14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/761
KARAR NO: 2024/745
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2020
NUMARASI: 2017/484 E. - 2020/793 K.
DAVANIN KONUSU: Çek istirdadı
Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı ... Tic.Ltd.Şti yönünden kabulüne, diğer davalı ... Yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 02/05/2016 tarihinde saat 20:45'de işyeri kapısını kilitleyerek ikametgahının bulunduğu ... Mah. ... Sok. No:... Üsküdar/İSTANBUL adresine gittiğini, 03/05/2016 tarihinde sabah saat 08:30'da iş yerine geldiğinde kapıyı kumanda ile açarak işyerine girdiğini ve ofisin bulunduğu yerin dağınık olduğunu gördüğünü, ofiste bulunan odada 150x50 cm ebatındaki çelik para kasasının üst gözü ve alt gözününü açık vaziyette ve içerisindekilerin yerlere saçılmış olduğunu gördüğünü ve durumu polise bildirdiğini, Şehit Aslantepe Polis Merkezi Amirliği tarafından 03/05/2016 tarih ve 2016/2115 olay yeri tutanağı tutulduğunu, kasadan 19 adet ve değeri 166.000,00 TL olan müşteri çeklerinin çalınmış olduğunu, başkaca hiçbir şeyin çalınmadığının tespitinin yapıldığını, kamera görüntüleri incelendiğinde 04:30 sıralarında 2 ve 4 nolu kamerada bir erkek şahsın dış pencere demirini kırarak ve cam pervazına zarar vererek açmak suretiyle içeri girdiğini, kasanın üst gözünü açtığını, anahtarsız açılmamasına rağmen nasıl açıldığının anlaşılamadığını, alt gözü de üst gözü de anahtarla açtığının tespit edildiğini, kasa anahtarının yalnızca kendisinde olduğunu ve iş yerinde çalışan 6 kişiye sorulduğunu ancak hırsızlığın kim tarafından yapıldığını bilmediklerini ve görmediklerini ifade ettiklerini, çalınan çeklerle ilgili olarak 05/05/2016 tarihde İstanbul Anadolu 8. ATM 2016/549 Esas Sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı ve çalınan çeklerle ilgili ödemeden men kararı verildiği, bu durumum ilgili bankalara müzekkere ile bildirildiği, dosyada çeklerin çoğu hakkında karar verildiği ve dosyanın tefrik edilerek 2017 /474 E sayısı ile dava konusu çek hakkında istirdat davası açma kararının verildiği, aynı zamanda İstanbul Anadolu Cumhurıyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, 2016/65289 müracaat nolu dosyası ile soruşturma talebinde bulunulduğu, dosya sonrasında 2016/73170 nolu soruşturma dosyası ile birleştirildiği ve birleşen dosyanın 2016/17370 soruşturma dosyası ile devam ettiği, davalı ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı şirketin işyerinden çalınmış olan çek hakkında haksız bir şekilde ihtiyatı haciz ve sonrasında icra takibi uygulandığını, ticari itibarını düşünen davacı şirketin dosya borcunu ödeyerek mağduriyetinin bir kat daha arttığını iddia ederek dava konusu çekin davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu çeki çaldırmış olduğu iddiasının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi bu hırsızlık hadisesinin defi veya itıraz olarak davalı şirkete karşı ileri sürülemeyeceği zira davalı şirketin dava konusu çekin meşru, haklı ve iyiniyetli hamili olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunmamakla birlikte davalı şirketin çekin çalındığını bilmediğini, dava konusu çekin ... tarafından cirolanarak davalı şirkete borca karşılık olarak verildiğini, çek incelendiğinde şeklen müteselsilen ve birbirine bağlı ciroların mevcut olduğunun görüleceğini,
TTK 792 maddesi hükmüne göre davalı şirketin ancak ağır kusuru veya kötüniyetı söz konusu olduğunda çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, davacının davalı şirketin kötüniyetli olduğu iddiasında ise bu hususun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle ispatının zorunlu olduğunu, davalı şirketin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, çeki elinde bulunduranıan hamil sıfatıyla çeki edinme sebebini kanıtlamakla dahi yükümlü olmadığını, bu hususun yüksek mahkemenin yerleşik kararlan ile de sabit ve kıymetli evrak hukukunun temel ilkesi olan mücerrettik ilkesinin gereği olduğunu, Yargıtayın yerleşik kararları uyarınca hırsızlık suretiyle kıymetli evrakın zayi halinde ancak ve ancak çeki elinde bulunduranın ağır kusuru veya ihmali söz konusu ise çeki iade etme yükümünün söz konusu olduğunu, bu hususun yerleşik yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, iş bu davada davacı tarafın anlatımları, dava konusu çekin çalınarak piyasada kullanılmış olduğu temeliğine dayandığını, davalı şirket ile davacının hırsızlık olayının mağdurları durumunda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde davaya cevap vermemiş, 05/11/2020 tarihli dilekçesi ile; 2015 yılının Şubat ayında toptan kumaş satımı yapan İstanbul ... Mah. ... Cad. No:... Zeytinburnu adresinde faaliyet gösteren ... adlı şahsın iş yerinde getir götür işinde elaman olarak işe başladığını, haftalık 500,00 TL aldığını, sonrasında iş açıldı denilerek 2.000,00 TL'ye yükselttiklerini, kendisine iş yeri sahibi ... ve ortağı olarak bildiği ... isimli şahısların zaman zaman imza attırdığını, kendisinin ilkokul mezunu olduğunu, sorduğunda iş yeri prosedürü, sigorta işleri için imzayı attırdıklarını söylediklerini, 2015 yılı sonunda bu iş yerinin kapandığını, 2016 yılında Bursa ilinde barınma evinde iken karakoldan bulunduğu yere gelen polislerin kendisine ait ... ve ortağına ait çeklerin arkasında kendi imzalarının olduğunu söylediklerini, kesinlikle çek ve buna benzeri belgelere imza attığını hatırlamadığını, bu şahısların kendisine sigorta ettireceklerini söyleyerek bazı belgelere imza attırdıklarını, çekin dolandırıcılığını yapanların bu şahıslar olduğunu, çeklerle hiçbir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu olan çekin ciro silsilesinde şeklen bir bozukluk olmamakla birlikte davacı tarafça aralarında dava konusu çekin de bulunduğu 19 adet çekin işyerinde meydana gelen hırsızlık hadisesi neticesinde çalındığını beyanla davalılara yönelik olarak istirdat davası açmıştır.
Davacı tarafından çalıntı çeklerin iptali için İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/549 Esas sayılı dosyası ile iptal isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Kötüniyet-ağır kusur açısından somut olay irdelendiğinde, hırsızlık hadisesinin ceza soruşturmasına konu edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmamıştır.
Davacı tarafın delil vasfına haiz ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davaya konu çekin davacı tarafından ticari ilişkide bulunduğu ... Ltd.Şti.den ticari alacağına tahsilat olarak alındığı tespit edilmiştir. Davacının davaya konu çekin meşru hamili iken iradesi dışında elinden çıktığı, her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde dava konusu çekin ... tarafından cirolanarak müvekkili şirkete borca karşılık verilmiş olduğunu, çekin ticari ilişki kapsamında tevdii alındığını ve iyi niyetli 3. kişi olduğunu iddia etmiş ise de davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından davalı ... ile aralarında ticari ilişki olup olmadığı tespit edilememiştir. Öte yandan davalı ... Mahkememize sunduğu beyan dilekçesinde çeklerle hiçbir ilgisi olmadığını, toptan kumaş satımı yapan ... adlı şahsın iş yerinde getir götür işinde elaman olarak işe başladığını, kendisine iş yeri sahibi ... ve ortağı olarak bildiği ... isimli şahısların zaman zaman imza attırdığını, kesinlikle çek ve buna benzer belgelere imza attığını hatırlamadığını, bu şahısların kendisine sigorta ettireceklerini söyleyerek bazı belgelere imza attırdıklarını, çekin dolandırıcılığını yapanların bu şahıslar olduğunu, çeklerle hiçbir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre davalı her ne kadar iyi niyetli olduğunu ispat yükü altında değil ise de dava konusu çekin ... tarafından cirolanarak müvekkili şirkete borca karşılık verilmiş olduğunu/ticari ilişkinin varlığını iddia eden ve ticari kayıtlarını delil olarak gösteren davalının ispat yükünü kendi üzerine aldığının kabulünün gerektiği, davaya konu çekin davacı şirket tarafından ciro edildiği, davacıdan sonra ... cirosu ile davalı ... Ltd.Şti.ne ciro yoluyla teslim edildiği, çekte son hamil olan davalı şirket tarafından ... Bankası A.Ş.tarafından takas üzerinden çek bankasına 30/08/2016 tarihinde sorulduğu ve çek bedelinin tahsil edildiği banka yazı cevabından anlaşılmaktadır. Bu minvalde davaya konu çekin davalı tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davalı ....Tic.Ltd.Şti.den istirdatı ile davacıya verilmesine hükmedilmiş, diğer davalı ciranta yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek.... " gerekçesiyle davanın davalı .... Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulü ile ... Lalapaşa/Erzurum Şubesi'ne ait, 30/08/2016 keşide tarihli, ... çek numaralı 7.000,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak (istirdadı ile) davacı tarafa verilmesine, davanın diğer davalı ... Yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilinin kötü niyetini ispatlandığı iddiasıyla davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemenin iddiasının aksine taraflarınca ticari defterlerinin delil olarak gösterilmediğini, dava dilekçesi incelendiğinde bu hususun tespit edileceğini, defter incelemesinin davada iyi niyetli meşru hamil yönünden etkisinin bulunmadığını, ayrıca bilirkişi incelemesinin davacı defterleri üzerinde yapılarak çek kayıtlarının varlığı üzerine bir inceleme olduğunu, davacının iş bu davada çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, çekin kötü niyetle ve ağır kusurla iktisap edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını bu durum karşısında davada ispat yükünün çekin istirdadına karar verilmesini talep eden davacıya ait olduğunu, aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağını, emsal Yargıtay kararlarında da bu hususun belirtildiğini, iyi niyetli meşru hamil olan müvekkiline karşı hiçbir definin ileri sürülemeyeceğini, davada, davacı tarafın anlatımlarının dava konusu çekin çalınarak piyasada kullanılmış olduğu temeline dayandığı, bu durumda müvekkili ile davacının hırsızlık olayının mağduru olduğunu, sorunun hukuki olarak çözümünün çeki çaldıran davacının mı yoksa çeki iyi niyetle bilmeden iktisap etmiş olan üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin menfaatinin mi korunacağı noktasında olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı şirket hakkındaki hükmünün hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ....Tic.Ltd.Şti yönünden kabulüne, diğer davalı ... Yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacıda bulunan toplam 19 adet çekin çalındığı, davacı tarafça çeklerin zayi nedeniyle iptal davası açıldığı, dava konusu çekle ilgili olarak ise iş bu davanın açılmış olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava konusu çek yönünden davalı delillerinin isabetli olarak değerlendirilip değerlendirilmediği, davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olup olmadığı ile ilgili kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava konusu, dava dışı .... Ltd Şirketi tarafından dava dışı .... Ltd Şirketi adına 30.08.2016 tarihinde, ... Erzincan Şubesindeki çek hesabından keşide edilen 7.000,00 TL tutarlı çek ile birlikte davacı iş yerinden toplam 19 adet değeri 166.000,00 TL olan müşteri çeklerinin çalındığı, davacı tarafça çeklerin çalınması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 05.05.2016 tarihinde şikayette bulunulduğu ve çalınan çeklerin iptali amacıyla İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/549 Esas sayılı dosyasında 05.05.2016 tarihli çek iptali davasının açıldığı, dava dışı banka tarafından dava konusu 7.000,00 TL bedelli 30.08.2016 keşide tarihli çekin 31.08.2016 tarihinde ... Bankası tarafından takastan sorularak tahsil edildiği, çekin davalı ... Ltd Şirketinin ibraz etmiş olduğunun belirtilmesi üzerine çek hakkında istirdat davası açılmasına dair karar alındığı, soruşturmanın şikayetlerin birleştirilmiş olduğu, 2016/173170 Soruşturma nolu dosya ile devam ettiği, davacı tarafça çeki bankaya ibraz ederek tahsil eden davalı şirket ile çeki davalı şirkete ciro eden davalı gerçek kişi ... aleyhine iş bu istirdat talepli davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/549 Esas sayılı dosyasında devam eden çek iptali davasında çekin bankaya ibraz ile tahsil edildiğine dair cevabı yazısı 05.04.2017 tarihlidir. Dava konusu çekin, 7.000,00 TL bedelli 30.08.2016 keşide tarihli, dava dışı şirket tarafından yine yukarıda belirtildiği üzere dava dışı şirket adına ... Erzurum şubesindeki çek hesabından keşide edilen ve çekin keşidecisi şirket tarafından ciro edilerek davacı şirkette teslim edilen, davacı şirketten sonra ise çekin davalı .... imzası ile diğer davalı şirkete geçmiş olduğu tespit edilmiştir. 16.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; mahkemece tarafların ticari ve defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmediği, bu hususta herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı, her iki tarafında, taraflar arasında her hangi bir ticari ilişki olmadığı yönünde beyanlarda bulunduğu, davacı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı şirket ile davalı ... Film Ltd Şti arasında ve diğer davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkinin varlığına dair tespit yapılamadığı, kısaca, davacı ile davalılar arasında her hangi bir ticari ilişki olmadığı davacı defterlerinden tespit edildiği, İşbu inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, dava konusu çekle ilgili olarak çek üzerinde yapılan incelemede, çekin davacı şirket tarafından ciro edildiği, davacının kaşe ve imzasının atılı olan çekin davacıdan sonra ... Cirosu ile davalı ... Film Ltd Şti'ne ciro yoluyla teslim edildiği, çekte son hamil durumunda olan ... Film Ltd Şti tarafından ... Bankası AŞ tarafından takas üzerinden çek bankasına 30.08.2016 (Çek keşide tarihi) tarihinde sorulduğu ve çek bedelkinin tahsil edildiği ilgili banka tarafından dosyaya gönderilen yazıdan tespit edildiği, dava konusu çekin davacı şirket tarafından ticari ilişkide bulunduğu ... Ofset Ltd Şti'den ciro yoluyla ticari alacağına tahsilat olarak aldığı, çek üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinde davacı cirosu sonrasında ... tarafından ciro yoluyla son hamil olarak davalı ... Film Prodüksiyon Tad Şti'i leslim edilen çekin, son hamil tarafındandan da 30.08.2016 tarihinde takastan sorularak ... Bankası A.Ş tarafından ... LTD ŞTİ tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığı, davalı ... Ltd Şti'nin söz konusu 7.000 TL bedelli çekin iktisabı ile ilgili her hangi bir somut delili dosya kapsamında bulunmadığından bu yönde her hangi bir değerlendirme yapılamamış olmakla birlikte, Yargıtay kararları gereğince, çekte son hamil ... Ltd Şti'nin çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olup olmadığı yönünde her hangi bir kanaate varılamadığı, davacı ticari defter incelemesinde , çekin davacı tarafından ticari ilişki çerçevesinde dava dışı ... Ofset Ltd Şti."den ciro yoluyla alındığınun tespitinin yapıldığı, çekin çalınan çekler hesabında davacı ticari defterlerinde izlendiği, davacı ticari defter incelemesinde, davalı ... ile diğer davalı ... Ltd Şti ile herhangi bir ilişkiye dair tespit yapılamadığı, davalılar tarafından ticari kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesine ibraz edilmemesi nedeniyle bu yönde her hangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı, dava konusu çekin davacı şirket tarafından ticari ilişkide bulunduğu ... Ofset Ltd Şti'den ciro yoluyla ticari alacağına tahsilat olarak aldığı, çek üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinde davacı cirosu sonrasında ... tarafından ciro yoluyla son hamil olarak davalı ... Lid Şti'i teslim edilen çekin son hamil tarafından da 30.08.2016 tarihinde takastan sorularak ... Bankası A.Ş tarafından ... Ltd Şti tarafından tahsil edildiği, davalı ... Ltd Şti'nin söz konusu 7.000 TL bedelli çekin iktisabı ile ilgili her hangi bir somut delilin dosya kapsamında bulunmadığından bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılamamış olmakla birlikte, yukarıda yer verilen Yargıtay kararları gereğince, çekte son hamil ... Şti'nin çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olup olmadığı yönünde de herhangi bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; defter incelemesinin iyi niyetli meşru hamil yönünden etkisinin bulunmadığını, bilirkişi incelemesini çek kayıtlarının varlığı üzerine bir inceleme olduğunu, davacının çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, emsal Yargıtay kararları gereğince davacıya ait olan ispat yükünün tersine çevrilerek taraf defterlerinin incelenmesinin yerinde olmadığını, bu sebeple rapordan da anlaşılacağı üzere davacının davasını ispat edemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... dosyaya ibraz etmiş olduğu 05.11.2020 tarihli yazılı beyanında, kendisinin 2015 yılının Şubat ayında toptan kumaş satımı yapan .. adlı şahsın iş yerinde getir götür işinde eleman olarak işe başladığını, zaman zaman kendisine iş sahibi ve ortağının imza attırdıklarını, kendisinin ilkokul mezunu olduğunu, sorduğunda iş yeri prosedürü olarak belirtildiğini, 2015 yılının sonunda iş yerinin kapandığını, 2016 yılında Bursa'da barınma evinde iken karakoldan arandığını, çekin arkasında kendi imzalarının olduğunun söylendiğini, kendisinin kesinlikle çek ve benzer belgelere imza attığını hatırlamadığını, söz konusu şahısların kendisine sigorta ettireceklerini belirterek bazı belgelere imza attırdıklarını, kendisini dolandıran ve sigorta belgesi diye çeke imza attıran ... ve ortağı ... isimli şahıslardan şikayetçi ve davacı olduğunu, çek incelendiğinde yazıların söz konusu şahıslara ait olduğunu, kendisinin çeklerle hiçbir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davalı şirket yönünden davanın kabulüne, davalı gerçek kişi yönünden ise davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. TTK'nın 792. maddesi,“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup, anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).Bu bilgilere göre davacı, çekin meşru hamili olup, tam ciroyla çeki iktisap etmiştir. Davacının iktisabından sonra, çekin davalı gerçek kişiye, ondan da davalı şirkete geçtiği anlaşılmaktadır. Çekin, davalı tarafından bankaya ibraz edilmesi nedeniyle yani istirdat davasının çeki elinde bulunduran kişiye karşı açılması gerektiğinden, davalıya husumet yönetilmesi yerindedir. Davalı şirket vekili, çekin davalı ... tarafından cirolanarak borcuna karşılık verildiği savunmasında bulunmuştur. ..., ilk derece mahkemesine verdiği 05.11.2020 tarihli dilekçesinde, dava dışı ... isimli bir şahsın iş yerinde getir- götür işleri yaptığını, kendisine sigorta işlemleri için gerekli olduğu gerekçesiyle bazı evrakın imzalatıldığını, kendisini dolandıran ve sigorta belgesi diye çeke imza attıran dava dışı şahıslardan şikayetçi olduğunu savunmuştur. Buna karşın davalı şirket vekili savunmasında, davalı ... , müvekkiline borcuna karşılık bu çeki cirolayıp verdiğini savunmuştur. İki davalının savunmaları örtüşmediği gibi, davalı şirket, ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi, ... alacaklı olduğuna dair bir delil ya da belge sunmamıştır. Çek istirdadı davalarında ispat yükü davacıda olmakla birlikte; iki davalının savunmalarının örtüşmemesi, davalı ... savunması, davalı şirketin ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması ve davanın taraflarının dürüst davranma yükümlülüğü (HMK m.29) dikkate alındığında, davacının ispat yükünü yerine getirdiğinin ve davalı şirketin iyi niyetli hamil olarak kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı şirket yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 358,63 TL istinaf karar harcının davalı şirketten tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.