2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/20897 E. , 2024/270 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58417 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre;
1.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde,
2.Dicle Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamanın bila tarihli son celsesinde sanık hakkında hüküm kurulmaksızın kısa karar verilmeden duruşmanın sonlandırıldığı anlaşılmış ise de, "Duruşma Tutanağının İçeriği" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 221/1-i maddesinde yer alan "1) Duruşma tutanağında; .... i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme ile "Duruşmanın sona ermesi ve Hüküm" başlıklı aynı Kanun'un 223/1 maddesinde yer alan "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir.." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemesince yapılan yargılamanın son celsesinde sanık hakkında hüküm niteliği taşıyan kısa karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, hükümlünün suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması,
2.Dicle Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamanın son celsesinde hükümlü hakkında hüküm kurulmaksızın kısa karar verilmeden duruşmanın sonlandırıldığı anlaşılmış ise de, "Duruşma Tutanağının İçeriği" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 221/1-i maddesinde yer alan "1) Duruşma tutanağında; .... i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme ile "Duruşmanın sona ermesi ve Hüküm" başlıklı aynı Kanun'un 223/1. maddesinde yer alan "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir.." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemesince yapılan yargılamanın son celsesinde hükümlü hakkında hüküm niteliği taşıyan kısa karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2020/103 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.