Esas No
E. 2022/6931
Karar No
K. 2023/5477
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/6931 E.  ,  2023/5477 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1152 E., 2021/2188 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21/12/2018 tarih 2018/9 esas 2018/917 karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesi uyarınca 14600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17/11/2021 tarihli ve 2020/1152 Esas, 2021/2188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi gereğince sanığın 1 yıl 10 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05/09/2022 tarihli ve 2022/8596 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kusuru olmadığına ve fazla ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:

Sürücü belgeli şoför olan sanık ...'nın 15/05/2016 günü Has Bingöl Seyahat firmasına ait 12 AD 044 plaka sayılı yolcu otobüsünü kullandığı, Bursa İlinden Bingöl İline gitmek üzere hareket ettiği, Ankara İlinde ... ve oğlu olan sanık ... Hişanın otobüse bindikleri, 27-28 nolu koltuklarda oturdukları, Kayseri İline geldiklerinde Müşfikenin hostes koltuğuna oturduğu, sanık ...'nin de onun yanına oturduğu, saat 23:30 dolaylarında sanık ...'ın, sanık ...'nın kullandığı otobüsün direksiyonuna savunmasına göre telefon almak için müdahalede bulunarak çevirdiği, sanık ...'nın otobüsün dengesini sağlamaya çalıştığı sırada sanık ...'ın bu kez tekrar sanık ...'ya müdahalede bulunması üzerine otobüsün yoldan çıktığı karşı şeride geçtiği ve yan yatarak devrildiği ,doktor raporuna göre otobüste yolcu olarak bulunan katılanlar ..., ... ve ... ile mağdur ... ...'in yaşamsal tehlike geçirmeksizin yaralanma etkileri basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek derecede yaralandıkları, katılan ...'ın yaşamsal tehlike geçirecek,yaralanma etkileri basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek,vücudunda kemik kırığı oluşacak derecede yaralandığı,kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin (3) derece olduğu, Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 04/12/2018 günlü 7464 sayılı raporuna göre; sanık ...'nın kullandığı otobüs ile yerleşim yeri dışında gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı, havanın yağmurlu, zemini ıslak yolda olay yerinde giderken hızını, olay yeri koşullarına göre ayarlamadığı,otobüs içinde kendilerine tahsis edilen koltuklarda bir süre seyahat ettikten sonra yerlerinden kalkan iki yolcunun yanına geldiğini annesinin hostes koltuğuna oğlu olan ...'ında yanında koridor kısmına oturmasına izin verdiği,yolcunun davranışlarını da dikkate alarak seyrini kontrollü bir biçimde sürdürmesi gerekirken mevcut hızıyla olay yerine geldiğinde yanında bulunan yolcunun direksiyona müdahale etmesinin de etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tali kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise otobüsle yolculuk yaparken kendisine tahsis edilen koltukta oturmayıp sürücünün yanında oturarak yolculuk yaptığı, otobüsün direksiyonuna müdahale edip sürücünün aracın kontrolünü kaybetmesine neden olduğundan asli kusurlu olduğu dikkate alınarak sanık cezalandırılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:

Sanık ...'ın, yolculuk sırasında kendisine tahsis edilen koltukta oturmayıp sürücünün yanında oturarak yolculuk yaptığı, diğer sanık ...'ın elindeki telefonu almak maksadıyla üzerine doğru atladığı ve telefonu almaya çalışırken otobüsün direksiyonuna çarpması nedeniyle sürücünün aracının kontrolünü kaybetmesine sonucunda yön değiştiren otobüsün yoldan çıktığı, karşı şeride geçtiği, yan yatarak devrildiği, aracın direksiyonuna müdahale ederek sürücünün aracının kontrolünü kaybetmesine neden olduğu kazada, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışından dolayı asli kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporlarının oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, kazaya kusurlu olarak sebebiyet veren ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olan sanıkların, ilk derece mahkemesince atılı suç için uygulama maddesinde öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak cezalandırılmasında isabetsizlik bulunmamakla birlikte, sanık ...'ın, yolculuk sırasında kendisine tahsis edilen koltukta oturmayıp sürücünün yanında oturarak yolculuk yaptığı, diğer sanık ... 'ın elindeki telefonu almak maksadıyla üzerine doğru atladığı, ve telefonu almaya çalışırken otobüsün direksiyonuna çarpması nedeniyle sürücünün aracının kontrolünü kaybetmesine sonucunda yön değiştiren otobüsün yoldan çıktığı, karşı şeride geçtiği, yan yatarak devrildiği, otobüste yolcu olarak bulunan katılanların yaralandığı kazaya sebebiyet veren sanık ...'nin eyleminin niteliği ve taksirin yoğunluğu gözetildiğinde sanığın atılı suçu bilinçli taksirle işlediği kanaatine varılmış ve buna göre uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Kaza tespit tutanağının ve bilirkişi raporunun ve Adli Tıp raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kusura ilişkin temyiz istemi yönünden hükümde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamış olup; asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde ceza tayin edilmiş olup hükümde bu yönü ile de bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17/11/2021 tarihli ve 2020/1152 Esas, 2021/2188 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog