının ödedikleri bedeli iade etmediğinden bahisle bu bedelin ve takibe kadar işleyen faizin iadesi talebi ile iş bu alacak talebinde bulunmuş olup davalı Fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 2. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur. Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir. Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 2. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, kaldı ki gelen yazı cevaplarından Fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin hem internet sitesinden ilan edildiği hem de davacı tarafa mail yolu ile bilgilendirme yapıldığı, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 2. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 719,67 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 292,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,
4.6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5.Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine dair,
Davacı vekili (e-duruşma ile) ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)