Esas No
E. 2020/5081
Karar No
K. 2023/5611
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2020/5081 E.  ,  2023/5611 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/771 E., 2016/128 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Büyükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/01/2016 tarihli ve 2015/771 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 14.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25/09/2020 tarihli ve 2016/91430 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sepepleri;

1.Meydana gelen netice bakımından kusuru olmamasına rağmen eksik inceleme ile hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri;

1.Asli ve tam kusurlu sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Olay tarihinde sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile E-80 Otoyolu Kumburgaz katılımından Çatalca katılımı istikametine seyir halinde iken, Ahmediye park alanına yaklaşık 1 kilometre kala direksiyon hakimiyetini kaybederek yol yapım çalışması alanına girip reflektör yeleği ile yaya olarak çalışmakta olan ölen ...'e çarparak, çalışma yapan resmi araç ile arasında sıkıştırmak suretiyle ölümüne neden olduğu" belirtilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, aracı ile sol şeridi takiben 80-85 km hızla ilerlediği esnada önünde sağ şeritte bulunan bir kamyonun aniden direksiyon kırarak sola doğru üzerine geldiğini bunun sonucunda refleksle kendisinin de sağ tarafa direksiyon hamlesi yaptığı esnada bu şerit üzerinde karayolları ekiplerinin çalışma yaptığını gördüğünü, frene bastığını ancak aracın yüklü olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, çalışma yapan aracın arkasına çarptığını ancak yayayı görmekle birlikte ona çarptığını fark etmediğini, çalışma alanındaki duba sayısının yetersiz olduğunu ve meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir.

4.Kaza tespit tutanağında gün durumunun gündüz, açık hava, kuru zemin olduğu, yolun sağ şeridinde asfalt yama çalışması yapıldığı ve çalışma alanının etrafının duba ve yön levhaları ile çevrili bulunduğu ile sanık sürcünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesinde düzenlenen trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak kuralı ile 52/1-b maddesinde düzenlenen "Araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.

5.Soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen bila tarihli iş güvenliği ve trafik uzmanı tek bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile aynı aşamada dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 30/12/2014 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, ölenin kusurunun bulunmadığı ancak sanığın kusurunun çalışma alanı etrafındaki tedbirlerin tam alınmış olması halinde asli, eksik olması halinde ise tali olacağı belirtilmiştir.

6.Mahkemenin hükme esas aldığı ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 22/04/2015 tarihli heyet raporunda, "A)Şüpheli sürücü ... yönetimindeki kamyon ile seyrini mahal şartları,yol durumu,trafiğin akışına göre ayarlamadığı,çalışma nedeniyle dubalarla ayrılmış yol bölümüne geldiğinde süratını azaltmadığı,sağ taraftan şeridine giren araç nedeniyle etkili tedbir almadığı, gereken dikkatini yola vermediği,çalışma alanına girerek maktüle çarptığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurludur. B)Maktül ...'in dubalarla ayrılmış yol bölümünde çalıştığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek gelen kamyon sürücüsünün kendisine çarptığı olayda kazayı önleme imkanı bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir .

7.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının 15/01/2015 tarihli otopsi raporunda, kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, yüz, vertebra ve kot kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve modüller şok sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.

8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE

Olay günü, sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile, meskun mahal dışında, azami hız sınırının 90km/saat olduğu, bölünmüş, tek yönlü asfalt kaplama, E-80 otoyolu üzerinde gündüz vakti, Çatalca istikametine seyri esnasında kaza mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ şeridinde asfalt yama çalışması yapılmakta olan duba ve yön levhaları ile güvenlik önlemi alınmış çalışma alanı içerisine girerek, reflektör yeleği ile yaya olarak çalışmakta olan ölen ...'e çarparak çalışma yapan resmi araç ile kendi aracı arasında sıkıştırması sonucu sanığın asli ve tam kusuru ile ...'in ölümüne sebebiyet verdiği olayda,

A.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, kanunu aykırı bulunmuştur. BI.Sanık müdafiinin meydana gelen netice bakımından kusuru olmamasına rağmen eksik inceleme ile hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirine bırakılmış olmakla beraber, takdir hakkının kullanılmasında; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi sebepler göz önünde bulundurularak, dosya içeriğine ve kanunun amacına uygun, hukuk kurallarını açıkça zedelemeyen, vicdanları rahatsız etmeyecek, denetime olanak verecek, somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hal ve tavrı bulunmayan, adli sicil kaydı olmayan ve lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında "Sanığın adli sicil kaydında gözüken ilamı nazara alınarak..." şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile takdiri indirim hakkının uygulanmaması dosya kapsamıyla uyumlu olmadığından hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. BII.Diğer temyiz sebepleri yönünden,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir. CI.Katılanlar vekilinin, asli ve tam kusurlu olmasına rağmen sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

CII. Diğer temyiz sebepleri yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün A, BI. ve CI. numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/01/2016 tarihli ve 2015/771 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.