Esas No
E. 2023/5424
Karar No
K. 2024/1601
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2023/5424 E.  ,  2024/1601 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/132 E., 2016/342 K.
SUÇ: Silahla gıyapta tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2016/132 Esas, 2016/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2 nci maddesinin (a) fıkrası, 62/1 inci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri

1.12.04.2016 tarihinde kararı temyiz etmek üzere süre tutum dilekçesi verdiğine,

2.Gerekçeli kararın 20.05.2016 tarihinde muhtara tebliğ edildiğine,

3.Sanığın ayrıntılı temyiz itirazlarını sunmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'un olay tarihinde yeminli olarak dinlenen tanık ...'ın yanına elinde bir tüfek olduğu halde gelerek, katılan ...'nin gıyabında "Davasını geri alsın, almazsa öldürürüm" diyerek olay yerinden ayrıldığı, hemen akabinde oraya gelen katılana bu sözlerin aktarıldığı, olayın tanık beyanı ile de doğrulandığı görülmekle, suçlamayı kabul etmeyen sanık savunmasının soyut, suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak, sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.

III. GEREKÇE

1.Sanığın eylemi gerçekleştirdiği sırada katılanın olay yerinde bulunmadığı, böylelikle katılana karşı direk silahlı eylem gerçekleşmediği, katılanın üzerinde silahın korkutucu etkisinin oluşmadığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamına alındığı, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

2.Uzlaştırmanın gerçekleşmemesi halinde, 17.10.2019 günlü ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit yargılama usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, aynı sayılı Yasa'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hükme bağlanmış" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 1401.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Yasa'nın 7 ve 5271 sayılı Yasa'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu gözetilmemesi sebebiyle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.

IV. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2016/132 Esas, 2016/342 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog