11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/1302 E. , 2010/7110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.11.2008 tarih ve 2008/407 - 2008/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin Erzincan ili Çayırlı İlçesi'nde üstlenmiş olduğu taahhüt işlerine ilişkin taşımalar için davacı şirket ile taşıma sözleşmesi imzalandığını, 8 adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacağı olan 13.747,20 YTL’nin ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle icra dosyasına ödendiğini, davacıya sehven fazla yapılan 11.762,00 YTL ödemenin icra dosyasında alacak talebinde bulunan davacı tarafından iade edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının faiz talebinin haklı olmadığını, davacının kötüniyetli olarak başlattığı takip sebebiyle %40 tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, açık hesaptan kaynaklanan alacağın kanıtlanamadığı, bunun dışında kalan ve dava konusu edilen tutarların ise davalı tarafından ödendiği, bu miktar bakımından neticesi itibariyle tahsil edilen tutarı tekrar tahsile koyan davacının haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle sair hususular daha önce verilen karar ile kesinleşmiş bulunduğundan karar verilmesine yer olmadığına, 2.582,00 YTL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.