10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1743 E. , 2024/1661 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl ve birleşen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı Kurum vekili asıl ve birleşen davada davacı Kurum vekili; davalı şirkette kalite kontrol elemanı olarak çalışan Kurum sigortalısı ...'nin 03.05.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefatı üzerine hak sahiplerine bağlanan 306.492,58 TL ilk PSD'li gelir ve 415,00 TL cenaze yardımı olmak üzere toplam 306.907,58 TL Kurum zararının 153,453,80 TL'sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.12.2018 tarihli dilekçesiyle bu talebini 207.193,74 TL olarak ıslah etmiştir.
2.Bozma kararından sonra davacı Kurum, ... aleyhine ikinci birleşen dava ile 306.907,58 TL Kurum zararından şimdilik 115.245,97 TL’sinin davalıdan müteselsilen alınıp, müvekkil Kuruma verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili; dava konusu iş kazasının sigortalının kendi kusuru nedeni ile meydana geldiğini, müvekkilinin işyerinde kazanın meydana gelmemesi için gerekli tüm önlemleri aldığını, müteveffa sigortalının kusurlu hareketi sonucu illiyet bağının kesildiğini, müteveffa sigortalının eşi ve çocuğuna müvekkili şirket tarafından 320.000,00 TL ödendiğini, davalı şirkete atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ... ile ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile 03.05.2019 tarihli ve E.2015/378 K.2019/281 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne
1.Asıl dava yönünden davanın kabulü ile - PSD'li gelir yönünden, 206.882,49 TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, - Cenaze gideri yönünden, 311,25 TL cenaze giderinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
2.Birleşen 2018/435 E- 2018/613 K sayılı davası yönünden (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Davanın kabulü ile - PSD'li gelir yönünden, 114.934,72 TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, - Cenaze gideri yönünden, 311,25 TL cenaze giderinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalı...
Enerji Dağ A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli ve E.2019/1485 K.2022/466 sayılı kararıyla;
istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/7112 E. 2022/10998 K. sayılı kararıyla,"... ceza dava dosyasında yargılanan davalılar dışında başka gerçek kişilerin de ... ve ....’un da-bulunup tüm sanıkların haklarında hükmün açıklanmasına geri bırakılması kararı verilmesi anılan kararın hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olmamakla beraber bunlardan sadece bir kısmı olan davalılar yönünden kusur irdelemesi yapılıp yukarıda anılan diğer iki kişi hakkında şahsi kusurları ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmaksızın kusur oran ve aidiyet belirlemesi yapılması yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle Mahkemece, ceza davasında haklarında dava açılan tüm gerçek kişilerin sorumluluklarının irdeleneceği şekilde yeniden işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınması gerekmektedir. ..."denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...sigortalı ...'nin 03.05.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle hak sahiplerinden .... için 240.607,18 TL ve ... için 65.885,40 TL olmak üzere toplam 306.492,58 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, 415,00 TL cenaze gideri ödendiği, sigortalının %25 kusur indirimi sonrası davalıların müşterek ve müteselsil %75 kusur oranına göre yapılan tavan denetiminde sigortalıya bağlanan ilk PSD gelirlerin haksahibinin işverenden isteyebileceği miktardan daha düşük olduğu tesbit edildiğinden ilk PSD gelirlerin esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup, 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesine göre işveren şirket Viking Kağıt Selülöz A.Ş.’nin %60 oranında, 3. şahıs durumundaki ...’nın %5, ...'nın %5 ve ...’ın %5 kusuru bulunduğu gözetilerek (gelirin ilk psd x %60) + (gelirin ilk psd’nin yarısı x %5) + (gelirin ilk PSD’nin yarısı x %5)+ (gelirin ilk psd’ nin yarısı x %5) kadar olacağından bu doğrultuda, işverenin 21/1 inci madde yönünden müteselsilen sorumlu olduğu tutarın 206.882,51 TL, 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesine göre 3. kişi kapsamında bulunan ..., ... ile ...’ın ilk peşin sermaye değerinin yarısının işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamı (%60 + %5 + %5+ %5 = %75) nisbetinde sorumlu olması gerektiğinden müteselsil sorumlu olduğu tutarın ise 114.934,72 TL olduğu, cenaze gideri olan 415,00 TL ödeneğinden davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluk tutarının ise 311,25 TL olarak tespit edilmiş olduğundan, dava ve ıslah dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle
1.Asıl dava dosyası, birleşen Aliağa 1. İş Mahkemesi’nin 2018/435 E.- 2018/613 K. sayılı dava dosyası, birleşen Aliağa 1. İş Mahkemesi’nin 2023/331 E.- 2023/550 K. sayılı dava dosyası ve ıslah dilekçesi birlikte değerlendirilmekle davanın kabulü ile PSD'li gelir yönünden, 206.882,51 TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar ..., ..., alacağın 114.934,72 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalı ... AŞ alacağın tamamından sorumlu olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, cenaze yardımı yönünden 311,25 TL cenaze yardımının sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, sigortalıya izafe edilen kusura itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili, davalılara izafe edilen kusur oranının fahiş olduğu, hesap raporunda gerçek zarar hesabında hak sahibi sigortalının eşine verilen evlenme ihtimal oranının doğru belirlenmediği, eşin evlenip evlenmediğinin araştırılması gerektiği, hak sahibi erkek çocuğunun desteğin sona erdiği yaşı 18 olarak belirlenmesi gerekirken 20 yaşında destekten çıktığı kabulüne ilişkin hesabın hatalı olduğunu, ilk peşin sermaye değerli gelirin kesin olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2.5510 sayılı Kanun'un 21 inci ve 76 ıncı maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler,temyiz edenlerin sıfatı,temyiz kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden sorumlulukları oranında alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.