Esas No
E. 2022/13268
Karar No
K. 2024/2350
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/13268 E.  ,  2024/2350 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Olası kastla yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/33 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/3013 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında mağdura karşı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturduğuna, temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, lehe hükümlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ..., mağdur ... ve tanık Musa Tolga'nın arkadaş oldukları, suç tarihinde mağdur ...'in çocukluk arkadaşı olan sanık ...'ı aradığı ve birlikte buluşmak için sözleştikleri, daha sonra sanık, mağdur ve tanığın açık alanda buluşarak birlikte alkol aldıkları, sanığın bu esnada bir yandan tanık Halil İbrahim ile sosyal medya üzerinden mesajlaştığı, sanığın arkadaşlarından birinin daha önce darp edilmesi ve bu darp olayında tanık Halil'in de adının geçtiğini öğrenmesi üzerine tanık Halil ile bu konuyu görüşmek üzere tanığın bulunduğu derneğe mağdur ve tanık Musa Tolga ile birlikte gittikleri, burada sanığın tanık Halil İbrahim ile konuşurken alkolün de etkisi ile bir anda tespit edilemeyen bir nedenden dolayı olay yerinde tartışma çıktığı ve sanık ...'ın yanında getirdiği yasak niteliğine haiz tabancayı çıkartarak olay yerinde 5 el ateş ettiği, bu atışların 2 tanesinin mağdura isabet ettiği, yaralamanın yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olduğu, oluşan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sanığın bu şekilde olay tarihinde aralarında herhangi bir husumet bulunmayan arkadaşı mağdur ...'i öldürme kastı olmaksızın hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, mağdurun yaralanmasından sonra sanığın aracı ile mağdur ...'i tanık Musa ile birlikte hastaneye götürdüğü kabul edilmiştir.

2.Sanık savunmaları, mağdurun beyanları, tanık anlatımları, Çorum Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.05.2019 tarihli adli muayene raporu, uzmanlık raporları, görüntü inceleme tutanağı, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Olay öncesinde sanık ile mağdurun arkadaş olmaları sebebiyle birlikte alkol aldıkları, sanığın bu sırada sosyal medya üzerinden Halil İbrahim isimli kişiyle görüştüğü, daha sonra da telefonla nerede olduğunu sorduğu, Dernek'te olduğunu söylemesi üzerine sanığın mağdur ve mağdurun arkadaşı Musa ile birlikte söz konusu derneğe gittikleri, derneğin içerisinin çok kalabalık olması sebebiyle görüşmek için derneğin dış kısmındaki koridora çağırdığı, sanığın o sırada sarhoş bir görüntü sergilediği, konuştukları sırada sanığın yanına gelen bir kısım kişilerin sanığın üzerinde silah olabileceği düşüncesiyle tedirgin oldukları, bu konuda aralarında tartışma çıktığı, sanığın kendi beyanına göre sadece konuşmak için geldiğini, silahla işinin olmadığını belirterek silahını çıkardığı ancak bir kısım tanıkların beyanlarına göre sanığın tartışmanın etkisiyle tabancasıyla yere doğru ateş etmeye başladığı, mağdurun da sanığın arkadaşı olması sebebiyle kimse zarar görmesin diye sanığın elindeki silahı almaya çalıştığı, bu sırada silahın patlaması sebebiyle mağdurun almış olduğu kurşunla yaralandığı, sanık ile mağdurun arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, mağdurun sanığın elinden silahı almak istediği sırada patlamasından dolayı yaralandığı, bu haliyle sanığın mağdura yönelik yaralama kastıyla hareket etmediği ancak yoğun bir kalabalığın olduğu ortamda tabancasını çıkararak ateş etmesi sebebiyle insanların yaralanabileceğini öngörmesine rağmen ateş etmek suretiyle meydana gelmesi muhtemel sonuçlara karşı kayıtsız kaldığı, olursa olsun şeklinde vurdumduymaz tavır sergilediği, bu haliyle sanığın mağdura yönelik olası kastla yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen hüküm oluş ve sübut açısından yerinde ise de, sanığın yukarıda anlatılan gerekçelerle mağdura yönelik eylemi olası kastla gerçekleştirmesine rağmen doğrudan kastla yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün kaldırılmasına ve olası kastla yaralama suçundan yeniden mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından olası kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmadığı, sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/3013 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.