. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 21/05/2018 havale tarihli dilekçesiyle; davalılardan ...'nün sevk ve idaresindeki, davalılardan ...'ye ait ve ZMMS poliçesi de diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ... plakalı aracın kaza sırasında yaya olan davacılardan ...'ye 27/08/2017 tarihinde çarpması sonucu davacı ...'nin yaralanarak sürekli iş gücü kaybı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve bakıcı gideri zararına uğradığını, ayrıca bu kaza nedeniyle davacı ... ile kendisinin ve anne ve babası olan diğer davacıların büyük bir acı ve üzüntü de yaşadıklarını, kusurun davalı tarafta olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan ...'nin sürekli iş göremezlik zararından dolayı 4.000 TL., SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 500 TL. ve bakıcı gideri zararından dolayı 500 TL. olmak üzere toplam 5.000 TL. maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden sigorta şirketine başvuru tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her üç davalıdan tahsiline, ayrıca davacılardan ... için 30.000 TL., diğer davacılar için 20.000'er TL. olmak üzere toplam 70.000 TL. manevi tazminatın da, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Davacının yaralanmasına ilişkin tedavi belgeleri, dava konusu kazaya ilişkin Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasına ilişkin ilgili belge suretleri, sigorta şirketinden hasar dosyası ilgili belge suretleri, kazaya karışan aracın trafik kaydı dosyamıza getirtilmiş, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı araştırılmış, bilirkişilerden 26/11/2018 tarihinde kusur raporu, Selçuk Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinden 13/03/2019 tarihli maluliyet raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan 22/12/2021 tarihli maluliyet raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan 21/09/2023 tarihli maluliyet raporu, tazminat bilirkişisinden de 26/01/2024 tarihli tazminat raporu alınmıştır.
Davacı vekili 01/03/2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle; tazminat taleplerini, sürekli iş göremezlik yönünden 4.825.007,15 TL.'ye, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden 4.000 TL.'ye ve bakıcı gideri yönünden 5.332,50 TL.'ye yükseltmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat" davasıdır. Somut olayda ; davacıların Suriye uyruklu (yabancı) olmalarına rağmen, Konya BAM . HD’nin 07/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararı gereğince davacıların teminat yatırmalarının gerekmediği kabul edilmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede ;
Dava konusu kazaya ilişkin olarak Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden alınan 29/01/2018 tarihli raporda davacı ...'nin kusursuz, sürücü ...'nün kusurlu olduğu belirlenmiş, kaza tespit tutanağında da davacı ...'nin kusursuz davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu belirlenmiş, Mahkememiz tarafından alınan 26/11/2018 tarihli kusur raporunda da davacı ...'nin kusursuz, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu belirlenmiş ve raporların birbirini teyit ettiği görülmüş olduğundan,
Mahkememizce de dava konusu kazada davacılardan ...'nin kusursuz, davalı sürücü ...'nün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Maluliyet (sürekli işgücü kaybının) tespiti ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve bakıcı gideri yönünden yapılan değerlendirmede; Maluliyet (sürekli iş gücü kaybı yönünden) hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından, bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerektiği kabul edilmiştir.
Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı)
AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM'nin iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtay tarafından bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği anlaşılmıştır.
Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da, 4721 s. MK'nin 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında uygulanacak yönetmelikler konusundaki Konya BAM . HD'nin anılan görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre ise; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Davaya konu trafik kazası 27/08/2017 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının sürekli işgücü kaybının bulunup bulunmadığının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurulu 2. Üst Kurulunun 21/09/2023 tarihli raporuna göre, davacının sürekli iş gücü kaybı oranının % 40, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay ve bakıcı ihtiyacının 3 ay olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Selçuk Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinin 13/03/2019 tarihli raporuna göre de, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 4.000 TL. olduğu belirlenmiştir. Tazminat hesabı yönünden yapılan değerlendirmede ; Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak hesaplama yönteminin yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da, bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasında fayda görülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay HGK’nin 02/12/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02, erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı, davalı şirkete ait işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazasında malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu ileri sürerek maddi tazminat talep etmiş, 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde 33 yaşında olan davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 42 yıl, muhtemel ömür sonunun 75 yaş olduğu kabul edilerek buna göre aktif ve pasif devre için, belirlenen ücret ve kusur durumu dikkate alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesi ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri mahsup edilmek suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması yerindedir."
Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varıldığından, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne de iştirak edilmemiştir.
Tazminat bilirkişisinin dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve güncel asgari ücret oranları, TRH 2010 yaşam tablosu ve Mahkememizce kabul edilen kusur oranlarına göre düzenlenen 26/01/2024 tarihli raporuna göre de, davacılardan ...'nin sürekli iş göremezlik zararının 4.825.007,15 TL. ve bakıcı gideri zararının 5.332,50 TL. olduğu belirlenmiş, davacının talep artırım dilekçesindeki taleplerinin bu rapora ve tedavi gideri yönünden de hükme esas alınan rapora (4.000 TL.) uygun olduğu görülerek davacılardan ...'nin maddi tazminat davasının, sigorta şirketi hariç diğer iki davalı yönünden tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ancak, dava dilekçesinde sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğu belirtildiği halde, talep arttırım dilekçesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğu bildirilmeden maddi tazminatın tamamının bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istenilmesi, davalı sigorta şirketinin ise kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun sakatlık yönünden 330.000 TL. ve tedavi giderleri yönünden 330.000 TL. ile sınırlı olması nedeniyle, sigorta şirketine karşı açılan davanın sakatlık (maluliyet) yönünden 330.000 TL., tedavi ve bakıcı gideri yönünden 9.332,50 TL. ile sınırlı olarak kabulüne, sigorta şirketi yönünden fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf, tazminat taleplerine sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesini istemiş ise de; davalılardan sigorta şirketi hariç, diğer iki davalının sorumluluğu haksız fiile dayalı olduğundan, kendileri yönünden hükmedilen tazminata kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalılardan sigorta şirketi yönünden ise, sigorta şirketine başvuru (tebliğ) tarihinden (21/02/2018) itibaren 2918 s. KTK'nin 99. maddesi gereğince 8 iş günü sonra temerrütün 09/03/2018 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle, sigorta şirketi yönünden faize kendi temerrüt tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede de;
Kazanın meydana geldiği tarih, davacılardan ...'nin yaralanmasının derecesi, diğer davacıların davacı ...'ye yakınlık durumları, manevi tazminatın amacı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile kusur durumları, istenilen manevi tazminatın miktarı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların davalı işleten ve sürücüye karşı açtığı manevi tazminat davasının da kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz istemiştir. Davalı işleten ve sürücünün sorumluluğu haksız fiile dayalı olduğundan, manevi tazminata talep gibi kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütmek gerekmiştir. Kısa kararın verilmesinden sonra ... 02/05/2024 tarihli dilekçesiyle Av. ..., Av. ..., Av. ...'ün ve Av. ... vekillikten azlettiğini bildirmiş, dilekçe Av. ...'ya tebliğ edilmiştir. Davacı ... için kısa kararın verilmesinden sonra Av. ... tarafından yeni vekaletname sunulmuştir.
Davacılardan ...'nin velisinin diğer iki davacı olması, ...'nın dışında diğer davacı ...'nin herhangi bir azil dilekçesinin bulunmaması, Av. ...'ın vekaletnamesinde de davacılardan ...'ye velayeten ... tarafından vekalet verildiği yazılmasına rağmen, diğer velinin vekaletnamede yer almaması nedeniyle, azlin sadece davacılardan ... adına yapıldığı, Av. ...'ın sunduğu vekaletnamenin de sadece davacılardan ... adına sunulduğu kabul edilerek gerekçeli karar başlığına gerekli vekiller işlenmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacılardan ...'nin davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ve diğer davacılar ... ile ...'nın davalarının KABULÜ ile 27/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacılardan ...'nin yaralanması nedeniyle;
a)Davacılardan ... için; aa)Sürekli iş gücü kaybı tazminatı tazminatı olarak 4.825.007,15 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun poliçe teminat limiti olan 330.000 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden temerrüt tarihi olan 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmaları kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ye verilmesine, davacı ...'nin davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin REDDİNE,
bb) SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak 4.000 TL. ve bakıcı gideri olarak 5.332,50 TL. olmak üzere toplam 9.332,50 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin faiz yönünden sorumluluğunun temerrüt tarihi olan 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ye verilmesine, cc) Manevi zarara ilişkin olarak 30.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ye verilmesine,
b)Davacılardan ... için 20.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ye verilmesine,
c)Davacılardan ... için 20.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,
2.Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 4.904.339,65 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 335.015,44 TL. nispi karar ve ilam harcından, tamamlama harçları dahil peşin alınan 16.751,17 TL. harcın mahsubu ile kalan 318.264,27 TL. harcın (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin harçtan sorumluluğunun 339.332,50/4.904.339,65 oranı ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davacılar tarafından yapılan (Selçuk Tıp fakültesine haricen ödenen rapor masrafları dahil) 14.035,38 TL. yargılama gideri, gerekçeli kararın tebliği için davacılar avansından yapılacak olan 160 TL. tebligat gideri olmak üzere toplam 14.195,38 TL. yargılama giderinin (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin yargılama giderlerinden sorumluluğunun 339.332,50/4.904.339,65 oranı ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
4.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca;
a)Maddi tazminatın kabul edilen kısmı (sigorta şirketi yönünden 339.332,50 TL., diğer iki davalı yönünden 4.834.339,65 TL.) üzerinden; davacılardan ... vekilleri için 342.686,79 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin vekalet ücretinden sorumluluğunun 339.332,50/4.834.339,65 oranı ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'ye verilmesine,
b)Maddi tazminatın reddedilen kısmı (4.834.339,65 - 339.332,50 = 4.495.007,15 TL.) üzerinden; davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilleri için 335.900,14 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'den alınarak, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
c)Manevi tazminat yönünden; aa) Davacılardan ...'ni yönünden; (dava değerinin 30.000 TL. olduğunun kabulü ile) bu davacı vekilleri için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'ye verilmesine, bb) Davacılardan ...'ni yönünden; (dava değerinin 20.000 TL. olduğunun kabulü ile) bu davacı vekilleri için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'ye verilmesine, cc) Davacılardan ... yönünden; (dava değerinin 20.000 TL. olduğunun kabulü ile) bu davacı vekilleri için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,
5.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacılara (eşit oranda) iadesine,
Dair ; davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2024
Başkan Üye Üye Katip