11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/3853 E. , 2024/5295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve 2022/27910 Soruşturma, 2022/20917 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Konya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1951 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.06.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3694 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59383 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59383 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki ... Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile şüpheli ...'in yetkilisi olduğu ... Gıda Tarım Hayv. İnş. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında franchising sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında müşteki şirket tarafından ödeme tarihi ve birtakım unsurları boş şekilde 150.000,00 Türk lirası bedelli teminat senedi verildiği, söz konusu senedin "teminat senedi" yazılı kısımlarının şüpheliler tarafından kesilip boş olan unsurları doldurulmak suretiyle icra takibine konu edildiğinin iddia edildiği somut olayda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, senedin müştekilerin şüphelilere olan borcuna karşılık verildiği, şüphelilerin bedelsiz senet kullandıklarına ve senette tahrifat yaptıklarına dair herhangi bir delil elde edilemediği ve iddiaların soyut nitelikle kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, müştekiler vekili tarafından sunulan, her iki şirket yetkilisi tarafından imzalanmış, 22/01/2021 tarihli franchising sözleşmesi ve ekinde "2/A genel hükümler teminatlar karşılığı 150.000,00 TL ödemesi tarihi açık senet imzalanmıştır" ibaresi ile teminat karşılığı açık senet imzalandığının belirtildiği, yine müştekiler vekili tarafından sunulmuş olan ve şikayet konusu senedin müşteki tarafından şüpheliye teslim edilmiş hali olduğu iddia edilen senet fotokopisinin üst ve kenar kısımlarındaki "teminat senedi" ibaresinin senedin takibe konu edilen şeklinde bulunmadığı, ödeme tarihi kısmının doldurulduğu ve "nakden" ibaresinin eklenildiği anlaşılmakla taraflar arasında akdedilen sözleşme aslının getirtilerek incelenmesi, icra takibine konu edilen senet aslının ilgili icra müdürlüğünden celbi ile takibe konu senet üzerinde yer alan imzalar ile diğer yazı ve rakamların müştekinin veya şüphelinin eli ürünü olup olmadığının ve aynı kalemden çıkıp çıkmadığının, senette kesim yahut ekleme ile tahrifat yapılıp yapılmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca şüphelinin ifadesinde iddia ettiği borç ilişkisinin var olup olmadığının tespiti bakımından şirket defter ve kayıtlarının getirtilerek bilirkişiye tevdii ile rapor alınması sonucu şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti ile şüpheli ...'in yetkilisi olduğu ... Gıda Tarım Hayv. İnş. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Franchising Sözleşmesine istinaden şüpheli şirket namına düzenlenen 22.01.2021 keşide tarihli ve 150.000,00 TL bedelli senedin, üzerine teminat senedi olduğuna yönelik ibareler de yazılmak suretiyle şüpheli şirket yetkililerine teslim edildiğinin, şüphelilerin senedin teminat amacıyla verildiğine yönelik bölümlerini keserek ve senet üzerindeki boş bırakılan kısımları doldurmak suretiyle şikâyetçiler aleyhine icra takibine konu ettiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; suça konu senet aslı temin edilerek, üzerinde yer alan imza ve yazıların aynı el ürünü olup olmadığının, aynı kalemle yazılıp yazılmadığının ve senet üzerinde herhangi bir tahrifat yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüphelinin savunmasında belirtildiği şekilde taraflar arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından her iki şirketin ticari defter ve belgelerinin getirtilerek incelenmesi, bahse konu senetten kaynaklanan başkaca hukuk/icra dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak, tespit edilen dosyaların getirtilmesi ile bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sonucuna göre şüpheli/şüphelilerin eylemlerinin resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarına vücut verip vermeyeceği yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...şüphelilerin bedelsiz senedi kullandıklarına, senette tahrifat yaptıklarına dair herhangi bir delilin elde edilemediği, müştekilerin bu iddialarının soyut nitelikte kaldığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Konya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1951 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.