Esas No
E. 2023/315
Karar No
K. 2024/760
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/315

KARAR NO: 2024/760

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/10/2022

NUMARASI : 2019/451 Esas - 2022/557 Karar

DAVACI: ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Ticari Şirket
DAVA TARİHİ: 02/10/2019
KARAR TARİHİ: 06/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 06/05/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kardeş olan davacı ve davalının 1996 yılında Tabak Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İnşaat Turizm Nakliyat Ticaret Limited Şirketi'ni kurduklarını, davalının Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütü yargılaması sonucu mahkûm edildiğini, müvekkili adına şirketin karar defterinde 10 nolu karar ile kayıtlı 25/05/2006 tarihli, ...'ın 10 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı karardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 20/06/2016 tarihli ...'ın süresiz olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı karardaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, sahte imza ile davalıya yetkiler verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu beyan ederek; ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren durdurulmasına ve iptaline, davalının ceza evinde mahkum olarak bulunması nedeniyle şirketin varlığını devam ettirebilmesi için temsil ve ilzam yetkisinin şirket ortağı olan müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kısıtlı müvekkili ...'ın %95 hisse sahibi olduğu Tabak Ticaret Ltd Şti nde davacının %5 hissesi bulunduğunu, bu şirket kısıtlı ... tarafından kurulduğunu, şirketler hukuku tek ortak ile kuruluşa izin vermediği için, davacıya kısıtlı tarafından %5 sembolik hisse verildiğini, davalı ... tüm yaşamı boyunca kardeşini ve aile fertlerini kendi aile fertlerinden ayırmamış davacının çocuklarının tüm eğitim giderlerini üstlenmiş, özel okullarda okutmuş, eğitimleri için yurt dışına göndermiş,bu yıllarda davacının emekli maaşı dışında çalışmaktan mütevellit başkaca bir gelirinin bulunmadığını beyan ettiğini, şirketin tüm işlerini tek başına yürüttüğünü, bugünlere gelinmesinde müvekkilinin tek başına mücadelesi ile olduğunu, ... kesinleşmiş bir hükümlü olarak Kandıra Ceza evinde bulunmasına rağmen hakkında verilen Mahkumiyet kararı halen bireysel başvuru yapılan Anayasa Mahkemesinde incelemede olduğunu, davacı tarafından % 5 sembolik hissedar olduğu şirkete yönetim kayyımı tayini talep edilmiş ,ayrıca şirketin karar defterinde 2006 yılında atılan imzanın tarafına ait olmadığı ve imzasının taklit edildiği yönünde Mahkemeye dilekçe verildiğini, böylece 13 yıl süreyle bu karar defterindeki imzayla süresiz müdür seçilen müvekkilinin davalının yapmış olduğu işlemlerin geçersizliğini sağlamak ve Ceza evinde olmasından ve kendini savunamayacak durumda olmasından faydalanmak istendiğini, davalının haksız olarak açmış olduğu firma ile müvekkili müşterilerini çaldığını, davalı ile iş yapan firmaların isim benzerliği nedeniyle müvekkili ile iş yaptığını sandıklarını, davalının aynı zamanda müvekkilinin bugüne kadar yaptığı işleri geçmişte kendisi yapmış gibi web sitesinde yayınladığını, bu nedenlerle öncelikle yönetim kayyımının görevine son verilmesi ve Kocaeli 4 Sulh Hukuk Mahkemesinin kısıtlının arzusu üzerine vasisi ...'a şirketlerle ilgili temsil yetkisi vermesi nedeniyle yönetim kayyımı olarak oğlu ...'ın atanmasını, davada iddia edilen hususlar davacının ağabeyine duyduğu husumet ve haksız kazanç sağlama arzusuna dayalı olmakla ve hayatın olağan akışına uygun olarak aynı şirkette karar defterinde atılan ve kendisine ait olmadığını iddia ettiği imzanın atıldığını bilmemesi 13 yıl içinde mümkün olmamakla,hüsnüniyet yönünden, davacı Mahkemece su istimal konusu henüz bir karar verilmemiş olmasına rağmen davalı ağabeyinin ticari itibarını yok etmek ve kamuoyunda kendisini küçük düşürmek için basın kuruluşlarına haksız ve itibar kırıcı haber yaptırmakla,açılan davanın gerçeğe değil husumete dayalı olduğunun ortaya çıktığına, İddia ettiği imzaların kendi arzu ve talebiyle karar defterini imzalatmak için eve götüren birlikte yaşadığı oğlu ... ve imzadan da okunduğu üzere ... tarafından atıldığı, ...'ın attığı imzanın dosyanızdaki yönetim kayyımının tuttuğu ilk tutanaktan da görüldüğü,hukuk hakkın su istimalini kabul etmediği, iddiaların öne sürülüş zamanı davalının Ceza evinde bulunması ve bu süreçte davacının davalının ailesinden hukuk dışı gayrimenkul talebi olmakla ve onların zor durumundan istifade etmek amacını taşımakla, Hayatın olağan akışına uygun olanı davacının kısıtlı davalı ağabeyinin zor durumda olmasından istifade etmemesi olduğuna, süre yönünden itiraz için hak düşürücü ve zaman aşımı süreleri geçmiş olduğundan, ayrıca davacı tarafından sembolik ortak olduğu şirketin müteahhitlik alanındaki kazancı davalı kısıtlı müvekkilinin ... ve bilgisi olmadan kendi kurduğu aynı ismi ve markayı taşıyan şirketle haksız rekabetle yok edilip kendisine ve 1 derece aile fertlerine haksız kazanç sağlanmakla ve bu şekilde dava konusu şirkete uzun yıllardır zarar verilmekle, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "...Davanın Kabulü ile; Dava dışı Tabak Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İnş. Turizm Nakliyat Tic. Ltd. Şti. 20/06/2016 tarihli 14 nolu ortaklar kurulu kararının iptali ile davalı ...'ın şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasına,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının %98,8 , davacı tarafın %1,2 hissesinin bulunduğunu, davacının sembolik ortak olduğunu, tek ortaklı limited şirket kurulamadığı için kardeşine sembolik hisse verdiğini, ana sözleşme incelenmeden verilen kararın hukuki niteliğinin olmadığını, TTK düzenlemesine göre limited şirket genel kurulunun karar alma usulünde aykırılık yapılmadığını, kabul etmemekle birlikte imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olsa dahi genel kurul kararının iptalinin yasal süresinde istenmediğini, bilirkişi raporu ve adli tıp raporunda çelişen imza raporları ile hatalı karar verildiğini, adli tıp raporu ile bilirkişi heyeti raporunun çelişmesi ve bu çelişki içerisinde dosyada karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, paraf ve imzanın şekli, hukuki sorumluluğu, davacı taraf; siyasi bir sebep yüzünden cezaevine giren ve halen davası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde olan abisi davalı tarafa karşı malvarlığından haksız kazanç sağlamak için bu haksız hukuka aykırı davayı açtığını, ayrıca dava süresince kayyım ücreti konusunda miktarın çok yükseltildiğini, itirazlarının makul bir gerekçe göterilmeksizin direkt olarak reddedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, 2019/451 Esas - 2022/557 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava temsil yetkisinin iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; dava taraf; davalı ile birlikte dava dışı Tabak Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İnşaat Turizm Nakliyat Ticaret Limited Şirketi’ni kurduklarını, tarafların kardeş olmaları nedeniyle güvene dayalı bir ilişki olduğunu, yaptığı incelemelerde, 25.05.2006 tarihli 10 numaralı davalının şirket müdürü olarak atanmasına yönelik karar ile 20.06.2016 tarihli 14 numaralı davalının aksi karar alınana kadar şirket müdürü olarak atanmasına ilişkin kararlardaki imzaların davacıya ait olmadığı, sahte imza ile karar alındığını iddia ederek, davalının temsil yetkisinin tedbiren durdurulması ve iptalini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın "Dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119.maddesine göre; " (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:

a)Mahkemenin adı.

b)Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.

c)Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.

ç)Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.

d)Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.

e)Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.

f)İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.

g)Dayanılan hukuki sebepler.

ğ)Açık bir şekilde talep sonucu.

h)Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır."

HMK'nin 24. maddesi olan talep sonucu başta olmak üzere özellikle 26. maddede açıkça belirtilen talep sonucuyla bağlılık ilkesi gereğince davacının talebini açık, tereddüt ve çelişki doğurmayacak şekilde belirtmesi, bu talebin dava konusu kısmı ve vakıalarla da uyumlu olması gerekir. Talep kısmına hiç yer verilmemesi, dilekçenin eksikliği sayılacağı gibi, talebin hükme götürmeye elverişli olmaması da eksiklik sayılmalıdır. Çünkü dava bu talebe göre yürütülecek, davanın türü bu talebe göre belirlenecek ve hüküm bu talep esas alınarak verilecektir. 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesine göre hakim, Türk Hukukunu re'sen uygular. Olayların anlatımı taraflara, hukuki niteleme hakime aittir.

HMK'nın 31. maddesi uyarınca; hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukukî açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.

Somut olayda;

Davacı taraf, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde 25.05.2006 tarihli 10 numaralı davalının şirket müdürü olarak atanmasına yönelik karar ile 20.06.2016 tarihli 14 numaralı davalının aksi karar alınana kadar şirket müdürü olarak atanmasına ilişkin kararlardaki imzaların davacıya ait olmadığı, sahte imza ile karar alındığını iddia ederek, davalının temsil yetkisinin tedbiren durdurulması ve iptalini talep etmiştir. Dava dilekçesinin talep sonucu incelendiğinde “davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren durdurulmasını ve iptalini” talep ettiği görülmektedir. Davacının talep sonucundan kastının olaylar kısmında ortaklar kurulu kararlarının iptali mi, yoksa davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması mı olduğu açık değildir. Gerçekten de yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması 6102 sayılı yasanın 630.maddesinde düzenlenmiş, genel kurul kararlarının iptali ise 6102 sayılı yasanın 622.maddesi atfıyla aynı yasanın 445 vd. maddelerinde düzenlenmiş, farklı inceleme ve değerlendirme gerektiren kurumlardır. Bu durumda davacının talebinin hangisi olduğu yönünde dava dilekçesinde açıklık bulunmadığından mahkemece davacının talebi 6100 sayılı yasanın 31.maddesi kapsamında açıklattırılmadan karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Davacı tarafa yukarıda bahsedildiği üzere talep sonucunu açıklaması için 6100 sayılı yasanın 31.maddesi kapsamında süre verilmesi, davacının talebinin 6102 sayılı yasanın 630.maddesindeki “yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması” talebine yönelik ise bu kapsamda bir değerlendirme ve inceleme yapılması; davacının talebinin genel kurul kararlarının iptali ise; şirket ana sözleşmesinin dosyaya kazandırılarak, iptali istenen kararın iptal edilebilirlik, butlan veya yokluk hallerinden hangisine girdiği de gerekçede değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken; “Dava dışı Tabak Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İnş. Turizm Nakliyat Tic. Ltd. Şti.

20/06/2016 tarihli 14 nolu ortaklar kurulu kararının iptali ile davalı ...'ın şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasına” şeklinde hem genel kurul kararının iptaline, hem de davalının temsil yetkisinin kaldırılmasına şeklinde birbiri ile çelişir şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir

Anılan nedenlerle, davalının istinaf talebinin HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddeleri gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, sair istinaf istemlerinin kaldırma sebebine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dairemiz kararı gereğince işlem yapılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

2.Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, 2019/451 Esas ve 2022/557 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

5.İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6.Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.06/05/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.