45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/13
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı sigorta şirketinin müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas numaralı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle icra takibinin müvekkili aleyhine kesinleştiğini, takibe dayanak herhangi bir hukuki belgenin olmadığını, yalnızca takip talebinde borcun nedeni olarak 26.05.2021 tarihinde sigortalı işyerlerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde, sigortalıya ödenen zarar bedelinin rücuen tazmininin istendiğini, davalı yanın 26.05.2021 tarihinde sigortalı müşterisinin işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin olduğunu aralarında imzalanan sigorta poliçesi gereği maddi zararın ödendiğini, daha sonrasında ise konuyla ilgili yürütülen ancak davalının hiçbir şekilde tarafı olmadığı Kırklareli Vize Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/821 soruşturma nolu soruşturma dosyasına istinaden, ilgili dosyada ismi geçen şüpheliler hakkında haksız ve kötü niyetli olarak icra takibinin başlatıldığını, söz konusu olayla tek bağlantısının hırsızlık suçunda kullanılan araca ait plakanın kendi adına kayıtlı olmasından kaynaklandığını, yalnızca şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini belirterek, dava ve takip konusu olaydan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kötü niyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; 26.05.2021 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ...-... Özel Organize Sanayi Bölgesi'nde meydana gelen hırsızlık neticesinde davacının da aralarında bulunduğu altı kişilik grup ile karanlıktan faydalanılarak bekçiden gizlenerek oldukça büyük miktarda kablo çalınarak sigortalı "..."i zarara uğratıldığını, meydana gelen zarar neticesinde davacının da arasında olduğu şüpheliler aleyhine Vize Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2021/821 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın devam ettiğini, müvekkili şirket sigortalısının uğradığı zararı şüphelilere rücu etmek için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının itiraz etmeyip itiraz süresi geçinde menfi tespit davasını ikame ettiğini, davacı henüz ceza soruşturmasının tamamlanmamasından dolayı hırsızlık suçunu işlediğinin kesin olmadığını iddia ettiğini, ancak rizikonun meydana gelmesinden sonra kolluk tarafından yapılan araştırmalar sonucu kendisinin bu hırsızlıktan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin sigortalısı için yaptığı hasar ödemesini davacıya rücu imkanı doğduğunu, davacının meydana gelen rizikodan sorumlu olması sebebiyle ikame edilen haksız davanın reddini, davacının hasardan sorumlu olduğunun kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...davalı tarafça, hırsızlık olayına ilişkin olarak sigortalısına yaptığı ödeme rücuen tazmin edilmek istendiğinden, davacının hırsızlık olayını gerçekleştirdiğinin sabit olması gerekmektedir. Davacının da şüpheli olduğu takibe konu hırsızlık olayına ilişkin olarak Vize Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/821 Soruşturma dosyasına yürütülen soruşturmada olay tarihinde şüphelilerin Vize ilçesinde bulunmadıkları savunmaları doğrultusunda şüphelilerin kullanmış olduğu telefonlara ait BTK'dan HTS kayıtları talep edildiği, gelen 30/01/2023 tarihli cevap yazısında gönderilen HTS kayıtları incelendiğinde şüphelilerin Vize ilçesinde olduklarına ilişkin baz kayıtlarının bulunmadığı, bu hususun şüphelilerin savunmalarını doğruladığı, şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediğine yönelik cezalandırılmalarını gerektirir yeterli şüphe oluşmadığı anlaşılmakla şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, karar verildiği ve kararın 08/03/2023 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği görülmüştür. Buna göre, takibe konu hırsızlık eylemini davacının gerçekleştirdiğine dair başkaca bir iddia ileri sürülmediğinden, buna yönelik başkaca bir tespit de bulunmadığından davalının icra takibinde haksız olduğu kanaatine varılarak davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalının sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tazmini için davacı aleyhine başlattığı icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf sebeplerinin incelenmesinden, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Somut olayda, davalı sigorta şirketi, sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tazmini amacıyla sigortalısının halefi olarak takip başlattığına göre görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır.
HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup,
HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir.
HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketi, meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde sigortalısına yapmış olduğu ödemeden davalının haksız eylemi nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle davaya konu icra takibini başlatmıştır. Bu durumda, davalının sigortalısının gerçek kişi olması ve zararın davacının haksız eyleminden kaynaklandığı iddia edilmiş olması sebebi ile görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi ve 355.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dairemizin kararı uyarınca işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemenin 2022/131 E. 2023/854 K. sayılı 14/11/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/04/2024