6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/6084 E. , 2024/3275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 86 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Yüklenen suçları işlemediğine,
2.Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesi "...Sanıkla katılanın olay tarihinde evli oldukları,sanığın olay tarihinde eve sarhoş geldiği ve katılan ile tartıştıkları, olay günü sanığın katılanı tokat atarak dövdüğü, katılanın bunun üzerine jandarmaya giderek şikayetçi olduğu, katılanın sanığı şikayet ettikten sonra eve geri döndüğü, kendisini şikayet ettiğini duyan sanığın eve sinirli bir şekilde geldiği, sanıktan korkan katılanın telefonla jandarmayı aradığı, bunu gören sanığın eline bıçak alarak katılana hitaben şikayetçi olmadığını, kendi aralarında anlaştığını söylemesini aksi takdirde kendisini (katılanı) öldüreceğini söylediği, jandarmanın olay yerine giderek, tarafları karakola götürdüğü, sanığın karakolda jandarma komutanına katılanı kast ederek ''....beni nezarete yolluyorlar ama ben yarın çıkıp geldiğimde bunları benim evimde görürsem bunların sonu hiç iyi olmaz onları mezara yollarım...benim evime bugün bile girmesin , eğer görürsem ben de erkeksem kanun falan dinlemem öldürürüm bunları'' şeklinde sözler söylediği, bu durumun katılanın baştan beri değişmez ve mahkememizce samimi bulunan beyanları, jandarma tutanağı ve adli muayene raporu içeriği ile sabit olduğu, sanığın savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik kısmen dolaylı ikrar mahiyetinde olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde gerekçe ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Katılana ait adli muayene raporu, taraf beyanları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dosya içerisinde mecuttur. IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.