11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/35980 E. , 2024/4762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanığın yokluğunda verilen hükümlere ilişkin gerekçeli karar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca sanığa 09.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, daha önce bu adreste usulüne uygun biçimde yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın 22.12.2016 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/176 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, suça konu 08.12.2012 keşide tarihli ve 20.000 TL bedelli sahte çeki şikayetçi ...'nun yetkilisi olduğu şirkete ticari alışveriş neticesinde verdiği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında suça konu çeki, temyiz dışı sanık ...'ndan sahte olduğunu bilerek 2.000 TL karşılığında aldığını ve ... isimli firmaya ticari alışveriş neticesinde verdiğini beyan etmiştir.
3.12.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; çekin orijinal olduğu ancak çek ve keşideci ile ilgili bilgilerin bulunduğu makine yazısı ile yazılmış bölümlerde fiziksel silinti izlerinin mevcut olduğu belirtilmiştir.
4.Mahkeme tarafından, sanığın ikrar içeren savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine karar verildiğinden, sanığın bu yöndeki temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Ancak;
a)5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz.” şeklindeki hüküm uyarınca, sanığın tekerrüre esas alınan Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 tarihli ve 2010/235 Esas, 2011/204 Karar sayılı kararının taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu , kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi,
b)Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde hapis cezasının yanında tayin edilen 500 gün adli para cezasının 20,00 TL ile çarpılması neticesinde 10.000,00 TL yerine hesap hatası yapılarak 20.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/176 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması ve hüküm fıkrasının (d) bendinin dördüncü fıkrasındaki "20.000 TL " ibaresinin çıkartılarak yerine "10.000 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.