6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/4314 E. , 2024/1523 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.12.2018 tarihli 2018/5794 No.lu iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 18 Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasını 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 18 Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.06.2019 tarihli ve 2019/2047 Esas, 2020/1314 Karar sayılı kararı ile; ''CMK'nun 193/1.maddesinde yer alan "Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz." hükmü dikkate alınarak hüküm tarihinde başka suçtan Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve vareste tutulma talebi de bulunmayan sanık ...'in,
CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak hükmün tefhim olunduğu oturumda bizzat ya da SEGBİS yöntemi ile hazır edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle CMK'nun 289/1-e maddesine muhalefet edildiği, '' Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Bakırköy 18 Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/789 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasını 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2019/3449 Esas, 2020/1008 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemli Özetle Delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, İlişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemli Özetle Delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mağdurun telefonu ile oynadığı esnada sanıkların mağdurun yanına geldiği ve mağdurun telefonunu istediği, vermeyince uzun boylu olan sanık ...'in çıkardığı şiş benzeri aletle mağdurun üzerine yürüdüğü, diğer sanık ...'in ise mağdurun elindeki telefonu aldığı ve her iki sanığın olay yerinden kaçtığı, mağdurun daha sonra arkadaşı tanık ... ile birlikte sanıkları bulmaya çalıştığı, ... İletişim isimli telefoncuya geldiklerinde sanık ...'in 61 .. ... plakalı araç ile kaçtığı, diğer sanık ...'in ise telefoncu dükkanında telefonu satmaya çalıştığı, mağduru görünce onun da telefoncudan çıkarak kaçtığının ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Mağdurun olayın hemen akabinde polise başvurduğu ve ifadesinda eylemi gerçekleştiren şahısların ayrıntılı eşgal bilgilerini verdiği görülmüştür.
3.Mağdurun vermiş olduğu plaka bilgisinde yapılan sorgulamada aracın sanık ...'e ait olduğu anlaşılmıştır.
4.Tanık O.A.'nın aşamalardaki anlatımlarının mağdurun beyanlarını doğrular niteliktedir.
5.Başka bir olay nedeniyle polis merkezinde bulunan sanıklar mağdura gösterilerek yapılan canlı teşhiste, mağdurun üç kişi arasından kesin ve net bir şekilde iki defa sanıkları teşhis etmiş olduğuna dair 27.11.2018 tarihli teşhis tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
6.Mağdur ... tanığın 21.01.2019 tarihli celsede görmüş olduğu sanıkları teşhis ettiği duruşma tutanağından anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Sanıkları tanımayan, haklarında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, bu beyanı ile örtüşen tanık anlatımı ve teşhis tutanakları karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Mağdur ... tanığın beyanlarından anlaşılacağı üzere; mağdur suça konu telefonunu kendisi telefoncudan almış olmakla iadeye her hangi bir katkısı bulunmayan sanıklar hakkında etkin hükümlerinin uygulanması mümkün görülmediğinden ilk dece ve istinaf mahkemeleri kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 9 yıl 2 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Mağdurun duruşmada gördüğü sanıkları teşhis ettiği anlaşılmakla teşhis işlemi ile alakalı temyiz itirazları da reddedilmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2019/3449 Esas, 2020/1008 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.