10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13428 E. , 2024/651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVALAR : Samsun 3. İş Mahkemesi'nin 2018/362 E.-2018/209 E. sayılı dosyaları Taraflar arasındaki asıl davada ödeme emrinin iptali, birleşen davalarda Kurum işleminin iptali talepli davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından, davacı hakkında kayıt dışı personel çalıştırmaktan dolayı idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, idari para cezalarına karşı davacı tarafça 07.10.2017 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, ancak davalı Kurumun almış olduğu 08.11.2017 tarih ve 43 sayılı Komisyon Kararı ile itirazının reddedildiğini, davalı Kurumun, yasal yollara müracaat merciini hatalı gösterdiğini, davacı tarafından açılan ve görev yönünden reddedilen davanın kesinleşmesini ve İYUK 9 uncu maddesi uyarınca görevli mahkemeye başvuru için 30 günlük süreyi beklemeden idari para cezalarının tahsili için düzenlenen ödeme emirleri ile icra takibinde bulunulduğunu, ödeme emirlerinin 19.12.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının işyerinde tek başına çalıştığını, çalışanı bulunmadığını, buna rağmen davalı Kurum gerçekte olmayan birisinin müvekkilinin çalışanı olduğunu iddia ederek davacı hakkında resen işyeri tescil işlemi uyguladığını beyanla davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurumun 05.12.2017 tarih 2017/015814 -015815 -015816 -015817 -015818 -015819 no lu işsizlik sigortası primi konulu ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.
Birleşen Samsun 3. İş Mahkemesinin 2018/362 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; davalı Kurum tarafından, davacı hakkında işçi çalışıyormuş gibi resen tescil uygulandığını, davacının itirazda bulunduğunu, ancak davalı Kurumca işyerinde... isimli bir kişiyi çalıştırdığı gerekçesi ile bildirim yapılmasının istenildiği, davacının itirazının Komisyon Kararı ile reddedildiğini beyanla, davalı Kurumun 05.10.2017 tarih ve 18 sayılı Komisyon Kararının iptalini, Mahkemenin 2017/432 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Birleşen Samsun 3. İş Mahkemesinin 2018/209 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; davalı Kurum tarafından, davacı hakkında işçi çalışıyormuş gibi resen tescil işlemi uygulandığını, davacının itirazda bulunduğunu, ancak davalı Kurumca işyerinde ....isimli bir kişiyi çalıştırdığı gerekçesi ile bildirim yapılmasının istenildiği, davacının itirazının Komisyon Kararı ile reddedildiğini, davalı Kurumun davacıyı resen tescil ederek kanun kapsamına almasının hukuka uygun olmadığını beyanla davalı Kurumun resen verdiği işyeri sicil numarası işleminin iptalini, Mahkemenin 2017/432 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili asıl ve birleşen davalarda sunduğu cevap dilekçelerinde; öncelikle davanın zamanaşımı, hak düşürücü süreler, yetki ve görev açısından incelenmesi gerektiğini, açılmış bulunan davaların ve iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaların yasal süresi içerisinde açılmadığını, ödeme emirleri yönünden 7 günlük itiraz süresi olduğunu, asıl davanın 7 günlük süreden sonra açılmış olup hak düşürücü sürenin geçtiğini, asıl davanın bu yönüyle reddini talep ettiklerini, davacının kayıt dışı işçi çalıştırdığı dosya kapsamından anlaşılmakla müvekkili Kurumun yaptığı işlemde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, asıl dosya 2017/432 Esas sayılı dosyası ile birlikte birleşen 2017/362 Esas ve 2018/209 Esas sayılı dosyaları yönünden davanın kabulüne, davacı adına gönderilen 05.12.2017 düzenleme tarihli 2017/015814, 2017/015815, 2017/015816, 2017/015817 takip no lu idari para cezası ve gecikme zamlarının, 2017/015818 takip numaralı prim ve gecikme zammının, 2017/015819 takip no lu işsizlik sigorta primi ve gecikme zammının ve davacı adına düzenlenen iş yeri sicil numarası düzenleme işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle istinaf kaldırma kararı sonrası istinaf nedenlerinden olan mahkemeye sunulan raporunun netlik arzetmemesi hususunun yeterince aydınlatılmadığı, davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süreden sonra açılmış olup; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının kayıt dışı işçi çalıştırdığının dosya kapsamından anlaşıldığından davalı Kurumun yaptığı işlemde herhangi bir hata bulunmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında imzaların belli bir kaç kriterden hareketle 'benzer nitelikte olduğunun' raporda belirtildiğini, ancak bu durumun netlik arz etmediğini, benzer nitelikte olduğu hususu kesin ve net olmayan bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının sağlık raporunun konuşması veya duyması ile ilgili olmadığını, söz konusu sağlık raporunun mahkeme kararı oluşturulurken hükme esas teşkil etmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacıya ait işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığının tespiti üzerine davalı Kurumca davacı adına tahakkuk ettirilen prim, işsizlik sigortası prim borcu ile damga vergisi borcunun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali, birleşen davalarda ise davalı Kurum tarafından davacı adına resen işyeri dosyasının tescil edilmesi işlemi ile davacının bu işleme itirazının reddine dair Komisyon Kararının iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294, 297, 298 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294 üncü maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Anılan 294 ncü maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu tefhim edilebilir, ancak tefhimden itibaren bir ay içinde gerekçeli kararın yazılması gerekir. Yine aynı Kanun'un 298 inci maddesinin 2 nci fıkrası açık hükmü uyarınca gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141 inci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir görevdir.
2.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece 04.02.2021 tarihli duruşmada verilen kısa kararda " davanın kabulüne, asıl dosya 2017/432 Esas sayılı dosyası ile birlikte birleşen 2017/362 Esas ve 2018/209 Esas dosyaları yönünden davanın kabulüne, davacı adına gönderilen 05.12.2017 düzenleme tarihli 2017/015814, 2017/015815, 2017/015816, 2017/015817 takip no lu idari para cezası ve gecikme zamlarının, 2017/015818, takip numaralı prim ve gecikme zammının, 2017/015819 takip nolu işsizlik sigorta primi ve gecikme zammının, 05.10.2007 tarihli 18 sayılı komisyon kararının ve davacı adına düzenlenen iş yeri sicil numarası düzenleme işleminin iptaline" şeklinde hüküm kurulmasına karşılık, gerekçeli kararda; "davanın kabulüne, asıl dosya 2017/432 Esas sayılı dosyası ile birlikte birleşen 2017/362 Esas ve 2018/209 Esas sayılı dosyaları yönünden davanın kabulüne, davacı adına gönderilen 05.12.2017 düzenleme tarihli 2017/015814, 2017/015815, 2017/015816, 2017/015817 takip nolu idari para cezası ve gecikme zamlarının, 2017/015818 takip numaralı prim ve gecikme zammının, 2017/015819 takip nolu işsizlik sigorta primi ve gecikme zammının ve davacı adına düzenlenen iş yeri sicil numarası düzenleme işleminin iptaline" şeklinde hüküm kurularak kısa karar ve gerekçeli karar çelişkisine sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.