1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; 30/09/2010 tarihinde davalılardan ...'nin işleteni olduğu, diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, Bornova ... Parkı yanında karşı kaldırıma 1-2 adım kadar yaklaşan davacıya çarpması ile davacının yaralandığını, davacının kaza öncesi yolu kontrol ettiğini, yolun boş olduğunu gördükten sonra karşıya geçmeye başladığını ancak söz konusu aracın aniden ve hızla ortaya çıktığını, kaza mahaline yakın yerde yaya geçidi veya trafik ışığının bulunmadığını, davalı sürücünün kaza öncesinde çarpmayı önleyecek veya davacıyı uyaracak hiçbir harekette bulunmadığını, davalının davacıyı hastaneye götürmesi sebebi ile kaza sırasında tespit tutanağının düzenlenmediğini, ancak kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davalının davacıya ilk geçiş hakkını vermediği gibi, şehir içinde uyulacak azami hız kurallarına riayet etmediğini, davalı sürücü hakkında İzmir ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası ile açılan ceza davası sonucunda davalı ...'na mahkumiyet kararı verildiğini, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek davacının maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verildiğini, ancak o tarihte henüz davacının maluliyet durumunun belli olmaması sebebi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamadıklarını, kaza konrasında davacının zamanla oluşan maluliyet sebebi ile 20.000,00-TL manevi, belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmek adına iş bu davayı açtıklarını, yapılan araştırma sonucunda kaza tarihi itibari ile ... plakalı aracın ZMMS sigortasının bulunmadığının anlaşıldığını belirterek 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı ...'na 09/03/2016 tarihinde, davalı ...'ye 07/03/2016 tarihinde, davalı Güvence Hesabı'na 09/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili aracılığı ile sunduğu 22/03/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleştiği tarihin 30/09/2010 tarihi olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın süresinde açılmadığını ve zaman aşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, daha önceden maddi ve manevi tazminat talebi yönünden karar verildiğinden, iş bu davanın kesin hüküm yönünden reddi gerektiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında mevcut olan 28/11/2011 tarihli raporda davacının %60 oranında kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kazada kesin hükümle sabit olan karar gereği davacının davalı sürücüden daha ağır kusurlu olduğunu, kişinin kendi kusuruna dayanarak hak ve iddia talep edemeyeceğini belirterek davanı reddini talep etmiştir.
Davalı Güvence Hesabı vekili aracılığı ile sunduğu 21/03/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, talep edilen tazminatın nasıl hesaplandığının açıklanması gerektiğini, maddi tazminatın davalı kurumun gidermek zorunda olduğu talep olmadığını, diğer davalının haksız fiil faili konumunda bulunduğundan vekil eden hakkındaki davanın reddi gerektiğini, dava öncesi vekil eden kuruma başvuruda bulunulduğunu, işlem dosyası açıldığını, noksanlıklar ikmal edilmeden iş bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap ve delil sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava 30/09/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaşamış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini için açılan tazminat davasıdır.
Davacının İzmir Adli Tıp Kurumu'na sevki ile kazaya bağlı geçici ve kalıcı maluliyet olup olmadığı, varsa süre ve oranı konusunda rapor tanzimi istenmiş olup, alınan 17/02/2017 tarihli raporda; hastanın yaşına göre meslekte kazanma gücünde azalma (kalıcı sakatlık-maluliyet) oranının %4.2 (yüzdedörtnoktaiki) olduğu, şahsın yaralanmasının 9 (dokuz) ayda tıbbi şifa bulacağı bildirilmiştir.
Tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın İstanbul ATK ... İhtisas Kuruluna gönderilerek davaya konu trafik kazasına bağlı geçici ve kalıcı maluliyeti olup olmadığı varsa süre ve oranının tespiti yönünde rapor tanzim edilmesi talep edilmiş olup, alınan Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'nin 14/06/2017 tarihli ön raporunda; kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak; eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf uzunlukları da dahil mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesi sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi, yeni çekilecek, kırık/yaralanma alanını içine alan grafilerin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi, kişinin meslek grup numarasının (11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazetede yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği B cetveline göre) veya mesleğinin bildirilmesi talep edilmiştir. Mahkememiz 27/04/2018 tarihli celsesinde davacı tarafından dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince dosya işlemden kaldırılmıştır.
Davacı vekili 02/06/2018 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme alınmasını talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 14/06/2017 tarihli ön raporunda belirtilen eksiklikler dosyamız kapsamında giderilmiş olup, tekrardan davacının geçici ve kalıcı maluliyetinin olup olmadığı, varsa süre ve oranı konusunda rapor tanzimi için yeniden Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş olup, alınan ...kızı, ... doğumlu ...’ın 30.09.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 30.09.2010 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'nden gelen maluliyet raporundaki tespit ile dosyada mevcut İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan alınan maluliyet raporundaki tespitlerin farklılığı nedeni ile davacı ve davalı vekillerinin beyan dilekçesi doğrultusunda İstanbul ATK... İhtisas Dairesinden çelişkiyi giderir ek rapor istenmesine karar verilmiş olup, alınan ... sayılı ek raporda; dava dosyasında bulunan tıbbi belgeler ve kişinin 30/09/2019 tarihinde kurulda yapılan muayene raporları yeniden değerlendirildiğinde İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu’nun 09/10/2019 tarih... sayılı mütalaasına eklenecek ya da mütalaada değiştirilecek bir husus bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememiz 19/01/2021 tarihli celsesinde; davacı vekili duruşmaya katılmamış ve herhangi bir mazeret bildiriminde bulunmamıştır.
Bilindiği üzere usul hukuku kuralları, kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde derhal uygulanır ve işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hukuku kurallarına göre uygulanması gerekir. Bu anlamda öncelikle 2021 yılında mahkememizde uygulanan basit yargılama usulünün geçerli olduğu aşikardır.
Dolayısıyla dava dosyası hakkında 27/04/2018 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve davanın 07/06/2018 tarihinde yenilendiği anlaşılmaktadır. Ardından 19/01/2021 tarihinde yeniden takipsiz bırakılmıştır. Bu nedenle artık yenileme mümkün olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 2016 yılında mahkememizde açılan davanın 2021 yılında 6100 sayılı HMK 150. Madde gereğince işlemden kaldırılma ve takipsiz bırakma işlemleri zamanında basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulünde ise bir dosyanın ikinci kez takipsiz bırakılması durumunda davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği anlaşılmakla asıl davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
27.04.2018 tarihinde takipsiz bırakılarak yenilenen dosyanın 19.01.2021 tarihinde yeniden takipsiz bırakılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 320/4 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 59,30-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 84,16-TL'nin davacı tarafa iadesine, Davalı Güvence Hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Güvence Hesabı'na verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosyada bulunan bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davalı asil ... yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine, yokluğunda Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2021 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)