1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin alacağının sağlanması amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasıyla davalı aleyhinde ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, müvekkili ile davalı ... arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya söz konusu faturalarla ilgili borcu olmadığını, anılan faturaların müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, bu 3 adet fatura bedelinin tamamının davacı yana müvekkilinin kredi kartı hesabından ödendiğini, davacı tarafın işlerinin kötü gitmesinden dolayı başka iş yaptığı kişiler için benzer faturalar kesilip onlarında aynı şekilde borçlandırıldığını belirterek davanın reddine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası -Davalı ...'ya ait yevmiye defteri, -Kredi kartı ekstreleri, Faturalar, -Bilirkişi ...ın 03/08/2016 tarihli kök raporu ve 03/12/2018 ve 06/02/2020 tarihli ek raporları -...'nın imza ve yazı örnekleri, -Bilirkişi ...'in 19/04/2017 tarihli bilirkişi raporu ve 28/05/2018 tarihli ek raporu -Bilirkişi ...'un 16/11/2020 tarihli bilirkişi raporu, -İzmir Vergi Dairesinin 02/12/2020 tarihli yazısı ve eki,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davasına konu edilmiş bir alacağın mevcut olmadığının tespit edilmesi ve alacaklının da kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış olmasının anlaşılması halinde borçlu lehine hükmedilebilecek bir tazminat olup, alacaklının icra takibinde kötü niyetli olduğunun iddia eden borçlu tarafça kanıtlanması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında 30.917,00 asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 20/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 24/02/2015 tarihinde borca ve ferileri ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davacının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalının itirazının iptalinin talep ettiği, davalı borçlu her ne kadar icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuş ise de, yetki itirazında yetkili icra müdürlüğünün bildirilmediği, bu nedenle usulüne uygun yetki itirazının bulunmadığı, İzmir İcra Dairesinin yetkisinin kesinleştiği, taraflar arasında sözleşme bulunduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İzmir Vergi Dairesi kayıtlarına göre davacı ve davalının ticaret sicil kaydının bulunmadığı ancak her iki tarafında bilanço esasına göre defter tuttuğu, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari satıma konu faturalardan kaynaklandığı dikkate alındığında mahkememizin somut uyuşmazlıkta görevli olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından teslim edildiği kabul edilen 02/10/2014 tarih ve 6.060,00TL, 04/11/2014 tarih ve 8.000,00 TL ve 23/12/2014 tarih ve 9.750,00 TL bedelli faturalara konu malların bedelinin ödenip ödenmediği ile 02/10/2014 tarihli 9.240,00 TL bedelli faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği ile yine bu faturaya konu malın bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği hususunda olduğu, mahkememizce öncelikle 02/10/2014 tarihli 9.240,00 TL bedelli faturaya konu malın davalıya teslim edilip edilmediği hususunda inceleme yapıldığı, davacı tarafından sunulan fatura ve sipariş fişi asılları ile sipariş fişinde teslim alan olarak görünen davalının kardeşi ... ait imza örnekleri dosyaya kazandırılarak imza ve yazı incelemesi yapıldığı, yapılan incelemede 02/10/2014 tarihli 9.240,00 TL bedelli faturaya konu malın teslimine ilişkin sipariş fişindeki imzanın adı geçen dava dışı...nın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafından daha önce yapılan teslimlerin de adı geçene yapıldığı ve bu nedenle taraflar arasındaki yerleşik uygulama ve teamül dikkate alınarak teslimin yapıldığının kabulü gerektiği ileri sürülmüş ise de, yapılan imza incelemesi ve söz konusu imza ve yazının ... eli ürünü olmadığı tespiti karşısında bu iddia ve talebe itibar edilemeyeceği, diğer 3 fatura yönünden yapılan smmm bilirkişi incelemesinde ise 16/11/2020 tarihli rapora göre davacının defter ve kayıtlarında bu 3 faturaya karşılık olarak davalıdan 27.605,00 TL ödeme aldığı, 3 fatura toplamı 23.810,00 TL olduğundan davalının davacıya borçlu olmadığı aksine davacıdan 3.795,00TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, nitekim dosyamızda daha önce alınan mali müşavir bilirkişi raporlarının da aynı mahiyette olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı davacının kötüniyetli olduğunu savunmuş ve kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklandığı, davacının kötüniyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,
3.Alınması gerekli 59,30 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 373,40 peşin harçtan mahsubu ile bakiye 314,10 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra isteği halinde davacıya İADESİNE,
4.Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca 4.637,55 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7.Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyalarının merciine İADESİNE,
8.Kararın kesinleşmesinden sonra davalı ...'nın 2014 yılına ait yevmiye defteri ile defteri kebir kayıtlarının davalıya iadesine,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA