Esas No
E. 2022/4701
Karar No
K. 2024/1497
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2022/4701 E.  ,  2024/1497 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2655 E., 2020/2018 K.
SUÇ: Birden fazla kişi tarafından silahla yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2018 tarihli ve 2018/38062 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında birden fazla kişi tarafından silahla yağma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 37/1 delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/157 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında birden fazla kişi tarafından silahla yağma suçundan, 5237 sayılı TCK'nun 61 inci maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu, suç konusunun önem ve değeri, suçtan meydana gelen zararın ağırlığı gözönüne alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince takdiren ve arttırılarak 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK 168 inci maddesinin ikinci cümlesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK’nın 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/2655 Esas, 2020/2018 Karar sayılı kararı ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4.Sanık ...'in mahkeme kararından sonra istinaf incelemesi sırasında 19.04.2020 tarihinde vefat ettiği ve vefatına ilişkin ölüm kaydının nüfus kayıt tablosuna işlendiği anlaşılmakla; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 303/1-a maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/2655 Esas, 2020/2018 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının Türk Ceza Kanunu 64/1 ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilerek, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Sanık ... müdafii, dosyada bilgi ve belgelerin yeterince araştırılmadığı, sanığın suç işleme kastının olmadığı, gerekçe gösterilmeden red kararı verildiği, inceleme yapılmadığına ilişkin; diğer sanık ... müdafiisi ise tanık beyanına itibar edilmediği, takdiri indirim sebeplerinin etkin şekilde uygulanmadığına ilişkin sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Mağdurun suç tarihinde sabah saatlerinde işyerine yaya vaziyette giderken, sanıkların birlikte mağdurun önünü keserek para istedikleri, 1.5,00 TL madeni parayı çıkarıp verince bunu yeterli görmeyen sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun mağdura niteliği tespit edilemeyen bıçak göstererek mağdurun üzerini arayıp arka cebindeki 580,00 TL parayı çıkardıktan sonra oradan koşarak kayboldukları ve atılı suçu işledikleri iddia olunan olayın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mağdurun kollukta ve yargılama aşamasında talimat yoluyla alınan beyanı, olaya ilişkin düzenlenen 10.02.2018 tarihli tutanak içeriği, mağdurun kollukta sanıkları teşhis etmiş olduğuna dair 10.02.2018 tarihli fotoğraftan teşhis ve canlı teşhis tutanakları, olay yerini gösterir güvenlik kamerası kayıtlarına ilişkin olarak düzenlenen 10.02.2018 tarihli "Görüntü İzleme ve Alma Tutanağı" içeriği, yine aynı görüntülere ilişkin olarak mahkemece aldırılan 21.06.2018 tarihli bilirkişi raporu içeriği ile sanıkların olayın oluş şekline dair soruşturma aşamasından itibaren süregelen tevil yollu ikrar içeren savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek mağdura karşı birden fazla kişiyle birlikte silahla yağma suçunu işledikleri mahkemece sabit görülmekle iki nitelikli halini birden gerçekleştiği nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş, mağdurun alınan beyanında kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat etmiş olduğu hususları gözetilerek sanıklara verilen cezada etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ayrı ayrı indirim yapılarak ve de sanıkların sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri lehlerine takdiri indirim sebebi kabul edilerek her iki sanık yönünden sonuç ceza tayin edilerek hüküm kurulmuştur.

2.Sanığın, mağdurun zararını kovuşturma aşamasında karşılamış olduğu tespit edilmiştir.

3.Kolluk tarafından düzenlenen teşhis tutanakları, görüntü izleme ve alma tutanağı, bilirkişi raporu, borç iade ödeme belgesi, olay yeri basit krokisi dosya içerisinde mevcuttur.

4.Sanık ...'ın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, yapılan yargılamada, toplanıp gösterilen delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin ve korunan hukuki değeri ihlale yönelik fiillerin yüklenen suçun tipikliğine yönelik nitelendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun hükme karşı sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık müdafiinin dosyada bilgi ve belgelerin yeterince araştırılmadığı, inceleme yapılmadığı, tanık beyanına itibar edilmediği, takdiri indirim sebeplerinin etkin şekilde uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede, teşhis tutanağı, görüntü izleme ve alma tutanağı, bilirkişi raporu, sanık ...'in ikrar içeren savunmaları ve diğer tüm bilgi ve belgeler karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/2655 Esas, 2020/2018 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog