19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/07/2021 günü saat 22.00 sıralarında Sürücü ... ... ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... sapağında dönüşe geçtiği esnada siyah ... marka aracın sağ arka taraftan çarpıp ... ... ...'i düşürmesi sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkil ... ... ... söz konusu kazada yaralandığını, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, dava konusu kaza dolayısıyla müvekkilinin ameliyat ile dalağı alındığını, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde, oluşan maddi zararın ... tarafından karşılanması amacıyla ...na 27/09/2021 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için gerekli tüm evraklar kuruma teslim edildiğini, davalı ...na 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklendiğini ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiğini, dava şartının yerine getirilmesi için ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, iş bu başvuru neticesinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını bildirip, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 100,00 TL sürekli bakıcı masrafı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ...'na başvuru tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, dosyadaki evrakların incelenmesinde davacının anlatımı dışında kazanın oluşuna ilişkin hiçbir tespit bulunmadığını, dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanadığını, görgü tanığı beyanları, kamera kayıtları ve sair deliller birlikte toplanmalı ve kuşkuya mahal vermeyecek şekilde kazanın gerçekleştiği ispatlanması gerektiğini, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymadığını, keza kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği bir yana, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya koncağını, bu nedenle davacının iddiası ispat edilemediğini, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, kazaya neden olan aracın müvekkil ...’nın sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olduğunu, bu nedenle anılan şartın da tespitinin gerektiğini, bir diğer deyişle öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığı, daha sonra kusuru ve son olarak da aracın türü yönünden inceleme yapılması gerektiğini, davacının davadan önceki başvuruda, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunu ispatlanmış olması zorunlu olduğunu, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ile, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu ispatlanmadığını, o halde başvuru şartı da usulune uygun olarak gerçekleşmediğini, davacının tazminat talep hakkı mevcut olmadığını, davacının iddiaları ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu olmadığını, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporunun alınması gerektiğini bildirip, davacı müvekkili kuruma başvuru yaparken maluliyetine ilişkin rapor sunmadığından, başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, keza bu husus sonradan tamamlanabilecek bir eksiklik olmadığını, Mahkemece yargılamaya devam edilmesi halinde ise, kalıcı bir iş göremezlikten söz edilebilmesi için iyileşme süresinin / tedavinin sona ermiş olmasının şart olduğunu, davacının iddia ettiği iş göremezlik halinin iddia edilen kaza nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca kalıcı maluliyeti varsa bunun oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, Bu nedenle davacının gerek illiyet bağının tespiti gerekse maluliyet oranının tespiti hakkında Adli Tıp Kurumu'na sevkinin gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili emeklilik kurum ve kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacıya ödenen bir tazminat ya da bağlanan bir maaş/aylık/ödenek olup olmadığının sorulması gerektiğini, cevaba göre müvekkilinin sorumluluğunda olacak tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, zarar, Sosyal Güvenlik Kurumları tarafından karşılandığı ölçüde müvekkili kurumun da sorumluluğunun sona erdiğini, aksi halde davacı tarafından haksız kazanç elde edilmiş olacağını, tazminat hesaplaması TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı Tazminat hesaplaması TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, tazminat hesaplamasında aşağıdaki hükümlerin dikkate alınması gerektiğini, davadan önce yapılan başvuruda kazaya tespit edilemeyen bir aracın kusuruyla neden olduğuna dair hiçbir bilgi - belge sunulmadığını, ayrıca, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre raporun da ibraz edilmediğini, bu nedenle mevcut koşullarda davacının talebinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığını bildirip, bu nedenle dava açılmasına sebep olunmaması nedeniyle müvekkili kurumun yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını, davanın öncelikle başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, aksi kanaat halinde ise ispatlanamayan davanın esastan reddine, karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 'ne müzekkere yazılarak; 01/07/2021 tarihli kazaya kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı araçlara ait ruhsat ve trafik tescil belgelerinin gönderilmesi istenilmiştir. Davalı ...na Müzekkere Yazılarak; ... numaralı hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiştir. Davacının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması için ilgili kolluğa yazı yazılmıştır.
SGK Başkanlığı'na müzekkere yazılarak;
01/07/2021 tarihli trafik kazasında yaralanması sebebiyle, ... ... ...'e-TC:... herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya maaş bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılmış veya maaş bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ile rücuya tabi ise peşin sermaye değerinin bildirilmesi ve davacıya ait hizmet dökümünün gönderilmesinin istenilmiştir. ... Üniversitesi ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne Müzekkere Yazılarak; davacıya ait Genel Adli Muayene, Tedavi, Film, Grafi Ve Epikriz Raporların CD ortamında (... formatında) gönderilmesi istenilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na Müzekkere Yazılarak; 2021/... soruşturma sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesine keşif yapılması hususunda talimat yazılmış, 06/10/2022 tarihinde Trafik Polisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 24/01/2023 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur. Maluliyet oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve 12/04/2023 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur. 05/10/2023 tarihinde Tıp Doktoru, Adli Trafik bilirkişisi ve Aktüerya Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyeti vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır. Yine 21/03/2024 tarihinde Tıp Doktoru, Adli Trafik bilirkişisi ve Aktüerya Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyeti vasıtası ile bilirkişi ek raporu alınmıştır.
Davacı vekili 01/04/2024 tarihinde dava bedel arttırım dilekçesini dosyaya sunmuştur.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Dava konusu trafik kazası 01/07/2021 tarihinde davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile tespit edilemeyen araç arasında meydana gelmiştir.
Davacı taraf aracı ile seyir halindeyken, plakasını tespit edemediği aracın kendisine çarpıp kaçtığını beyan etmiştir. Kazaya ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesinde daimi arama kararı verildiği, olay yerini gören kamera bulunmadığı ve kazaya karışan diğer aracın tespit edilemediği anlaşılmıştır. Kazaya karışan aracın tespit edilememesi halinde meydana gelen zarardan ...’nın sorumlu olacağı kanaatiyle husumetin Davalı ...’na yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur.
Olayın oluş şekline ilişkin davacının anlatımı, davacı asilin isticvap beyanları, hastane kayıtları ve soruşturma dosyası gözetilerek hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporunda; anlatılan kazanın yaralanma ile uyumlu olduğu ve kazanın gerçeklemiş olabileceği kanaatine varılmıştır. ATK ... İhtisas Dairesi’nin 24/01/2023 tarihli raporuna göre meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmadığı, plakası tespit edilemeyen aracın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ATK ... İhtisas Dairesi’nin 31/03/2023 tarihli raporunda davacının meydana gelen kaza sebebiyle %10 oranında maluliyetinin bulunduğu ve 3 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği bilirkişi kök ve ek raporunda da davacının 3 aylık iyileşme süresinin 2 ayında bakıcı ihtiyacının bulunduğu raporlanmıştır. Kusur ve maluliyet oranlarının tespiti ile kazanın gerçek olup olamayacağı yönünde alınan raporların denetime elverişli, usul ve yasaya olduğu kanaatine varılmıştır.
Güncel ekonomik verilerle hazırlanan aktüer raporuna göre, davacının 8.477,70 TL geçici iş göremezlik, 7.155,00 TL bakıcı gideri ve 410.279,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Aktüer değerlendirmede yapılan hesabın ve esas alınan değerlerin içtihatlara ve güncel ekonomik verilere uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf her ne kadar pasif devre zararının agi dâhil ücret esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirtmiş ise de bu iddia doğru değildir. ... BAM ... HD 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamı ile “Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dâhil edilemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/02/2019 tarih, 2016/2455 E. ve 2019/1005 K. sayılı kararı).” şeklinde karar vererek, pasif devre tazminat hesaplarında aginin ücrete dâhil edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla agi hariç tutularak hesap yapılması usul ve yasaya uygundur.
Davalı vekili, davacının kaza esnasında koruyucu ekipmanının bulunmadığı yönünde müterafik kusur iddiasında bulunmuştur. Müterafik kusur iddiasında bulunan davalının bu iddiasını ispat etmesi gerekir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının kuzu esnasında koruyucu ekipmanlarının olmadığına dair bir delil bulunmamaktadır. Davacı isticvap beyanında da koruyucu ekipmanlarının bulunduğunu ifade etmiştir. Dolayısıyla mahkememizce davacının koruyucu ekipmanları bulunmadığı için zararın artması yönünde meterafik kusurunun bulunduğu iddiası kabul edilmemiştir. Davacının davasını açmadan önce 27/09/2021 tarihinde davalı kuruma başvuruda bulunduğu, davalı tarafın 08/10/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Hesaplanan alacak kalemlerinin teminat limitleri içinde kaldığı, davacının limit aşan zararının bulunmadığı görülmüştür.
Açıklanan sebeplerle; mahkememizce yapılan araştırma sonucu davacının iddia ettiği kazanın gerçek bir kaza olduğu, davacının kalıcı, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının bulunduğu, hesaplanan zarar miktarının teminat limitleri içinde kaldığı ve davalının bu zarardan sorumlu olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM. Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1.Davanın kısmen kabul kısmen reddine; 410.279,87 TL sürekli iş göremezlik, 8.477,70 TL geçici iş göremezlik ve 7.155,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 425.912,57 TL maddi tazminatın 08/10/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 29.094,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.580,70 -TL harç düşüldükten sonra eksik kalan27,513,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.500,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 1.661,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 16,500,00 TL Bilirkişi ücreti, 3.328,00 TL ATK ücreti, 3.654,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.482,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak22.444,99-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 65.628,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.491,04 -TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 68,96 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı için kesin, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2024 Katip ... Hakim ... ¸