6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2024/558 E. , 2024/2005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2023 tarihli ve 2023/9756 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.(a),(d), 2, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2.İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2023 tarihli ve 2023/221 Esas, 2023/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-(d), 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2023 tarihli ve 2023/3649 Esas, 2023/2505 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suçun yasal koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ...'un mağdur ...'un oğlu olduğu, mağdur ve sanığın aynı evde ikamet ettikleri, 21.07.2023 günü saat 14.00 sıralarında mağdurun evde bulunduğu esnada sanığın eve geldiği, içeri girer girmez mağdurdan telefonunu istediği, mağdurun telefonu vermeyeceğini söylemesi üzerine sanığın iki eliyle mağduru iki bileğinden tutarak "vereceksin, vermezsen seni öldürürüm" şeklinde tehditlerde bulunduğu, bu esnada mağduru ellerinden ve omzundan tutarak sarsmaya devam ettiği, sanığın, mağdurun elinde tuttuğu Oppo marka içerisinde 05** *** ** ** numaralı GSM hattının takılı olduğu cep telefonu zorla alarak evden ayrıldığı, ardından mağdurun sanık hakkında şikayetçi olduğu olayın, anlatıldığı şekilde gerçekleştiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.22.07.2023 tarihli yakalama ve üst yoklama ve araştırma tutanaklarının dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3.Bursa İnegöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen mağdur ... hakkında alınan 22.07.2023 tarihli adli muayene raporunda, "sağ el 1. Parmak proksimalinde 0,2 cm abrazyon mevcut" olduğunun ve basit tıbbi müdehale ile giderilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
4.Tanık K.D.'nin beyanları dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır IV.
GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun sıcağı sıcağına alınan beyanları ve bunu doğrulayan tanık beyanı ve adli rapor içeriğinden mağdurun oğlu olan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla kovuşturma aşamasında ifadesini değiştirmiş ise de itibar edilmeyerek sanığın atılı yağma eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup kurulan hüküm yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2023 tarihli ve 2023/3649 Esas, 2023/2505 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.