11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/3357 E. , 2024/4932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2021 tarihli ve 2021/14438 Soruşturma, 2021/33723 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Eskişehir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/6381 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.12.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25095 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57823 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57823 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin üzerine kayıtlı olan 0552 264 31 72 numaralı telefon hattı üzerinden meçhul şüpheli tarafından cep telefonu alındığı iddiasıyla yapılan şikayet üzerine soruşturmaya başlandığı,Türk Telekom Mobil İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda belirtilen numaraya ait cihaz tanımlaması bulunmadığının bildirilmesini müteakip müştekinin ibraz ettiği faturalarda görülen numaranın 0552 264 72 31 olduğu belirtilmek suretiyle anılan şirkete yeniden müzekkere yazıldığı ve de verilen yanıtta anılan numaranın Melda ...'na tahsis edilmediği için talebin karşılanmadığının bildirilmesi üzerine müşteki adına düzenlenmiş herhangi bir hat aboneliği ve fatura bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse de; müştekinin ibraz etmiş olduğu faturanın incelenmesinden 0552 264 72 31 numaralı hattın ... adına düzenlenmiş olduğu, müştekinin isminin soruşturma kayıtlarında ... olarak kayıtlı olduğu ve de müşteki vekilinin müştekinin soy isminin evlendikten sonra ... olarak değiştiği iddiaları karşısında Türk Telekom Mobil İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi'ne yeniden müzekkere yazılıp şikayete konu 0552 264 72 31 numaralı hat üzerinden telefon alımı gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği sorulmadan ve de ilgili sözleşmeler getirilip imza incelemesi yaptırılmadan, bu hususu aydınlatacak herhangi bir delil toplanmaksızın, eksik soruşturmayla verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin adına kayıtlı 0 552 264 31 72 numaralı GSM hattı üzerinden bilgi ve rızası dışında cep telefonu alındığı ve bedelinin faturaya yansıtıldığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin telefon numarasını yanlış bildirmesi nedeniyle, ilgili GSM operatörüne yazılan müzekkereye istinaden gönderilen cevabi yazıda bahse konu hattın başka bir kişiye ait olduğu ve hatta herhangi bir cihaz tanımlaması yapılmadığının belirtildiği anlaşılmakla, şikâyetçi adına kayıtlı bulunan 0 552 264 31 72 numaralı GSM hattı üzerinden herhangi bir cihaz satın alınıp alınmadığının araştırılması, alındığının belirlenmesi halinde buna ilişkin sözleşme ve diğer belgelerin temin edilmesi, belgeler üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırılması, işlemi yapan bayi yetkilisinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek ifadesine başvurulmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; "..Turk Telekom firmasına yazılan yazımıza 0 552 264 72 31 numaralı hattın başka bir kişi adına kayıtlı olduğu ve 23/05/2019 tarihinde iptal edildiğinin belirtildiği, müştekinin beyanında kendisine ait olduğunu söylediği 0 552 264 72 31 numaralı hattın yabancı uyruklu şahıs M.... adına kayıtlı olduğu görüldüğü, müştekinin dosyaya delil olarak sunduğu faturada ise farklı bir numara olan 0 552 264 31 72 numarasının bulunduğu, numaranın müştekinin numarasına benzediği bazı rakamlarının yerinin değişik olduğu, faturanın ...... adına düzenlendiği, bu haliyle müştekinin numarasına benzer ve isim benzerliği olduğu, bu haliyle müştekinin adına düzenlenmiş herhangi bir hat aboneliği ve fatura bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Eskişehir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/6381 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.