Esas No
E. 2022/3950
Karar No
K. 2024/1655
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2022/3950 E.  ,  2024/1655 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2933 E., 2020/2271 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, tehdit
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Red

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan verilen davanın reddine ilişkin hükmün istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen "düzeltilerek esastan ret" kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer verilen; “İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği,

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/288 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; Nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, Tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine, karar verilmiştir.

2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/2933 Esas, 2020/2271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca, "Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanık lehine ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf itirazı bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-d ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir hata olduğundan, hüküm fıkrasına "Sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 5.450,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,'' paragrafının eklenmesi suretiyle" gerekçesi ile düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz İsteği

1.Sanık ve tanıkların usulüne uygun beyanları yeterince araştırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,

2.Sanık hakkında çıkar amaçlı örgüt kurmak suçundan Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamasının bu dosyada dikkate alınması gerektiğine,

3.Tehdit suçundan verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4.Katılanın mağduriyetinin giderilmesi açısından katılan lehine yorumlanarak beraat kararının bozulmasına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Katılan ...'ın; sanık ...'ın kendisine ait olan 10 *** ** plakalı arabasını daha önce de zorla elinden aldığını, buna ilişkin Erdek Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu, şikâyet sonrası aracı tekrar geri aldığını, ancak 23.02.2017 tarihinde saat 20.00 sıralarında sanık ...'ın kendisini arayarak "Alacağının bir kısmını aldım. Gel teslim al." dediğini, bunun üzerine buluştuklarını, buluşmaya arabası ile gittiğini, buluştuklarında sanığın belinden tabanca çıkararak "bakın ben bunun altından arabayı nasıl alacağım" dediğini, bunun üzerine kendisinin de aracı bırakıp kaçtığını belirterek sanık hakkında şikâyette bulunması üzerine nitelikli yağma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın arabasını ona silah çekerek zorla almadığını savunduğu, katılanın ise sanığın söz konusu aracı kendisine silah çekmek suretiyle zorla aldığını iddia ettiği, sanığın aracı zorla aldığı sırada olay yerinde yani buluştuklarında tanık M.A.'nın ve ismini bilmediği sanığın tanıdığı olan başkaca kişilerin de olay yerinde olduklarını belirttiği, ancak tanık M.'nin alınan beyanında katılanın beyanlarını doğrulamadığı, sanığın katılana silah çekerek zorla arabasını aldığına dair bir görgüsünün olmadığını beyan ettiği, sanığın katılanın tanık B.G.'den alacağını alabilmesi için tarafları bir araya getirdiği, tanık B.'nin işlettiği gazinoyu satarak katılana olan borcunu ödeyeceği bu hususta katılan ve tanığın sanık eşliğinde görüştükleri hususunun tüm taraf beyanları ve dosya kapsamı ile sabit olduğu, katılanın, sanığın kendisi ile tanık B. arasında görüşme sağlaması nedeniyle şikayet tarihinden önce de arabasını kendi rızası ile sanığa verdiğinin, sanığın bir müddet arabayı kullandıktan sonra arabayı katılana iade etmemesi nedeniyle katılanın şikâyetçi olduğunun ve bunun üzerine sanığın arabayı getirerek iade ettiğinin sanığın ve katılanın savunma ve beyanlarından anlaşıldığı, ancak daha sonra katılanın, sanığın kendisine silah çekmek suretiyle arabasını zorla yeniden aldığından bahisle şikâyetçi olduğunun anlaşıldığı, katılanın aşamalarda istikrarlı ve tutarlı beyanlarda bulunmadığı, dosya arasında bulunan Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas ve 2019/155 Karar sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre; katılanın 30.01.2017 tarihinde kolluk görevlilerine başvurarak alacaklarını takip etmek için sanık ile anlaştığını, sanığın bu işleri takip etmek için bir araç lazım olduğunu söyleyince kullanmış olduğu aracını sanığa verdiğini, zaman içerisinde sanık ile görüştüğünü, bir hafta önce aracını geri istediğini, ancak sanığın aracını geri getirmediğini söyleyerek sanık ...'dan şikâyetçi olduğu, akabinde 01.02.2017 tarihinde yeniden kolluk kuvvetlerine başvurduğu, daha önce şikâyetçi olduğunu belirtmesine rağmen sanık ...'ın aracını hasarsız olarak kendisine teslim ettiğini, aralarında yanlış anlaşılma olduğunu, bu nedenle sanıktan şikâyetçi olmadığını belirttiği, daha sonra 04.02.2017 tarihinde yeniden kolluk kuvvetlerine başvurarak daha önce şikayetini geri almış ise de, baskı ile şikâyetini geri aldığını, sanığın kendisini tehdit ettiğini, telefonla kendisini aradığını, kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, bu görüşmeyi ses kaydına aldığını belirterek yeniden sanıktan şikâyetçi olduğu, akabinde bir müddet zaman geçtiği, bu sefer katılanın 20.02.2017 tarihinde yeniden kolluk kuvvetlerine başvurduğu ve aracını geri getirmediği için şikâyetçi olduğu, sonrasında ... ile konuşup anlaştıklarını, aralarında bir olumsuzluk kalmadığını ve kendisinden şikâyetçi olmadığını belirttiği, ancak daha sonra 24.02.2017 tarihinde katılanın yeniden kolluk kuvvetlerine başvurarak 20.02.2017 tarihinde aracını ...'tan teslim aldığını, ancak 23.02.2017 tarihinde sanık ...'ın 0 506 *** ** ** numaralı hattan kendisini arayarak "alacağının bir kısmını aldım, gel teslim al" demek suretiyle kendisini çağırdığını, kendisinin de 10 *** ** plaka sayılı aracı ile saat 20.00 sıralarında Hasanbey Mahallesi Koruluğu'na gittiğini, burada sanık ... ve tanık M.A.'nın, ayrıca tanımadığı iki kişinin daha alkol alıp sohbet ettiğini, aracın kontak anahtarını araç üzerinde bırakarak yanlarına gittiğini, sanık ...'ın kendisine silah göstererek "bakın ben şimdi bunun altından arabasını nasıl alacağım" demek suretiyle kendisini tehdit ettiğini, kendisinin de korkarak olay yerinden uzaklaştığını ve sanığın aracı bu şekilde zorla kendisinden aldığını belirttiği, dolayısıyla katılanın sürekli olarak sanığın arabasını rızası dışında aldığından bahisle zorla aldığını belirterek şikâyetçi olduğu ancak daha sonra da bu şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşıldığı, katılanın istikrarlı olmayan beyanları dikkate alındığında sanığın katılanın aracını katılanın anlattığı şekilde zorla aldığı hususunda şüphe oluştuğu, yine tanıklar ... ve ..., katılanın aracının zorla alındığını belirttiği günden sonra katılanın aracını Biga ilçesinde gördüklerini ve araç içerisinde de sanık ...'ın bulunduğunu gördüklerini belirtmiş iseler de, dosya kapsamında bulunan Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün 17.04.2019, Biga İlçe Emniyet Müdürlüğünün 06.02.2019 ve 28.03.2019, Biga İlçe Jandarma Komutanlığının 04.04.2019 tarihli yazı cevaplarından dava konusu katılanın aracı ile tanıkların bu aracı gördüklerinde kullandıklarını belirttikleri plaka sayılı araçların Biga ilçesi plaka tanıma (PTS) sisteminde görülmediğinin bildirildiği, ayrıca bu tanıkların katılanın arkadaşları olduğu, dolayısıyla bu tanıkların beyanları uyarınca şikayet tarihinden sonra aracın sanık tarafından kullanıldığının görüldüğünün sabit kabul edilemeyeceği, sanığın katılanın aracını katılana silah göstermek suretiyle tehdit ederek zorla elinden aldığına dair dosya kapsamında katılanın soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı, aslında tüm dosya kapsamından ve aşamalarda alınan beyanlardan sanık ile katılan arasında, katılanın başkaca kişilerle olan borç ve alacak meseleleri yüzünden katılanın alacaklarının tahsilatı konusunda yardım edilmesi hususunda bir takım görüşmelerinin olduğunun ve sanığın Gönen'deki kişilerin alacaklarının tahsilatı konusunda bu alacakları tahsil edebilmek için kendine görev bilip alacaklı kişilerle bu şekilde bir ilişki içerisine girdiğinin anlaşıldığı, iletişim tespiti (HTS) kayıtlarına göre katılanın olay günü sanığın kendisini aradığını belirttiği telefonun baz kayıtları incelendiğinde, söz konusu telefonun 23.02.2017 tarihinde sinyal vermediği, ancak 24.02.2017 saat 18.06'dan itibaren sinyal verdiği ve baz bilgisinin de Çanakkale olduğu, ayrıca katılanın şikayetinden sonra yapılan araştırmada söz konusu 10 *** ** plaka sayılı aracın olay gecesinden sonra 24.02.2017 tarihinde saat 01.31'de Lapseki/ÇANAKKALE plaka tanıma sisteminden geçiş yaptığının tespit edildiği hususları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlemiş olabileceğini gösteren suç şüphesinin bulunduğu, ancak yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında ise sanığın eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin şüphede kaldığı, nitekim tanıklar B.G., A.D., M.A. ve M.E.'nun beyanlarının sanığın savunmasını desteklediği, katılanın da sigortadan para almak için tanık A.A.'nın kendisinin yönlendirmesi ile bir başvuru yaptığını belirttiği, katılanın zorla alındığını iddia ettiği 10 *** ** plaka sayılı arabanın ruhsat sahibinin tanık A.A. olduğu, söz konusu aracın katılan ... tarafından borcuna teminat olarak tanığa verildiği, ancak tanığın aracı kullanması için katılan ...'e bıraktığının anlaşıldığı, sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işleyip işlemediği hususunda şüphe bulunduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği sabit bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Suça konu aracın 24.02.2017 gecesi saat 01.31'de Lapseki/Çanakkale plaka tanıma sisteminden geçiş yaptığına dair tutanak, dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanık ile katılan arasında 23.03.2017 tarihinde geçen konuşmaya ilişkin cd çözümüne dair bilirkişi raporu, dava dosyasında mevcuttur.

4.Tanıklar B.G., A.D., M.A. ve M.E.'nin sanığın savunmasını destekleyen anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.

5.Sanığın savunmalarında özetle, katılanın aracını gasp etmediğini, sadece bir dönem rızasıyla kullandığını, hakkında şikâyette bulununca da katılana teslim ettiğini, şikayetini geri aldığını, katılanın çok fazla borcu olduğunu, arabadan dolayı sigortadan para almak için bunu uydurduğunu, beyan ettiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak beraat eden sanık müdafiine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle düzeltilerek esastan red kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE

Sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin şüphe boyutunda kaldığı, sanık ile aralarındaki husumet gözetildiğinde, katılanın beyanlarına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aşamalarda istikrarlı ve hayatın olağan akışına uygun, samimi savunmasının aksini gösterir suçu işlediğine dair delil olmadığı anlaşıldığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ön inceleme bölümünde yer alan ilk paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/2933 Esas, 2020/2271 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.