1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/8004 E. , 2024/1624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii
İlk Derece Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2016/318 Esas, 2019/249 Karar sayılı kararları ile;
a)Sanık ... hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,
c)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, Karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.01.2020 tarihli ve 2019/1362 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararları ile:
a)Sanık ... hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
c)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun "Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında uygulama yapılırken, TCK.nın 82/1-d, 29 ve 31/2. maddeleri gereğince belirlenen 10 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 31/2-son cümlesi gereği zorunlu olarak 7 yıl hapis cezasına hükmedilip bu ceza üzerinden TCK.nın 62. maddesi ile uygulama yapılmasının gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasındaki TCK.nın 31/2. maddesinin uygulandığı bendin son kısmına 'ancak verilen ceza 7 yıldan fazla olamayacağı anlaşılmakla; TCK 31/2-son cümle uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına' ibaresinin eklenmesine, takdiri indirimin uygulandığı benddeki '8 yıl 9 ay' ibaresinin ise '5 yıl 10 ay' olarak değiştirilmesine" karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Suça sürüklenen çocuk ...
hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının nazara alınmadığına ilişkindir.
B. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz Sebebi Sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik inceleme ile karar verildiğine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair her tirli şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suriye uyruklu maktulün 10.05.2016 günü saat 14.00 sularında Karaköy Mah. ... Cad. Mevkiinde bulunan tanık İ.Ö.'ye ait ahırın bulunduğu yerde ağaçlık alan içerisinde yarı gömülmüş bir vaziyette, çürümeye yüz tutmuş olarak bulunması üzerine olay hakkında soruşturma başlatıldığı; bu soruşturma kapsamında, maktulün cesedinin bulunduğu yere yakın olan ve ölmeden önce maktulün işçi olarak çalıştığı tanık İ.Ö.'ye ait ahırda ve maktulün kalmakta olduğu bu ahırın üzerinde bulunan binada yapılan incelemede boğuşma izleri ile duvarlarda ve yatakta kana benzer bulguların tespit edildiği, bunun üzerine maktulün başkaları tarafından öldürüldüğü kanaatine varılarak soruşturmanın genişletildiği ve nihayetinde soruşturma aşamasında sanık ve suça sürüklenen çocuklarla yapılan görüşmede öz babaları olan maktulü kendilerinin iştirak halinde öldürdüklerini ikrar ettikleri, maktulün işçi olarak çalıştığı ahırın sahibi İ.Ö.'nün beyanında, olayın nasıl olduğuna dair herhangi bir görgüsünün bulunmadığını, maktulün 12 yaşlarındaki oğlu ... ile birlikte hayvanlarına baktığını, olaydan 15-20 gün kadar önce maktulün kendisinden gelip Suriye'deki eşinin rahatsız olduğu gerekçesiyle 600,00 TL para aldığını, bu olaydan 2 gün kadar sonra ahıra geldiğinde maktulü göremediğini, maktulün nerede olduğunu ...'e sorduğunda ...'in kendisine, babasının gri renkli bir taksiye binerek gittiğini söylediğini, olay günü de hayvanlarını aradığı sırada ağaçlık alanda eli köpekler tarafından parçalanmış bir insan cesedi gördüğünü, bunun üzerine hemen mahalle muhtarını arayarak haber verdiğini belirttiği; Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 03.08.2016 tarihli 2016/1869 sayılı raporunda, maktulün ölümünün kesici ezici alet yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile birlikte kafa içi travmatik değişimler sonucu meydana geldiği, ayrıca maktulün öldürüldüğü yerde çekyat kılıfından alınan örnekte sanık, suça sürüklenen çocuklar ve maktule ait DNA profillerini içerdiği, sanık ve suça sürüklenen çocuklardan alınan biyolojik örnekler ile maktulden alınan örnekler üzerinde yapılan incelemede %99.99 maktulün, suça sürüklenen çocuklar ve sanığın biyolojik babası olabileceğinin belirtildiği; 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında Adli Tıp Kurumu Sakarya Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12.05.2016 tarihli ve 599 sayılı raporunda ...'in işlemiş olduğu suçun fariki ve mümeyyizi olduğunun belirtildiği; sanık ... soruşturma aşamasında alınan savunmasında, ...'in beyanı ile uyumlu bir biçimde üç kardeş birlikte babasının yatmakta olduğu yere geldikleri, burada babasının kendilerine ve özellikle küçük kardeşi ...'e kötü davranması nedeniyle ...'in bıçakla, kendisinin ve Iessa'nın çekiçle vurmak suretiyle öldürdüklerini, daha sonra birlikte taşıyıp ağaçlık alana gömdüklerini, elbiseleri görülmesin diye pantolonunu çıkarttıklarını belirterek atılı suçlamayı ikrar ettiği; suça sürüklenen çocuk ..., ağabeyi olan... ile uyumlu bir biçimde soruşturma aşamasında alınan savunmasında, babasının kendisine kötü davranması ve ayrıca Suriye'ye gitmelerine izin vermemesi nedeniyle olay günü sabah saatlerinde üçü birlikte babasının ve kendisinin kalmakta olduğu çiftliğin üst katında kendisinin elinde bıçak, ağabeyi...'nin elinde sopa ile vurmak suretiyle öldürdüklerini daha sonra birlikte taşıyıp ağaçlık alana gömdüklerini belirttiği; suça sürüklenen çocuk ... soruşturma aşamasında alınan savunmasında, ağabeyi sanık ve diğer suça sürüklenen çocuk kardeşinin beyanlarının aksine babalarını kendilerinin öldürmediğini belirterek atılı suçlamayı reddettiği ancak kendisi ile ilk yapılan şifahi görüşme, olay yakalama ve üst arama ve muhafaza altına alma tutanağındaki ikrara yönelik beyanları ile sulh ceza hakimliğindeki çelişkili beyanları ve diğer suça sürüklenen çocuk ve sanığın beyanları dikkate alındığında savunmalarının çelişkili olduğu, suça sürüklenen çocuklar ve sanığın duruşmada alınan ilk beyanlarında babalarını öldürmediklerini, korkmaları nedeniyle soruşturma aşamasında babalarını öldürdüklerini söylediklerini, maktul babalarının ...'e kötü davranmadıklarını beyan ettikleri, daha sonraki celselerde alınan savunmalarında bu sefer babalarının kendilerini DAEŞ'ten korumak amacıyla Türkiye'ye getirdiklerini beyan ettikleri, ayrıca babalarının Daeş örgütü tarafından öldürülmüş olabileceğini, daha sonraki duruşmalarda alınan beyanlarında bu sefer önceki beyanları ile çelişen şekilde soruşturma aşamasında tercümanın yönlendirmesi ile babalarını öldürdüklerini beyan ettikleri, bu şekilde tüm aşamalarda çelişen beyanlarda bulundukları, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanları incelendiğinde, suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'nin babaları olan maktulü diğer suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte nasıl öldürdüklerini ayrıntılı olarak anlattıkları, suça sürüklenen çocuk ... soruşturma aşamasında alınan beyanlarında; babası olan maktulün olay öncesinde kendisine kötü davranması ve Suriye'de olan annesinin yanına gitmesini istememesi nedeniyle hatırlamadığı bir telefondan ağabeyi olan Iessa'nın telefonunun bozuk olması nedeniyle diğer ağabeyi...'yi aradığını, daha sonra onların yanına gittiğini ve birlikte babalarının yanına geldiklerini, babasının bu sırada uyuduğunu, hayvanların yemliğinden bir bıçak aldığını, ağabeyi...'nin de bir sopa aldığını, babasının yanına çıktıklarını, babasının bu sırada yüzü duvara dönük şekilde yattığını, bıçağı bir kere kaburga bölgesine doğru vurduğunu, daha sonra aşağıya doğru kaçtığını, her iki ağabeyinin yukarıda kaldığını ve babasına ne kadar vurduklarını bilmediğini, daha sonra her iki ağabeyinin babasını aşağıya indirdiklerini ve üçü birlikte ağaçlık alana götürüp yüz üstü gömdüklerini, Saibi'nin, babasını bir araba ile kaçırdıklarını söylemesini istediğini ve bu şekilde kayıp ihbarını polise bildirdiklerini beyan ettiği, sanık ...'nin de alınan savunmalarında ... ile benzer beyanda bulunduğu, babalarını öldürdükten sonra ...'e patronu olan tanık İ.Ö.'ye babalarının bir arabaya binerek gittiğini söylemesini istediklerini, bu arabaya binip gitme senaryosunu tanıklar Ç., İ.Ö. ve A.A.A'ya anlattıklarını beyan ettiği dikkate alındığında, bu anlatımların olayın cereyan tarzı ile birebir uyumlu olduğu, zira sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in beyanlarında ayrıntılı olarak anlattıkları şekilde, tanık İ.Ö.'nün aşamalarda alınan beyanlarında ...'e babası ...'ın nerede olduğu sorduğunda, ...'in kendisine babasının bir arabaya binerek ayrıldığını beyan ettiği, yine tanık A.A.A.'nın da aynı yönde beyanda bulunduğu, bu hususun yukarıda suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'nin babaları maktulün arabaya binip gitme senaryosunu tanıklara anlattıkları şeklindeki beyanları ile birebir örtüştüğü, yine olay yakalama üst arama ve muhafaza altına alma tutanağında da belirtildiği üzere; duvarlarda yoğun sıçrama şeklinde kana benzer lekelerin bulunması, yine maktulün öldürülmeden hemen önce üzerinde yattığı tahmin edilen kanepede yuvarlak kana benzer lekelerin bulunması ve bu kan lekelerinin daha sonra alınan otopsi raporunda maktule ait olduğunun ortaya çıkması, yine sanık ve suça sürüklenen çocuk ...'in belirtiği şekilde olayda çekiç kullandıklarını beyan etmesi ile olay yerinde çekiç sapının ele geçirilmiş olması yine suça sürüklenen çocuk ...'in olayda kullandığı bıçağı saman balyalarına saplamış olduğunu beyan etmesi üzerine olay tutanağında da belirtildiği üzere tam da suça sürüklenen çocuk ...'in tarif ettiği yerde bu bıçağın bulunarak muhafaza altına almış olması, ayrıca maktul ile ilgili yapılan otopsi raporunda da sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in öldürme şekli ile ilgili olarak belirttikleri biçimde maktulün ölümünün kesici ezici alet yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile birlikte kafa içi travmatik değişimler sonucu meydana gelmiş olduğu, yine her ne kadar suça sürüklenen çocuk ... aşamalarda alınan beyanlarında diğer kardeşlerinden farklı olarak suçlamayı kabul etmemiş ise de olay yakalama üst arama ve muhafaza altına alma tutanağında belirtildiği üzere yapılan şifahi görüşmede babasını birlikte öldürdüklerini beyan ettiği dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuklar ve sanığın ilk aşamalarda ve soruşturma aşamasında alınan olayın cereyan tarzı ve gerçekleşme şekli ve dosya içerisindeki deliller ile bire bir örtüşen sıcağı sıcağına alınan ilk beyanlarına itibar edildiği, daha sonradan suçtan kurtulmaya yönelik dosya içerisindeki deliller ve soruşturma aşamasındaki ifadeleri ile çelişen beyanlarına itibar edilmediği ve sanık ile suça sürüklenen çocukların atılı suçu işledikleri hususunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu, suça sürüklenen çocukların ve sanığın aksi kanıtlanmayan savunmalarına göre maktulün suça sürüklenen çocuk ...'e kötü davranması nedeniyle eylemlerini gerçekleştirdikleri kabul edilerek haksız tahrik altında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği belirtilmiştir.
2.Sanık ve suça sürüklenen çocukların savunmaları, tanıkların anlatımları, olay yakalama üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı, otopsi raporu, uzmanlık raporları, adlî raporlar, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Gerekçeli karar başlığında maktul Ragheb'in isminin ve kimlik bilgilerinin yazılmaması, mahallinde eklenmesi mümkün bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Oluşa ve dosya kapsamına göre; kardeş olan sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar ... ve Iessa'nın babaları olan maktul Ragheb'i ssç ...'e kötü muamelede bulunması ve ssç ve sanığı annelerinin de bulunduğu yer olan Suriye'ye göndermemesi nedeniyle öldürdükleri mahkemece kabul edilerek haksız tahrik hükümleri uygulanmış ise de, mahkemece maktulün kötü muameleye konu eylemlerinin neler olduğu araştırılması gerektiği düşünülmeden asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması yerine makul düzeyde indirim yapılması, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi sebebi yapılmamıştır." şeklindeki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından sanık ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşıldığından, Tebliğnamenin (2) numaralı bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Eleştiri Yönünden
1.Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında maktulün isim ve kimlik bilgilerinin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmış ise de söz konusu hukuka aykırılık mahallinde hükme eklenmesi mümkün eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Oluşa ve dosya kapsamına göre; kardeş olan sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve Iessa'nın babaları olan maktulü suça sürüklenen çocuk ...'e kötü muamelede bulunması nedeniyle öldürdükleri kabul edilerek haksız tahrik hükümleri uygulanmış ise de maktulün kötü muameleye konu eylemlerinin neler olduğu belirtilmeden asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması yerine makul düzeyde indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu husus Bölge Adliye Mahkemesince de eleştiri konusu yapılmıştır.
C. Sanık ...
Ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların Gerekçe başlığı altında (B-2) paragrafında açıklanan eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, savunma hakkının ihlal edilmediği, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması ile tayin olunan 21 yıl hapis cezası üzerinden yaş küçüklüğü nedeniyle aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan (1/3) oranında indirim ile bulunan 14 yıl hapis cezasının, "hükmolunacak cezanın 12 yıldan fazla olamayacağına" dair aynı fıkranın son cümlesi uyarınca 12 yıla indirilmesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile yapılacak indirimin 12 yıl üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ...
Ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (C) paragrafında açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.01.2020 tarihli ve 2019/1362 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararlarında sanık ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında (D-2) paragrafında açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.01.2020 tarihli ve 2019/1362 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği
BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan "14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere "ancak aynı fıkranın son cümlesi uyarınca hükmolunacak hapis cezasının 12 yıldan fazla olamayacağı gözetilerek suça sürüklenen çocuğun 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragrafta yer alan "11 yıl 8 ay hapis" ibaresinin çıkartılması yerine "10 yıl hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.