Esas No
E. 2021/29282
Karar No
K. 2024/859
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/29282 E.  ,  2024/859 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/240 E., 2016/35 K.
SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/240 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay süre ile hapis ve 24.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık temyizinde özetle, cezasını temyiz ettiğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, şikâyetçi Tamer'in kimlik bilgilerini kullandığı sahte nüfus cüzdanı ile katılan bankadan kredi verilmesini sağladığı iddia ve kabul edilmiştir.

2.Sanık özetle; suçlamaya bir diyeceğim yoktur, ancak, ben bankaya müracaat ettim fakat para çekmedim demiştir.

3.Şikâyetçi ile katılan banka yetkilisi, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.

4.Dosyadaki bilirkişi raporunda özetle; banka kredi sözleşmesi ekinde görülen nüfus cüzdanının sahte olup aldatıcılık özelliğinin bulunduğu, banka kredi sözleşmesindeki şikayetçiye Tamer adına atılı imzaların sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanık hakkında kurulan hükümlerde; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankanın farklı şubelerinden kredi çekilmesi durumunda eylemin tek bir mağdura karşı işlenmiş kabul edileceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgelerde sahtecilik suçlarında mağdurunun kamu olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu dikkate alınarak; dosya kapsamına ve UYAP ortamında yapılan incelemeye göre, sanığın benzer eylemlerinden dolayı safahat görmüş Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/419 Esas, 2015/44 Karar sayılı davasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, bahsi geçen Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/419 Esas, 2015/44 Karar sayılı dosyasının ve sanık hakkında benzer şekilde işlenen belgelerde sahtecilik ve katılan ...ne karşı işlenen dolandırıcılık suçlarından açılan davaların araştırılması, dava dosyaları getirtilip incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına yazılması, başka fiiller nedeniyle açılmış dava veya kesinleşmiş hüküm olup olmadığının belirlenmesi, farklı fiiller nedeniyle suç işleme kararları da tartışılmak suretiyle hukuki kesinti gerçekleşmeden açılan davaların tespiti ile mümkünse davaların birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması hâlinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği ve sanığın kredi başvurusunun onaylanarak paranın açtığı hesaba yatırıldığı durumlarda hesaba daha sonra bloke konulmuş olsa da paranın sanığın hakimiyet alanına girdiği, bu nedenle sanık parayı alamasa bile suçun tamamlanmış kabul edileceği dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hükümler kurulması,

2.Sanığın şikayetçi Tamer adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı kullandığının iddia ve kabul edildiği olayda, sahte nüfus cüzdanının fiziken dosya içinde bulunmadığı, emanet makbuzunda sahte nüfus cüzdanının "suretinin" adli emanette olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunda "sahte nüfus cüzdanının aldatıcılığından" bahsedilmiş ise de aynı bilirkişi raporunda incelemenin sahte nüfus cüzdanı aslı üzerinden değil telefon abonelik sözleşmeleri ve banka kredi sözleşmeleri "ekindeki" nüfus cüzdanı suretleri üzerinden yapıldığının anlaşılması karşısında; sahte nüfus cüzdanı aslı sanığın benzer nitelikteki diğer dosyalarından ve sanığın kendisinden sorulmak sureti ile araştırılarak ve ele geçmesi halinde aldatıcılık kabiliyeti incelenerek, aldatıcılık kabiliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilebileceği ve yukarıda açıklandığı şekilde aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulama alanı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin gerekeceği, sahte nüfus cüzdanı aslının ele geçmemesi halinde aldatıcılık kabiliyetinin sureti üzerinden incelenmesi mümkün olmadığından, eylemin sahte banka kredi sözleşmesinin varlığı da göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu halde de zincirleme suç hükümlerinin uygulama alanı bulunup bulunmadığının inceleneceği hususları göz önüne alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir iken sahte nüfus cüzdanı aslı araştırılmaksızın resmi belgede sahtecilik suçundan eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm tesisi,

3.5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise aynı Kanun'un 52 nci maddesi de gözetilmek suretiyle haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği 20,00 TL ile 100,00 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın fiilen kredi olarak çektiği iddia edilen miktar 20.000,00 TL iken, Mahkemece temel cezanın 1000 gün, 1 gün karşılığının ise 30,00 TL olarak kabulü ile "temel adli para cezasının, haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi" hükmüne aykırı şekilde eksik adli para cezası tayini,

4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu, Nedenleri ile sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/240 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.