12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/4878 E. , 2023/5275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/664 Esas, 2015/963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay süre ile denetim altında bulundurulması ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz sebepleri;
1.Kaza tespit tutanağında belirtilen tespitlerin hatalı olduğuna,
2.Karşı vekalet ücreti ödemesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
3.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, İlişkindir.
B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
Cezanın az olduğuna, hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü
1."...sanığın suç tarihinde yönetimi altında bulunan aracı ile seyrederken, akaryakıt istasyonuna girmek istediği sırada, karşı yönden ve trafiğin akış istikametine göre ters yönden gelen maktülün kullandığı motosiklete çarptığı, kaza sonucu maktulün hayatını kaybettiği, bilirkişi raporlarına göre sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu anlaşıldığından, sanığın mahkumiyetine karar verilerek hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
2.Sanık savunmasında ''... olay günü ben Gökpınardan Yatağan doğru geliyorudm, sanayiye gelmeden petrole girmeden sinyalimi verdim, benzin almak üzere yavaşladığım esnada, ters yönde ilerlemekte olan bir motosikletin üzerime doğru geldiğini son anda fark ettim, kaçmak için direksiyonu sola yani yol tarafına doğru kırdım ancak geç kalmıştım, eğer direksiyonu kırmamış olsam maktule ait motora aracımın önü ile vuracaktım, bu şekilde gelen motora çarptım, beraatimi isterim, şayet mahkumiyet kararı verilir ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim'' demiştir.
3.Tanık ... Beyanında; ''Olay anını gösteren kamera görüntülerini çozümlenmesinde görev aldım, yaptığımız inceleme de maktulün kullandığı motoru ile ters yönden ilerlediği lambasının yanmadığı, sanığın çok hızlı olmayacak şekilde ilerlediği ancak çarpışma anından önce bir süre aynı hızla ilerleyerek benzinliğin içerisine girdiği, maktulün üzerinde kask ve herhangi bir koruyucu malzemenin buluunmadığı gibi hususları gördüm, sanık benzinliğe gireceğine dair sinyalini yakmıştı, çarpışma öncesinde fren yapıp yapmadığnı bilemiyorum, benzin istasyonunun çevreyi aydınlatan lambaları gayet iyi bir şekilde yanıyordu, tanıklık ücreti talebim yoktur'' demiştir.
4.Kaza Tespit Tutanağında " olayın saat 20:54 sıralarında olduğu, aydınlatmanın olduğu motosikletin ters yönden emniyet şeridi içerisinde geldiği, ölen motosiklet sürücüsünün ters yönden gelmesi nedeni ile kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.
5.Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında, kamera kayıtlarının incelenmesinde ölen ...'un trafiği kontrol ederek sanayi kavşağına kontrollü bir şekilde girerek Muğla istikametine doğru dönüş yaparak seyir etmesi gerekirken, Yatağan Sanayi Sitesinden çıkış yaparak Muğla-Aydın karayolunda ters istikamete doğru seyir ettiğini, bu nedenle trafik kurallarını ihlal ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, sanığın ise motosikleti gördüğü sırada toplu dikkat halinde bulunmasını ve kazayı önlemeye yönelik olarak fren ve korna tedbirine başvurması gerekirken dikkatsiz, tedbirsiz olduğunu, kontrolsüz bir şekilde hareket ettiğini bu nedenle kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunu tespit etmişlerdir.
6.İstanbul Adli Tıp Kurumu 18/08/2015 tarihli raporunda; sanığın petrol istasyonuna girmek için manevrasını hareket alanını kontrolü altında bulundurup hızını azaltarak kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediğini, maktulu gördüğünde zamanında tedbir almadığı için kazanın oluşumunda alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğunu, maktulun ise tek yönlü bölünmüş yolun emniyet şeridinde ters yönde kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde seyir ettiğini, petrol istasyonuna girmekte olan sanığı gördüğünde gerekli-yeterli tedbir almadığından kazanın oluşumunda asli derecede kusurlu olduğunu bildirmiştir.
7.Ölenin mirasçıları sanıktan şikayetçi olmuşlar ve davaya katılmışlardır. IV. GEREKÇE
A. Sanığın olay tarihinde, idaresindeki otomobil ile saat 20:54 sıralarında, hız limitinin 110 km/s olduğu meskun mahal dışında ve bölünmüş yolda seyir halinde iken, seyrine göre yolun sağ tarafında bulunan akaryakıt istasyonuna girmek istediği sırada, karşı yönden ve trafiğin akış istikametine göre ters yönden, 2 metre genişliğindeki emniyet şeridinden gelen ölenin idaresindeki motosiklete çarptığı olayda; olayın meydana geldiği yolun şehirler arası, iki şeritli , tek yönlü yol olduğu, olay yerinin benzin istasyonunun aydınlatma direkleri nedeni ile aydınlık olduğu, sanığın kollukta ve Mahkemede verdiği ifadelerinde, benzinliğe girerken yavaşladığını, son anda motosikleti gördüğünü ve sola direksiyonu kırmasına rağmen çarpmaya engel olamadığını istikrarlı şekilde beyan ettiği, olay yerinde çarpmadan önce fren izinin bulunmadığı, çarptıktan sonra kazıntı izinin bulunduğu anlaşılmakla; sanığın olayın meydana gelmesinde hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı, ters yönden bir aracın gelebileceğini öngöremeyeceği, olayı önleme imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, kusuru bulunmayan sanığın beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
B. Resen Dikkate Alınan Diğer Sebepler Yönünden;
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." hükmüne aykırı olarak sanık hakkında 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ihtar edilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/664 Esas, 2015/963 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.